içinde

Görünmeyen Plaklarla Gelen Estetik Dişler

Dt. Zerrin Tüfekçi, dişlerimizin yaşam boyunca ağzımızda kalmasını sağlamak için teknoloji ve bilimin bize sunduğu imkanları Ankara Life Dergisi okuyucuları için anlattı. Keyifli okumalar…

İnsan yüzüne bakıldığın da en çok dikkati çeken bölgelerden biri de hiç kuşkusuz ki dişlerin de yer aldığı ağız bölgesidir. Güzel, düzgün sıralanmış, bembeyaz dişlerle gülümseyen bir kişi, karşısındakinin dikkatini direkt çenenin bu bölgesine çekecektir. Dişlerimiz kişisel imajımızın en önemli unsurlarından biridir.

Son yıllarda modern tıp ve dişhekimliğinde konuşulan konuların başında “minimal invaziv yaklaşım” adı verilen ve dokularda mümkün olan en az hasarı oluşturmayı amaçlayan, tedavi alternatifleri gelmektedir. Bu gün diş hekimlerine başvuran hastaların bilinç düzeylerinin ve tedavi isteklerinin de oldukça değiştiği görülmektedir. Hastaların çoğu kendi sağlıklı diş dokularının maksimum düzeyde korunduğu kaliteli, ekonomik, kolay, acısız ve zaman tasarrufu sağlayan tedavi tekniklerini tercih etmektedirler.

Örneğin dişlerinin renginden memnun olmayan hastalar eskiden olduğu gibi dişlerini kestirip kaplatmak yerine, beyazlatma metodlarından yarararlanarak, istedikleri diş rengine kavuşabilmektedir. Dişlerindeki aralıklardan, renk ve şekil bozukluklarından şikayetçi olan hastaların ise, tüm dişleri kaplatmak yerine dişlerine çok az, hatta hiç kesim yaptırmaya gerek olmadan porselen yada kompozit laminalardan, yana tercihlerini kullandıkları görülmektedir. İmplant cerrahilerinde bile zahmetli ve tedavi süresini uzatacak tedavi metodlarını tercih etmeyen hastalar için, kısa implantların kullanılması bazı durumlarda tedavi alternatifi olarak sunulmaya başlanmıştır.
Dişlerde konum bozuklukları ve çapraşıklıkların olması, sosyal hayatımızda önemli sorunlara neden olabilmektedir. Dişlerin çapraşıklığı durumunda dişler daha kolay çürüyebilmekte, renklenmeler daha çabuk oluşabilmekte, diş eti hastalıklarına bu çapraşıklıklar zemin hazırlayabilmektedir. Bu sebeple ortodontik tedaviler, bu bozuklukları düzeltmek için uygulanabilecek diğer pek çok yönteme nazaran daha minimal invaziv olduğu için tercih edilen bir tedavi yaklaşımıdır. Bu sorunların genellikle çocukluk ve gençlik dönemlerinde tedavi ile düzeltilmesi tercih edilmektedir. Gençlik döneminde tedavi edilmediğinde ise, kişilerin iş yaşamına ve sosyal yaşamlarına devam ederlerken dişlerine tel taktırmaları çok kolay karar verilebilen bir durum olamamaktadır. Özellikle pazarlama ve satış sektöründe çalışanlar, medyada veya ekran önünde olanlar, sinema ve tiyatro sanatçısı olup, toplum içinde aktif rol oynayan sanatçıların da içinde olduğu gibi bu benzeri meslek gruplarında, tellerin ve braketlerin kullanılması estetik sorunlara neden olabilmektedir.

Son günlerdeki en popüler yaklaşımlardan birisi ise, hastaların bir kısmında kullanılabilecek olan dişlere braket ve teller takmadan, şeffaf plaklarla yapılan ortodontik tedavilerdir. Bu metotta kişinin ağzından alınan ölçülerden elde edilen modeller tarama merkezlerince taranır ve yurt dışındaki merkezlerdeki ortodontistler tarafından bir tedavi planı ve hastaya gösterilmek üzere bir simulasyon hazırlanır. Hazırlanan bu simülasyon ile hasta tedavinin başından sonuna kadar kaç plak kullanacağını ve tedavi sonunda dişlerinin ve yüzünün nasıl görüneceğini önceden görülmüş olur. Belirli periyodlarla değiştirilerek şeffaf plaklarını kullanmak suretiyle uygulanır. İstenilen son noktaya gelmesiyle tedavi sonuçlandırılır. Böylelikle “ben tel takamam” diyen kişilere de dişlerin orjinal yapısını bozmadan ama daha düzgün sıralanmış halde tedavilerini sonlandırma şansı verilmiş olur.

Dişlerimize iyi bakmak ve korumak, tedaviye ihtiyacımız varsa daha basit ve koruyucu yöntemleri tercih etmek, dişlerimizin yaşam boyunca ağzımızda kalmasını sağlamak için, aklımızdan hiç çıkartmamamız gereken hareket noktalarımız olması dileğiyle…