içinde

Doç. Dr. Altuğ Çetinkaya

2021 yılı yenilik yılı

2021 yılına girerken anti-aging uygulamalardaki yenilikler ile ilgili Doç.Dr. Altuğ Çetinkaya ile görüştük. Hepimizin bildiği, duyduğu popüler uygulamalar yanında henüz hiç duymadığımız çok yeni işlemlerden bahsetti açıklayıcı ve detaylı anlattığı işlemleri keyifle okuyacağınızı umuyoruz. Hepinize sağlıklı şanslı seneler dileriz.

Günümüzde artık cins, yaş fark etmeden herkesin tercih ettiği ve rahatlıkla yaptırdığı anti-aging uygulamaları bulunmaktadır. İlk akla gelen botoks için en temel soruyla başlayalım. Herkes botoks yaptırabilir mi?

Bu uygulama, esasen yaştan bağımsız olarak ihtiyacı olan herkese yapılabilir. Ancak çok erken yaşlarda, özellikle 25 yaş altında gerçekten ihtiyaç duyulmadığında yapılmaması daha doğrudur. İleri yaşlarda da belli püf noktalarına dikkat ederek uygulama yapılmalıdır. Botoks, oküloplastik cerrah olan göz hastalıkları uzmanları tarafından geliştirilmiş bir tedavidir ve 1970’lerden beri hem tedavi, hem estetik amaçlı son derece güvenli olarak kullanılmaktadır.

Botoks hangi bölgelere uygulanabilir?

Yüzün üst kısmındaki mimik çizgileri, glabella (iki kaş arası), göz dış kenarındaki kaz ayakları, alın ve burun kökü sıklıkla botoks uygulanan yerlerdir. Botoks uygulamasını sadece estetik için düşünmeyin. Tıpta çokça kullanılan ve şu anda estetik uygulamalarda çığır açmış olması temelini, öncelikle göz kasılmaları-tikleri ve şaşılık, ardından spastik felç, aşırı terleme, migren, diş sıkma, idrar kaçırma gibi tıbbın farklı alanlarında farklı endikasyonlarda kullanılmasına borçluyuz. Çizgilerin giderilmesi ve yüze daha aydınlık ifade için gelen hastalarımızın yanı sıra çok sayıda hastamız da göz seğirmeleri/kasılmaları, migren, diş sıkması, aşırı terleme için bu uygulamalardan faydalanmaktadır.

İkinci aklımıza gelen uygulama ise dolgu uygulamaları… Dolgu maddesi nedir? Hangi bölgelerde uygulanır?

Dolgu ince ve derin kırışıklıklara, çökme ve çukur görünümlü kusurlara uygulanan ve yüz kaslarının hareketini kimyasal olarak durdurarak çalışan botoksun aksine, hacim verici bir maddenin enjekte edilmesiyle uygulanan bir işlemdir. Günümüzde çoğunlukla içeriğinde hyalüronik asit bulunan dolgular kullanılmaktadır. İnsan derisi su tutup hacmi yaratan hyalüronik asit moleküllerini zaten yapısında içermektedir. Sıkıntımız, yaşlandıkça bu maddenin azalması ve vücut tarafından üretilmesinin durmasıdır. Hyalüronik asit dolgular, özellikle yüz derisindeki kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla insan vücudu ile uyumlu olarak enjeksiyon formunda üretilmektedir. Dolgu uygulamasını göz çevresinde oldukça sık kullanmaktayız. Özellikle üst kapaktaki çukurlaşmanın ve asimetrilerin giderilmesi, alt kapak-yanak arasındaki çökmeye bağlı ortaya çıkan yorgun ifadenin, koyu halkalı görünümün düzeltilmesi, kaşın dolgunlaştırılması ve yükseltilmesi dolgulardan en çok faydalandığımız alanlardır. Ayrıca, alındaki derinleşmiş ve botoks ile giderilmesi zor olan çizgilerin giderilmesi, burun ve ağız arasındaki derin çizgilerin giderilmesi ve dudağa, yanağa, çeneye, elmacık kemiklerine hacim kazandırmak için uygulanır. Bu arada çok revaçta olan çene ucu ve ‘’jaw-line’’ uygulamasının son zamanlarda ön sıralara yerleştiğini belirtmeliyim.

 Jaw-line uygulamasını anlatalım mı o zaman?

Jaw-line; İngilizce’de; çene hattına verilen isimdir. Yanak ile boyun arasındaki bu kemik hattın keskin oluşu tercih edilen bir yüz görünümü sağlamaktadır. Hollywood ünlülerinin başlattığı trend ile çeneden kulak kısmına doğru giden net bir çizgi, günümüz estetik anlayışında ön plana çıkmıştır. Anatomisi uygun olan hastalarda dolgu işlemi ile çene hattımız keskinleştirilebilmekte ve çene ucuna yapılan dolgular ile de çene daha uzun ve belirgin gösterilebilmektedir. Hem erkek, hem kadın hastalar tarafından oldukça talep gören bu uygulama cinsiyete ve anatomik yapıya uygun olacak şekilde titizlikle yapılması gereken bir uygulamadır.

Peki siz yeni yıla girerken ne gibi yenilikler ve değişiklikler önerirsiniz?

 İhtiyaçlarınızı ve yapılabilecek işlemleri değerlendirmek ve kararlaştırmak için doktor ile yüz yüze görüşme yapılması ve karar verilmesi şarttır. Günümüzde oluşan koşullardan da kaynaklı en çok karşılaştığımız şey sosyal medya kanalıyla ya da telefonla bize ulaşılması ve işlem ile ilgili bilgi bile istemeden fiyatının sorulmasıdır. Oysa ki ‘’neden bu işlemi seçtiniz?‘’ diye sorduğumuzda çoğunlukla cevap alamamaktayız. Sadece fiyat odaklı ilerleyip işlem yaptırınca neler olduğunu neredeyse her gün haberlerde izlemekteyiz. Ayrıca, fotoğraf göndererek bana ne uygun denildiğinde de uygun açı veya ışıkla çekilmemiş 2 boyutlu fotoğraflar üzerinden yapılan değerlendirmeler ve yönlendirmeler her zaman doğru olamayabiliyor. Sorunuza cevabım, sıkıntınız ve hissettiğiniz ihtiyaç ne ise onu işinde uzman doktor ile görüşüp, ideal koşullardaki bir muayene ile 3 boyutlu yüz yapınız değerlendirilerek ve işlem ya da ameliyat ne gerekliyse, size uygun tedavinin tüm süreçlerini anlatacak bir hekimle beraberce tedavinizi kararlaştırmanız gerektiğidir.

Sorumuz cilt kalitesini arttırmak ve cilt yenilenmesi hedefimiz olsaydı ne önerirsiniz?

 Göz çevresi cildi, anatomik olarak yüz ve vücuttaki cilt yapısından belirgin farklılık göstermesi ve en ön plandaki gözlerimizin ifadesini de belirlemesi nedeniyle, oldukça sık müdahale gerektiren özel bir yapıdır. İlaveten, yüz cildimizde de lekelenmeleri, izleri, çizgilenmeleri kapakla hep bir bütün içerisinde değerlendirmemizi gerektiriyor. Kişiye uygun olarak kremlerden mezoterapiye, cihazlı uygulamalardan ameliyatlı yöntemlere pek çok farklı uygulama yapabiliyoruz. Cilt kalitesini artırmak, yenilenmesini sağlamak, ve problemlerini gidermek için PRP’nin yanı sıra, medyada farklı isimlerle bilinen gençlik aşısı, kök hücre, somon DNA, Hollywood ışıltısı vb. mezoterapi yöntemlerinden kişiye uygun olanı seçilebilir. Benim son dönemde en çok ilgimi çeken ve Paris ışıltısı ismiyle tanıtılan uygulama, içerisinde hyaluronik asite ek olarak 12 adet vitamin, protein / elastin üretimini arttırıcı 24 adet amino asit, metabolizmayı hızlandırması için 6 adet koenzim, 6 adet mineral, 5 adet nükleik asit içeren ve bunlara ek olarak radikallerle savaşması için bileşenlere sahip içeriğinde 59 adet canlandırıcı bulunduruyor. Özellikle göz çevresi morluklarında oldukça faydasını görüyoruz.

Göz çevresinde ve yüzde uygulamayı tercih ettiğiniz yeni bir teknoloji var mı?

Daha problemli ciltlerde, göz çevresi ve yüz sıkılaştırma işlemleri istediğimizde ya da daha kalıcı çözüm hedeflediğimizde ameliyat yanı sıra cihazlardan da sıkça faydalanıyoruz. Son dönemde özellikle yeni teknoloji bipolar radyofrekans cihazı ile ve onun fraksiyonel iğneli Morpheus uygulaması sayesinde problemli ciltlerde şaşırtıcı derecede etkin bir yüz şekillendirme, cilt sıkılaştırma, skar/iz/çizgi giderme imkanı bulabiliyoruz. Ameliyatsız yüz germe, gıdı giderme grubunda sınıflandırılan bu uygulamalarda, cilt altına ve yağ dokuya direkt olarak yüksek miktarda radyofrekans enerjisi güvenli olarak iletilebilmekte; hem ciltte sıkılaşma, hem de yağ dokuda yeniden şekillendirme sağlanabilmektedir. Bu uygulama, ameliyatla yüz germe işlemine henüz ihtiyacı olmayan ancak sarkık dokuları fazla olan ya da henüz ameliyat istemeyen kişilerde tercih edilmektedir. Cİhazın Accutie/Facetite başlığı ile deri altındaki sarkmış yağlar şekillendirilerek sıkılaştırılır ve yumuşak cilt dokusu küçültülür. Lifting görünümü uygulama sonrası 5-10 yıl arası devam eder. Göz bölgesi, çene hattı, boyun, nazolabial, yanak ve kaş bölgelerinde ihtiyaca göre uygulanabilmektedir. Lokal anestezi altında yapılabilen bu işlemlerden hemen sonra normal hayata devam edilebiliyor olması da hastaları konfor açısından oldukça memnuniyet verici oluyor.