içinde

Ömer Sabri Yolaş

Elveda
Geleneksel Emlakçılık,
Merhaba Yeni Dünya Düzen

Ankara Life Dergisi’ne konuşan Sorumlu Emlak Danışmanları Derneği Genel Başkanı Ömer Sabri Yolaş, tüm mesleklerde olduğu gibi emlak sektöründe de zorunlu bir dönüşümün başladığını açıkladı. İşlerini geleneksel yöntemler kullanarak sürdüren emlak danışmanlarının devrinin bittiğini belirten Başkan Yolaş, pandemi sürecinin teknolojik araçların emlak pazarlamasının olmazsa olmazı olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyduğuna vurgu yapıyor. “Emlak danışmanları artık seçimlerini
yapmalılar. Ya teknolojik dönüşümün içinde dijital yeni dünya düzenine ayak uyduracaklar ya da sektörün anı defterinde yerlerini alacaklar” ifadesini kullanan Ömer Sabri Yolaş ile pandemi süreci ve normalleşme sürecine yönelik emlak sektörünü konuştuk.

Pandemi emlak dengelerini değiştirdi mi?
Pandemi ekonomik hayatın tüm unsurları kadar emlak sektörünü de temelden etkiledi. Sektörümüz Nisan – Mayıs döneminde kelimenin tam anlamıyla dibi gördü. Hemen bu söylediğimi bir istatistiksel veriyle örneklendireyim; Türkiye genelinde konut satışları nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55,5 oranında ve mayıs ayında ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 44,6 oranında azaldı.
Peki mevcut durum yatırımcılar ve bireysel alıcılar açısından bir
fırsat olarak değerlendirilebilir mi?

Şunun altını çizmeliyim ki o da emlak, hem dünyada hem de Türkiye’de
en önemli yatırım aracıdır. Sadece Türkiye’de yılda ortalama 1 milyon
400 bin adet konut satılırken her yıl en az yeni 750 bin konuta ihtiyaç
duyuluyor. Dolayısıyla emlak her gün değer kazandığı gibi zarar etme
ihtimali ise sadece özel çabayla olur. Hele hele bir de Covid 19’un insanlara yaşadıkları konutların ne kadar önemli olduklarını hatırlattığını düşünecek olursak, emlak yatırımının ne kadar önemli bir değer olduğu bir kere daha anlaşılır.
Gayrimenkul satın alma eğilimleri değişiyor mu?
Pandemi öncesi evin büyüklüğü ya da bazı dezavantajları çok rahatsız
edici değildi. Sosyal donatılı sitelere karşı olan ilgi de büyüktü. Ancak
bu sitelerde çok değişik özellikte kişilerin bir arada yaşamalarından dolayı hastalık riskinin daha yüksek olduğu, en azından çeşitli hastalıkların
bulaşma riskinin yüksek yerler olduğunu görüldü. Dolayısıyla geçmişin
yükselen değerleri arasında yer alan site yaşamı yerini, yavaş yavaş
müstakil ve kent merkezinden uzak yerleşim alanlarına bıraktı. Bu eğilimin en temel göstergesi olarak birçok emlak portalında bahçeli ve müstakil ev aranmaya başlanmasında artış olarak gösterebilirim. Dolayısıyla
bu evlerin fiyatları da birden bire arttı.

Evden çalışma modellerinin artmasıyla ofis ortamına uygun evlere ilgi ne seviyede?
Özellikle beyaz yakalıların evde çalışma modeline geçtiği rahatlıkla gözlemleniyor. Kısmi çalışma ödeneği sayesinde de birçok işletme evden çalışma modeline geçti. Böylece geniş bir kesim evden çalışmaya başladı. Elbette bu model çalışma ortamlarının da dönüşümünü beraberinde getirdi. Birçok işletme daha küçük ofisleri veya home ofis dediğimiz ofisleri tercih etmeye başladı bile. Maliyetler düşerse daha küçük metrekarelere sahip ofis üretimleri başlayacaktır.
Erken Dönüşen Çok Yol Alır…
Pandemi dönemi, emlakçıları ne derece dönüştürdü?
Karantina döneminde herkes gibi emlak danışmanları da evlerindeydi.
Bu Sorumlu emlak Danışmanları Derneği Başkanı sıfatıyla emlak danışmanlarının davranışlarını dijital ortamda gözlemleme fırsatı bulabildim.
Bu dönemde bir grup sosyal medyayı sadece piyasa koşullarını ve süreci
şikayet etmekle geçirdi. Bu arkadaşlar şikayet etmekten mesleki olarak
kendilerini geliştirme imkânı bulamadılar maalesef. Bir grup emlak danışmanları ise dijital ortamlarda düzenlenen online ücretsiz eğitimlere
ve programlara katılarak durumu anlamaya çalıştı. Kendilerini mesleki
olarak inanılmaz geliştirdi. Bana göre göz dolduran üçüncü grup arkadaşlar ise henüz virüs etkilerini belirgin bir şekilde etkilerini hissettirmeden önce teknolojik altyapılarını hazırlamışlardı.
Dönüşüme erken başlayan emlakçılar neler yaptı?
Portföylerindeki emlakları teknolojik olanakları kullanarak görselleştirdiler. Üç boyutlu emlak gezme, drone ile bölge tanıtma, bölge haritalarına ilişkin elektronik veri tabanını kullanma ve müşterileri ile dijital ortamda sürekli temasta bulunma gibi eylemleri aktif olarak çalıştılar.
Dolayısıyla Covid 19’un olumsuz etkilerini sanıldığından daha büyük
oranda hafifletebildiler. Bir başka değişle erken dönüşen çok yol aldı…

Peki sadece bu sitelerde ilan vererek başarılı bir pazarlama yapmış oluyor muyuz?
Olmuyoruz çünkü verilen ilanlar pek çok ilan arasında kayboluyor. Hangi sektörde olduğunuzun bir önemi yok. Hedef kitleniz alacağı ürün ve
hizmetleri araştırırken ve satın alırken dijital dünyadan her geçen gün
daha fazla faydalanıyor. Dijital pazarlama hem çok geniş kitlelere ulaşabilir, hem de çok keskin hedeflemeler yapabilirsiniz. Potansiyel müşteriniz gibi düşünmeniz gerek. İşinizle, bölgenizle, konunuzla ilgili bir
işi olduğunda müşteriniz hangi kelimeler ve cümleler ile arama yapar
bunu bulmaya çalışın. Web sitenizde ve sosyal medyada bu kelimeleri ve
cümleleri kullanmanız potansiyel müşterilerinizin sizi ya da ürününüzü
bulmasını kolaylaştıracaktır.

WEB siteniz çok iyi olmalı…
Web sitenizi inşa ederken iş hedeflerinizi ve hedef kitlenizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurun. Bu iki faktörü Web sitenizde buluşturduğunuzda başarılı olursunuz. Kendi adınızı ya da işinizle, bölgenizle ilgili
dikkat çekici, akılda kalıcı bir isim seçin. Ben ‘net’, ‘com’ ya da ‘com.tr’
uzantılarını kullanıyorum. Alan adınızda işinizle ilgili anahtar sözcükler
kullanmalısınız. Birden fazla alan adı alabilirsiniz. Hatta rakiplerinizin
ileride alıp sizi rahatsız edeceğini düşündüğünüz alan adlarını önceden
alarak onları esas adresinize yönlendirin. Web sitenizi barındıran hosting şirketi hem hızlı, hem de hedef kitlenizin bulunduğu ülke konumlu
olsun. Ücretsiz hosting seçeneklerini tavsiye etmem. Hem profesyonel
görünmüyor hem de hedeflerinize ulaşmanızı zorlaştırıyor.
SEO önemli…
Özellikle yeni nesil internet kullanıcıları hem kolaya kaçarlar hem de
kolay kaçarlar. Aradıkları bilgiye hemen ulaşmak isterler. Bu yüzden en
önemli konuları en önce ya da kolay görünür başlıklara eklemelisiniz.
Basit ve kolay anlaşılır ve özgün bir dil kullanın. Google’da 50 milyarın
üzerinde yer alan kayıtlı sayfasını düşünecek olursanız müşterilerinizin sizi bulabilmesi için arama motorlarının tek seçenek olduğu gerçeği
daha büyük önem kazanıyor. Türkiye’de aramaların %97,26‘sı Google ile
yapılıyor. Kullanıcıların çoğu ücretli, sponsorlu, reklam sonuçları atlayarak organik sonuçları tıklıyor ve arama sonuçlarında ilk sayfadan sonraki
sayfalara genelde bakmıyor ve arama sonuçlarında üst sırada yer alan
sonuçlar, aynı sayfada alt sırada yer alanlardan daha çok tıklanıyor. Google’da “Satılık daire” gibi aramalarda üst sırada çıkmanız çok zor. Bu
kelimede üst sırada çıkmak için Türkiye’nin en büyük emlak şirketleri
ve ilan siteleri savaş halinde. Siz kendi bölgenizde, kendi uzmanlık konunuzda çıkmayı hedeflemelisiniz. Bu ulaşması mümkün bir hedef olur.