Ankara Life Dergisi

BİYOLOJİ ODAKLI DİŞ HEKİMLİĞİ

Merhaba! Size bugün biyoloji odaklı diş hekimliğinden bahsedeceğim. Dişlerin kontrolü sonrasında kişiye bir tedavi planlandığında düşünülmesi gereken iki şey vardır. Birincisi hastanın sahip olduğu problemin neden geliştiği, ikincisi ise tekrar aynı sorunu yaşamaması için nasıl bir yöntem seçeceğimiz.

Biyolojik odaklı olduğumuzda hastanın problemini değerlendirirken, vücudu bütünsel ele alırız. Ağız sağlığı ile genel sağlığı kıyaslarız. Bu yola girdiğimizde hastanın tüm sağlık sorunlarını, kullandığı ilaçları, varsa alerjilerini sorgularız. Sonra hastamızla beslenme alışkanlıklarını, kişisel bakım ve ağız bakımı gibi durumları konuşuruz. Buradan başladığımızda ağızda neler olabileceği konusunda bir öngörümüz olur.

Şimdi sıra ağız biyolojisini anlamaya gelir. Muayene sırasında biyolojiyi ve fonksiyonu kontrol ederiz. Bu kontrolü dişler üzerinde iz sürerek yaparız. Her bir dişin üzerindeki her bir aşınma izinin bir nedeni vardır. Bunların izini sürebilmek bizi sorunun kaynağına götürür. Her şey sorunun nedeninin anlaşılmasıyla başlamalı! Nedeni ortadan kaldırmazsak aynı problemi diğer dişlerde yaşayabilirsiniz.
Sorunun kaynağını anladıktan sonraki adım, nasıl bir tedavi yapacağımıza karar vermek. Bir örnekle açıklayacak olursam bazen bir diş kırılır ve hasta bu kırık için gelir. Bazen kırıklar, çene eklemi ile ilgili problemlerden veya diş sıkmadan kaynaklı dişin aşırı kuvvet almasından olabilir. Böyle bir durumda diş kırığını tedavi ettiğimizde, kişinin kendi dişini kıran kuvvet ileriki bir zamanda yapılan dişi de kıracaktır. Nedenini anladığımızda gelecekte aynı problemin yaşanmaması için nedeni ortadan kaldırmalıyız.
Vücudun tüm parçalarının birbiriyle uyum ve bağlantı halinde olması çok inanılmazdır. Ağızdan boyuna, boyundan sırta, oradan bel ve kalçalara ve hatta ayaklara kadar uzanan bir bağımız var. Isırışınızla alakalı bir problem dişlerinizden çene ekleminize oradan da boyunla başlayarak tüm vücudunuzda etkisini gösterir. Bütünsel yaklaşım işte bu yüzden çok önemlidir!

Diş sıkmalarınız, baş ağrılarınız, boyun tutulmalarınız, kulak çınlamalarınız, bel ağrınız, diz, kalça şikayetleriniz ve daha nicesi ağızdaki durumla ilişkili olabilir.
Estetik diş hekimliği çok önemli ve keyiflidir ancak biyolojinin odağa yerleştirilmediği bir tedavi, fonksiyonel olarak her zaman eksiktir. Fonksiyon iyi değilse tedavinin ömrü de kısa olacaktır.
Biyoloji odaklı diş hekimliğinin temelinde yer alan düşünce vücudun kendi iyileştirme kapasitesinin kullanılarak tedavilerin olabildiğince az yapılması ve kullanılan malzemelerin biyolojik olarak uyumlu olmasıdır. Minimal müdahale ile vücudun kendini onarması sağlanmaya çalışır. Minimal müdahalede arka planda çok iyi bir planlama vardır. Hastanın dişleri, kas ve çene eklemi uyumunun çok iyi analiz edilip planlamanın buna göre yapılması gerekir.

Genel sağlıkla alakalı birçok konuda ağızda çeşitli belirtiler görürüz. Vücutta etkisini en fazla gösteren faktör olan stresin de ağızda etkisini görüyoruz. En sık gördüğümüz belirti, diş sıkmadır. Diş sıkma her insanda belli dönemlerde farklı şiddetlerde görülebilir. Bu strese karşı verilen bir cevaptır ve normaldir. Diş sıkma, eklemlerde fazla yüklenme, kaslarda kasılmanın artması ve dişlerde fazla yük oluşturması gibi sonuçlara yol açar. Bu sonuçlara karşı koymada vücudumuzun bir eşik değeri vardır. Bu eşik, vücudun adaptasyon yetenekleri sayesinde vardır ve herkeste değeri farklıdır.
Diş sıkmaya karşı olan adaptasyon eşiğin aşılması durumunda, normal bir cevabın ötesine geçilir ve artık bu bir problemdir, adı da Bruksizm’dir. Normal çalışan bir çiğneme sistemi, diş ilişkilerinde problemler, çiğneme sistemine dışardan gelen aşırı kuvvetler, duygusal stres, derin ağrı duyusu ile kas fonksiyonunun değişmesi, buna eklenen normal dışı diş sıkma-gıcırdatmaları tolere edebilir. Ancak bir yerde bu toleransı sağlayan adaptasyon bozulduğunda, kişide çiğneme sisteminde ağrılar, normal hareketlerde kısıtlanmalar meydana gelebilir.

Diş sıkma vücutta çoğu zaman ilk kendini gösteren stres belirtisidir. Bu anlamda da çok değerlidir. Bunun farkındalığı hasta tarafından oluşmamışsa, hekim tarafından teşhisi konulabilir. Kişinin farkındalığı genellikle problem ilerleyip vücudun diğer yerlerinde belirtiler görülmeye başlandığında oluşur. Çok ilerlemiş durumlarda teşhisi koymak için gerekli iz sürme aşaması yoğun ve uğraşlı bir iştir. Diş sıkma ve Bruksizm ile alakalı konuşulacak daha çok şey var ve bu da yine başka bir yazının konusu olacak.
Diş sıkma, diş kayıpları, dişeti problemleri veya diş çürükleri… Hepsinin biyolojik bir kaynağı vardır. Bu kaynağa ulaşmak ve sizlere ona göre tedaviler sunmak çok değerlidir. Çünkü biyolojik ve doğal olan her şey vücudunuzla barışık ve iç içedir. Sağlıklı ve doğal olan her şey bizimle olsun, görüşmek üzere!
Bana Uzm. Dr. Cansu Aksuna sosyal medya hesaplarından ulaşabilir sorularınızı ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Yorumlar

0 yorumlar