içinde

Kosova’dan Türkiye’ye Uzanan Lezzet

Hıfzı Kuruşa kimdir?
1969 Ankara doğumluyum, Kosova göçmeni bir ailenin oğluyum. Evliyim, Hıfzı Ege, Sude Naz ve Zahit Efe isminde 3 çocuğum var. Sivil toplumcuyum, Ankara’da kurulan bir çok Sivil Toplum Kuruluşunun ya kurucusu ya da üyesiyim. Sporu özellikle, futbolu çok seviyorum. 9 seneye yakın Gençlerbirliği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım. Merhum İlhan Cavcav gibi önemli bir spor ve iş adamı ile uzun süre çalışmanın mutluluğunu taşıyorum. Kendisinden spor ve iş dünyası adına çok şey öğrendiğimi ifade etmek isterim.

‘Şençam Köftecisi’nin fikir babası kimdir? Gelişim süreci nasıl oldu?
Az önce ifade etmiştim, ben Kosova göçmeni bir ailenin çocuğuyum. 1951 yılında Dedem Cemil Kuruşa’nın Türkiye’ye gelmesiyle birlikte birkaç yıl içerisinde tüm aileyi Türkiye’ye getirmesiyle başlıyor aslında bizim hikayemiz. Babam Zahit Kuruşa birçok yerde çalışıyor ve bu arada çok iyi futbol oynuyor. Gençlerbirliği’nde lisansını çıkarıyorlar ama o dönem şimdiki gibi değil, futbolda para yok. Dedem,’ ya futbol ya iş’ deyince babamda futbolu bırakıyor ve dedemle birlikte Kasap dükkânımızda çalışmaya başlıyor. 1968 yılında Kasap dükkânının önünde köfte satmaya başlıyor. Gelen müşterilerin talepleri doğrultusunda 1971 yılında ilk dükkânımızı açıyor. Rahmetli annemin ve ağabeyimin de katkıları ile çalışıyorlar. 1986 yılında tam zamanlı olarak dâhil olduğum çalışma hayatımıza 1995 yılında AVM kültürünün hızla de de yetişmiş dana tercih ediyoruz. Çok rahatlıkla söyleyebilirim ki İşletmemizde bugüne kadar hiç dişi hayvan eti kullanmadık. Deforme olmuş, ambalajı bozulmuş yarı mamül ya da hammaddeyi kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu konuda gıda mühendisimiz tam yetki ile çalışmaktadır. Patateslerimizi Adapazarı, Soğanlarımızı Ankara-Polatlı’dan temin etmeye gayret ediyoruz. Domates ve diğer malzemelerimizi ise yerli üreticilerden almaya özen gösteriyoruz.

Sektöre adım atarken geldiğiniz bu noktayı hedefliyor muydunuz?
Elbette bu kadar teveccüh gören bir işletme olacağımızı düşünmemiştim. Ama %100 müşteri memnuniyeti odaklı çalışıyoruz. Bizim için yaptığımız işin doğru olduğu kanaatine varabilmenin tek yolu, konuklarımızın memnuniyetidir. Hemen birçok konuda ilklere imza atmış olmaktan gerçekten çok mutluyum. Mesela Atatürk Orman Çiftliği’ne yeme içme kültürünü getiren aile biziz. Bizden önce büfe, bakkal, market, manav, kasap gibi işletmelerin olduğu bir yermiş. Şimdi bakın tüm işletmeler köfteci, kokoreççi, dönerci. Yine AVM’lerde self servis diye adlandırdığımız çalışma yönetiminde konuklarına porselen tabak ile servis yapan ilk işletmeyiz. Amacımız konukkesinlikle kabul etmiyoruz. Bu konuda gıda mühendisimiz tam yetki ile çalışmaktadır. Patateslerimizi Adapazarı, Soğanlarımızı Ankara-Polatlı’dan temin etmeye gayret ediyoruz. Domates ve diğer malzemelerimizi ise yerli üreticilerden almaya özen gösteriyoruz.

Ankara’da Şençam Köftecisi’ni nerelerde bulabiliriz?
Öncelikle üretim tesisimiz Gersan Sanayi Sitesinde bunu ifade etmek isterim. 1000m2 kapalı alana sahip ve tamamen öz kaynaklarımız ile inşa ettiğimiz bir yer burası. Tüm üretim, pazarlama, muhasebe ve İK işlerimizi buradan yürütüyoruz. Şubelerimiz ise Atatürk Orman Çiftliği, Armada AVM, Bilkent Station, Cepa AVM, Kızılay AVM, Optimum Outlet’de hizmet veriyoruz. Ankara’da, cadde konsepti ile açmak istediğimiz şubeler içinde yer arayışımız sürmekte.
Ekibinizi oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz?
Ben ekibimin beni sevdiğini ve değer verdiğini düşünüyorum. Şirket aidiyet duygularının yüksek olduğunu düşünüyorum. Benden kolay kolay işçi çıkmaz, öyle kolay kolay beni terk etmezler.

Rekabet bu kadar fazla iken zirvede kalmayı, tercih sebebi olmayı nasıl başarıyorsunuz?
Siz doğru olursanız gerçekten doğru insanlar sizi buluyorlar. Öylesine bir enaniyet sahibi değilim, ben sadece işimi doğru yapmaya gayret gösteriyorum. İyi, çalışkan, dürüst ve gerçekten samimi olduğuna inandığım in sanlarla yol yürümeye çalışıyorum. Halkımızda teveccüh gösteriyor. Sizin aracılığınız ile tüm Ankaralılara saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.

Bir iş insanı olarak gıda sektörünün şu anki konumu ve geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şu anda içinde bulunduğumuz zamanı ölçü almamak gerekir. Malumunuz DSÖ tarafından pandemi ilan edilmiş bir süreci yaşıyoruz. İnsanlarımız yediklerine, içtiklerine, aldıklarına çok dikkat ediyorlar. Bunun uzun sürmesi demek hizmet sektörünün çökmesi anlamına gelir. Tabii ki inanın bunu düşünmek bile istemiyorum. Maalesef hala geçen sene aynı tarihlerde yaptığımız ciroların yanına bile yaklaşamıyoruz. Çok ciddi manada etkilendiğimizi ifade etmek isterim. Ama bu süreci hep birlikte atlatacağımıza olan inancımda tam. Yeter ki bu süreçte uyarıları ve yapmamız gerekenleri ihmal etmeyelim. Ondan sonrası için hizmet sektörünün önü yine açık. olacaktır.