içinde

Sema Kahveci

Çikolata Ajans’ın sahibi, Aşka Yaslanma ve Ya Zar Gelmezse
kitaplarının yazarı Sema Kahveci kadın hakkında ki yazısını
Ankara Life Dergisi okuyucuları için paylaştı.

KADIN

Kadın ürkekti. Yeniden sevmeye cesareti yoktu. Aşk, o kadına
sunulmuş bir düş gibiydi. Yaşıyordu, yazıyordu. Korkuyordu…
Yeniden yenilmelerden. Yeniden kayboluşlardan… Yeniden hayallerinin kendisini yenmesinden…
Korkuyordu…
Ürkekti kadın. Kadın hani âşık olmaya ürkekti ya! Cesur bir adam
çıktı karşısına dokundu, o ruhtaki bam teline dokundu, elleriyle kadının ruhuna dokundu. Gezdirdi her bir karesinde ellerini
,bakışlarıyla kalbine dokundu. Bir “cızzz…” anı vardır ya, O’nu
yaşadı işte kadın “cızzz” oldu içi.
Kadın çıplak, ürkek kıyafetini çıkardı kadın, kadın çıplak…
Hayallerini yatağın üzerine çıkardı önce, sonra da ürkekliğini kadın aklıyla, kalbiyle, teniyle, kendiyle artık 4 kişiydi ki artık ürkek
değildi kalabalıktı güçlüydü, yalnız değildi.
Cesur adamın hoşuna gidiyordu bu durum, cesur adam artık cesur kadın kokuyordu. Kadın adamın nefesini öptü; aklının adamı
oldu adam kadının gülüşüne dokundu; aklının kadını oldu.
Kadın, uzun süre aynada yaşadı. Çıplaklığını beğendi. Kalabalıklarını da…
Durdu, düşündü. Ürkmek aslında o kadar da kötü bir şey değildi.
Korkmalıydı zaten insan “kaybetmekten” sorgulanmalıydı
insanlar…
“Saçının teli kırılsa bile” kıskanmalıydı insan…
“Bir gülüşten bile”
İnce çizgiyi taşırmadan…
Kadın ve adam hızla yol aldılar. Yer yer sıfat değiştirdiler. Yer
yer mevsim… Kimi hazan mevsiminde kimi yaz, gülümsediler,
güldüler, kahkaha attılar. Yaşadıklarını bir bir hayat raflarına
yerleştirdiler.
Zaman geçiyordu, yol kısalıyor, ten gevşiyordu, saçlar ağarıyordu, değişmeyen bir şey vardı ki aklının adamı / aklının kadını
tamlaması…
Ruhlarda hep aynı kaldı.
Sema Kahveci