içinde

İstanbul Contemporary (CI)Çağdaş Sanat Fuarı’nın Ardından

İstanbul Contemporary (CI) Çağdaş Sanat Fuarı 20 – 23 Eylül 2018 tarihleri arasında yapıldı. 54’ü yurtdışından olmak üzere 83 galeri, 400’ü yabancı 650 sanatçının yaklaşık 2 bin eseri fuarda yer aldı. Romanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, ABD gibi ülkelerin katıldığı İstanbul Contemporary Çağdaş Sanat Fuarı, Türkiye’nin en önemli sanat fuarının olması yanında dünyada da ilk 5’te yerini alarak isminden sıkça söz ettirmektedir.

Fuarın genel görsel planlamasını geçen sene olduğu gibi bu yıl da, Tabanlıoğlu Mimarlık ile birlikte cephesini İTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencileri tasarladı. Ekonomik krizin baş gösterdiği bu günlerde yurt dışı galerilerin yanında Türkiye’den de birçok sanat galerisinin katılımı, kalabalık bir kitlenin izlemesi, ilgi odağı olması, haliyle biz sanatçıları ve katılımcıları mutlu etmiştir.Diğer taraftan gittikçe artan Türkiye’deki koleksiyoncu kitlesi sayesinde yerli sanat piyasasının her geçen gün artacağını, büyüyeceğini düşünüyorum. Yeter ki eserlerimiz evrensel bazda aranılan kriterlere sahip olsun. Bunun için çok çaba göstermeliyiz, çalışmalıyız.

Buraya kadar yazdıklarım fuarın genel bilgileri. Asıl anlatmak istediğim bunlar değil..

Fuarda eseriyle en çok söz ettiren, eleştirilerin odak noktası haline gelen Ahmet Güneştekin ve çalışması “Ölümsüzlük Odası…’’ Yaklaşık 35 ton alüminyum malzemenin kullanıldığı, 20 bin parçadan oluşan, 130’a yakın asistanın iş gücü ile destek verdiği, 1 milyon dolara mal olan, 4 yıllık bir projenin ürünü olan devasa “Ölümsüzlük Odası.” Eser daha fuar alanına konmadan başlayan eleştiriler, fuarın kapanmasına rağmen yazılmaya, konuşulmaya hala devam ediyor. Eleştirilerin ortak noktası, eserin 1930‘lu yıllarda yapılan bir çalışmaya benzemesi, oradan alıntı olduğu yönünde. İlk görüntüde metal yığını hissini verdiği de ayrı bir eleştiri noktası oldu.

Ben işin bu yönünde de değilim. Eleştirilerin haklılık yönü olabilir. Vurgulamak istediğim şurası; düşünebiliyor musunuz, bir çalışma yapıyorsunuz, önüne gelen, bilen bilmeyen, bu çalışmayı gören görmeyen herkes eleştirmek için adeta bir yarış halinde. Sosyal medyada devamlı önüme çıkan yorumlar var. Benim görüşüm; Ahmet Güneştekin’in, “Ölümsüzlük Odası” amacına ulaşmıştır. 13. İstanbul Contemporary Çağdaş Sanat Fuarı’na damgasını vurmuştur. ‘’Ölümsüzlük Odası’’ daha çok konuşulacak bir çalışma…

Sevgiyle kalın, sanatla kalın…