içinde

FATİH ÖZTÜRK : F312 MİMARLIK

Öncelikle sizi tanımak isteriz, bize kendinizden bahseder misiniz?

1981 yılı Samsun doğumluyum çocukluk yıllarımdan itibaren Ankara’da yaşıyorum ilk ve ortaokul eğitimimi tamamladıktan sonra 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’ne girerek yeni bir başlangıca adım attım. İkinci sınıfta eğitimimle paralel olarak mimarlık ve iç mimarlık hizmeti veren firmalarda iş hayatına başladım. Mezuniyet sonrasında 3 yıl kadar özel sektörde aktif rol aldım. 2012 yılında f312 mimarlık şirketini kurdum ve profesyonel iş hayatımda 120’den fazla prestijli konut, ofis ve özel motor yat projelerini başarıyla hayata geçirdim.

F312 Mimarlık’ın projelerini nerelerde görüyoruz? Yürütmekte olduğunuz projelerinizden bahseder misiniz?

Tasarımlarımızda taklit ve tekrardan olabildiğince kaçınarak özgün ve yenilikçi projelerle fark yaratmak önceliğimizdir. Başladığımız her proje yeni bir hikâye yeni bir serüvendir. Bu bağlamda yaptığımızın tasarımlar danışanlarımızın ve çevresindeki insanların yaşamını olumlu yönde etkileyen, güzelleştiren bizim için eşsiz birer sanat eseri olduğunu düşünmekteyim.

Yürütmekte olduğumuz iki adet örnek daire projesi, üç adet kişiye özel konut projesi ve son olarak İzmir Çeşme’de kişiye özel motor yat tasarımı ve uygulaması devam eden toplam altı adet projemiz bulunmaktadır.

Mimarlık ölçeğindeki güncellemelerden, eğitim ve öğretim tasarım modelinden memnun musunuz? Bu konuda eksik bulduğunuz başlıklar nelerdir?

Bu konuda net bir şey söylemek benim için oldukça zor. Mimarlık ölçeğinde eğitim ve öğretim kurumlarında içerisinde bulunmadığımdan dolayı bu konuda yorum yapmam doğru değil. Ancak ekibimize yeni çalışma arkadaşları yer almasıyla ilgili sorunlar yaşıyoruz. Bu bağlamda en büyük sorunun liyakat sahibi ve kendini geliştirmiş insanlara ulaşmamız oldukça güç.

Yaklaşık 1 yıldır pandemi ilan edilmesiyle küçük büyük tüm sektörler etilenmiş durumda. Siz kendi sektörünüz açısından değerlendirme yapacak olursanız neler söylersiniz?

Aslında bir bakıma sektörümüze olumsuz olduğu kadar olumlu katkılı da oldu. Olumlu tarafı pandemi sürecindeki sokağa çıkma kısıtlamalarıyla beraber insanlar evlerinde ve yaşam alanlarında hiç olmadığı kadar uzun vakit geçirdiler. Evdeki yaşamın minimal ihtiyaçların karşılanan bir yaşam alanı olmadığının, konfor ve estetiğinde yaşamlarımıza ne kadar değer kattığının önemini fark ettiler. Bu bağlamda iç mimarlara ihtiyaç arttığını düşünüyorum. Olumsuz tarafı kısıtlamalardan dolayı çalışma saatlerimizin zamanlamısını ayarlamakta ve üretiminde pandemiden etkilenmesinden dolayı yapı malzemeleri tedariğinde güçlükler çekiyoruz.

Ankara Life Dergisi okuyucularına mesajınız nedir?

İçinde bulunduğumuz global salgının biran evvel bitmesi ve ülkemizin bu süreci iyi bir şekilde atlatmasını temenni ediyorum. Bu süreçte konforlu ve estetik açıdan küçük dokunuşlarla büyük farklar yaratılabilir ve yaşam alanlarımız çok daha keyifli hale gelebilir. Bununla ilgili Ankara Life okuyucularına tasarımsal anlamda danışmanlık hizmeti vermeyi isteriz.

EV SAHİBİ ELİF HANIM’IN GÖRÜŞLERİ

Hangi fikirle bu yolculuğa ilk adımı attınız?

Bir ruh sağlığı alanı çalışanı olarak şunu söylemem gerekir ki, yaşam alanlarımız duygularımızı, duygularımız davranış biçimlerimizi etkiliyor. Renklerin, boşlukların, çizgilerin, formların bizi çok yakından etkileyen bir gücü var. Yaşam alanlarımız bu kadar ruha dokunuyorsa, benim hayalimdeki evde stresten uzaklaştıran renklere ve huzur veren bir konfora sahip olmalı diyerek yola çıktık. Bizim bu prensiplerimize “tasarımın bu konuda büyük rolü var” diyen Fatih Bey hayallerimize hayat verdi. Böylelikle sadelik, zarafet, kullanım kolaylığı, konfor ve şıklık bir araya geldi.

Mimar seçimindeki kriterleriniz ve evinizin en sevdiğiniz bölümü hangisidir?

Bizi, düşüncelerimizi, ne istediğimizi çok iyi anlamış olması yani anlatabilmek, anlaşılabilmek ve anlaşıldığını hissetmek… ‘İşte olduk’ birliğine bizi götüren en önemli kriter olsa gerek.

Evimin en sevdiğim bölümü sakin kalınabilecek kendine ait köşeleri olması; kahve ve kitap benim vazgeçilmezim. Bunun için evimde farklı köşelerim var.

Bu yolculukta sizi en heyecanlandıran aşama hangisiydi?

Zihinde tasarlanan bir hayalin tasarım ile buluşup önümüze somut bir şekilde üç boyutlu gelmesiydi ortada henüz hiçbir şey yokken bütün evi canlı canlı geziyor hissinin verdiği o heyecanı size tarif etmem mümkün değil 🙂

Bu süreçte Fatih Bey’le nasıl yol aldınız?

Hayallerimiz yorumlandıktan sonra Fatih Bey’le döşeme, mobilya, aydınlatma (…) gibi birçok alanda iyi bir ekip olarak keyifli bir çalışma yaptık. Her adım en başından en sonuna kadar ekip ruhuyla birlikte devam eden bir süreçti. Yüksek kalite, iyi hizmet ve tüketicinin korunması prensipleri ile başarılı bir işe imza atan Fatih Bey’e gönülden teşekkür ediyorum.