içinde

Bulut Koçluk

İlknur Akat, dünyada oldukça fazla kabul görmüş fakat ülkemizde daha yeni yeni kabul edilmiş bir mesleği icra ediyor. Profesyonel Koçluk… İlknur Hanım, kendisine başvuranların iş hayatında belirledikleri hedeflere ulaşmaları için yön belirleme, hedef bulma ve hedefine nasıl ulaşacaklarına dair yolları gösteriyor. Profesyonel koçluğun da ülkemizde yanlış anlaşıldığına dikkat çeken Akat, koçluğu yaşama koçluk değil hedefe koçluk olarak tanımlıyor. Maidan’daki ofisinde ziyaret ettiğimiz Bulut Koçluk sahibi İlknur Akat, profesyonel koçluğa dair merak edilenleri anlattı…

İlknur Hanım, öncelikle profesyonel koçluk nedir?
Kişilerin iş ve özel hayatlarında belirlemiş oldukları hedeflere ulaşmasını sağlayan ve danışanın/müşterinin kişisel farkındalıklarını artıran çok yönlü bir gelişim sürecidir.

Koçluğun amacı; herhangi bir konuda yön belirlemek, hedef belirlemek, netlik kazanmak ve bu hedefe nasıl ulaşılacağını keşfetmektir. Bunun için profesyonel bir koç; danışanını motive eden, harekete geçiren, ve kararlılıkla yolda tutan, teknik ve yötemler(metodlar) kullanır. Profesyonel bir koçlukta yaşama koçluk değil, hedefe koçluk önemli bir noktadır.

Peki, koçluk ne değildir?
Buranın altının derin çizgilerle çizilmesi çok önemlidir. Genellikle birçok kişi tarafından koçlukla diğer bazı meslek grupları karıştırılmaktadır. Koç, bir danışman, psikolog, psikiyatrist, terapist, öğretmen, yönetici ve mentör değildir. Asla tavsiye vermez ve yönlendirme yapmaz.

Koçluğun kökeni neye dayanıyor?
Koç(coach), Fransızca kökenli bir kelime olup anlamı ‘bir yerden bir yere taşıyan’ demektir. İngilizce’de de ‘COACH’ şehirlerarası uzun yol taşımacılığında, değerli malların bir yerden başka bir yere taşınması anlamına gelmektedir. ‘COACH’ kelimesi ilk kez 1500’lü yıllarda kullanılmaya başlanmıştır ve halen de bilindiği üzere kullanılmaktadır.

Kişilere uyarlandığında ise koçluğun hizmet ettiği anlam değerli kişi, içinde henüz kullanılmamış potansiyeli olan, bu potansiyelini fark edip kullanması sağlandığında bir değer yaratabilecek olan kişidir.

Koçluğun temelinde yatan en önemli unsur müşterisini/danışanını mevcut durumdan idealine yaklaştırırken onu yolda motive olmuş bir şekilde tutabilmektir. Bunu da en iyi açıklayan sözlerden bir tanesi Galileo’nun ‘’kimseye bir şey öğretemezsiniz, sadece cevabı kendi içinde bulmasına yardımcı olursunuz’’ sözüdür.

Yönetici koçluğu nedir?
Koçluk alan yöneticinin bireysel istekleri, iş yaşamındaki durumu ve gelecek beklentileri ön plandadır. Danışan/müşteri kariyeri ve beklentileri ile ilgili tüm soru ve sorunları koçluk gündemine taşır.Danışanın/müşterinin çalıştığı kurumun kültürü dikkate alınarak hedef belirleme ve gelişime açık yönlerin belirlenmesiyle koçluk çalışmaları başlar.

Danışan/müşteri, yapılan koçluk görüşmeleri boyunca güçlü yönlerini, değerlerini, kendisini hedefe giden yolda engelleyen veya durduran iç sesini keşfederek, potansiyeli doğrultusunda neler yapabileceğini fark ederek kariyer yolculuğunda güçlü adımlar atmaya başlarlar.

Yönetici koçluğunun en önemli hedeflerinden bir tanesi yöneticilerin pozitif yönde, uzun vadede ölçülebilir davranış değişikliklerini gerçekleştirebilmelerine ve ileriye doğru bir gelişim sağlamalarına destek olmaktır.

Koçluk alan bir yönetici, bütünüyle kendini gerçekleştirmeyi, yeteneklerini keşfettiği gibi aynı zamanda değerlerine uygun liderlik tarzını keşfetmeyi, güven oluşturmayı ve korumayı, özgüvenini artırmayı ve korumayı, saygınlığını ve güvenilirliğini artırıp korumayı, verimli çalışma yöntemlerini, performanslarını artırmayı, motivasyonlarını yükseltmeyi, iş ve özel hayatındaki dengeyi sağlayıp korumayı öğrenmek için koçluk hizmeti alırlar.

Koçluk hizmeti alan bir yöneticide neler değişir?
Öncelikle farkındalık artar. Kolay ve ulaşılabilir hedef belirlemeyi ve hedefine kolay ulaşmayı öğrenir. Öz disiplin kazanır. Öz farkındalık artar. Kendi farkındalığının yanında başkalarını da farkında olmayı öğrenir. Kritik yönetici hatalarının farkına varıp onları yapmayı bırakır. Önceliklerini daha kolay belirlemeyi ve onları sıraya koymayı öğrenir. Ertelemeyi bırakır. Eylem adımlarını oluşturmayı ve onları uygulama kazanımlarını alır. Sürekli öğrenerek performansını artırır. Yargılayan değil öğrenende kalmanın yararlarını farkına varır. İş ve yaşam dengesini öğrenir. Son olarak da sadece