Ankara Life Dergisi

Lomber Disk Hernisi ve Omurilik Tümörleri Hakkında Neler Biliyoruz?

Bel Fıtığı ve Omurilik Tümörleri son dönemlerde en sık karşılaşılan rahatsızlıklardan biri olmaya başladı. Özellikle iş gücü gerektiren mesleklerde sıkça ortaya çıkan bu hastalıklar, yaşam kalitesinin dengesini bozmaya yönelik pek çok kayba sebebiyet veriyor. Hastalar üzerinde psikolojik olarak etki bırakmasının yanı sıra tanı ve tedavi süreçlerinde ameliyatı kaçınılmaz oluyor. Bundan dolayı araştırmaları derinleştirerek alanında uzman kişilere başvurmak en sağlıklısı. Biz de şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi olarak sizler adına Beyin ve Sinir Cerrahisi üzerinde pek çok başarılı çalışmaya imza atmış Uzman Doktor Serhat Cömert bir araya geldik. Oldukça bilgi içeren ve keyifli geçen röportajımız ise şöyle;
Röportaj: Hatice Şeyma Basut
Serhat Bey uzun yıllardır Beyin ve Sinir Cerrahisi alanında faaliyet göstermektesiniz. Alanınıza yönelik sorularımıza geçmeden önce sizi tanıyalım. Serhat Cömert kimdir?
1981 yılında Giresun’da doğdum. İlk öğretim ve liseyi Giresun’da tamamladıktan sonra 2006 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Asistanlık eğitimimi Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi’nde tamamladım. Halen Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışmaktayım. Evli ve 2 çocuk babasıyım.
Nöroşirürji ana bilim dalı hangi tür rahatsızlıkları içine almaktadır?
Nöroşirürji ana bilim dalı; beyin tümörleri, beyinde oluşan bazı damar hastalıkları, bel fıtığı, boyun fıtığı gibi hastalıkların tedavi sürecini düzenleyen bölümdür.
Bizlere halk arasında oldukça yaygın olan bel fıtığı rahatsızlığından söz eder misiniz? Hareketsizlik ve obezitenin bel fıtığına etkisi nasıldır?
Lomber Disk Hernisi toplumda sıkça karşılaşılan, iş gücü ve maddi kayıplara yol açan bel ağrısının en önemli sebeplerinden biridir. Bel ağrısı sanayileşmiş ülkelerde çok yaygındır, nüfusun en az %30’u hayatının bir bölümünde bel ağrısı ile karşılaşmaktadır. Olguların yaklaşık % 85’inde bir Lomber Disk Fıtığı (LDH) neden olur. Lomber Disk Hernisi, en basit anlatımıyla genellikle bir anda meydana gelen kalça ve bacak ağrısı ile semptom gösteren, normal anatomik bölgesinden dışarı çıkan nükleus pulpozusun sinir kanalını sıkıştırması ile tanımlanabilmektedir. Lomber Disk Herniasyonu, genellikle dejenerasyon sonucu ortaya çıkan patolojik hastalıklardan sayılmaktadır. Lomber Disk Hernisi oluşumunda bilhassa yüksek enerjili kuvvetlere karşı dayanıklı olmayan anulus fibrillerinin hasar görmesi ve oluşan hasara takiben end plate-nükleus-anulus kompleksinin yapısının deforme olması ve gelen yüksek enerjili kuvvet sebebiyle nükleusun hasar görmüş anulus bölgesinden dışarı çıkması ile sonuçlanan bir süreçtir. Aşırı yüklenmeler, spinal travmalar, konjenital anomaliler, sigara kullanımı, diabetes mellitus ve vasküler patolojiler kan dolaşımında bozuklukla sebep olarak intervertebral disk dokusunun fizyolojik yapısını bozar ve intervertebral disk dejenerasyonu gelişmesinin hızının artmasına sebep olurlar.
Hastalarınızı ameliyata hazırlarken psikolojik olarak hangi yolları izliyorsunuz? Ameliyat öncesi mutluluk önemli midir?
Hastaları ameliyata hazırladığımız sürecin ilk adımı şikayetlerini titizlikle dinlediğimiz o an başlıyor. Ardından fizik muayene ve tetkiklerden sonra hastalara ameliyat tekniği ve ameliyatın gidişatı hakkında ayrıntılı bilgi vermek bence insanları psikolojik olarak cerrahi müdahaleye hazırlamada en etkin yöntem ve tabii ki olmazsa olmazımız biraz tebessümdür.
Ülkemizde en sık şikayetçi olunan rahatsızlıklardan biri de omurilik tümörleri. Bu hastalık ve tedavisi sanıldığı kadar zor mu? İçerisinde barındırdığı riskleri açısından okurlarımızı bilgilendirir misiniz?
Omurilik tümörlerinde erken tanı, hastaların felç olma riskini çok azaltıyor. İyi huylu ve yavaş büyüyen bu tümörlerin cerrahi tedavi sonuçları oldukça başarılı oluyor. Santral sinir sistemi tümörlerinin yaklaşık yüzde 20’si omurilik kanalında bulunuyor. Omurilik tümörleri yerleşimlerine göre; ekstradural (omurilik zarı dışı), intradural ekstramedüller (omurilik zarı içi ancak omurilik dışı) ve intramedüller (omurilik zarı içi ve omurilik içi) olarak gruplandırılıyor. İntradural tümörlerin yüzde 66’sı ekstramedüller, yüzde 33’ü intrameduller yerleşimlidir. Intradural ekstramedüller, tümörlerin yüzde 90’ını schwannom – nörofibrom ve meningiomlar; geri kalan yüzde 10’unu ependimom, dermoid, epidermoid, anjiom lipom, metastaz, araknoid kist, kordoma, melanoma, miksoma ve sarkoma oluşturuyor. Omurilik içi tümörlerin ise en büyük kısmı epandimoma ve astrositomalar oluşturuyor. Omurilik tümörlerinin belirtileri arasında ilk önce kol ve bacaklarda ağrı ve uyuşmalarla belirti veriyor. Giderek ilerleyen güçsüzlük, his kaybı ve ürogenital ve anorektal disfonksiyon ise en önemli belirti ve bulgular oluyor. Bu belirti ve bulgular çok yavaş ilerliyor. Ancak tümörün yapısına bağlı olarak hızlı kötüleşme de görülebiliyor. Bu tümörlerin asıl tedavisi, cerrahi yöntem oluyor. Ancak çoğunlukla bu tümörlerin iyi huylu ve yavaş seyirli olmaları nedeniyle ameliyat zamanlamasının doğru yapılması önemli. Bazen tesadüfi olarak görülen tümörlerin yıllarca hiçbir değişikliğe uğramadan kalabildiği ve nörolojik bir değişikliğe de yol açmadığı görülebiliyor. Nörolojik kötüleşme riski olan veya başvuruda belirti ve bulguları olan hastaların ise ameliyat edilmesi gerekiyor. Agresif seyirli ve kötü huylu tümörlerde ise tedaviye ışın tedavisi ekleniyor.
Gelecekte başarılı bir doktor bilhassa genel cerrahi alanında uzman olmak isteyenlere neler söylemek istersiniz? Mesleğinizin inceliklerinden bahseder misiniz?
Beyin cerrahi uzmanlık süreci ciddi anlamda sabır isteyen, konsantrasyon seviyenizin hep yüksek seviyede kalmasını gerektiren çok çalışıp hastalarınızla yaşamayı öğrendiğiniz bir meslek grubudur. Bu mesleği gerçekten gönülden yapmak isteyen arkadaşlara tek tavsiyem; sabırlı olmayı çok iyi öğrenmiş olmalarıdır.

Yorumlar

0 yorumlar