içinde

SÜHEYLA ÖNEN : ESKİ BAŞKADIR, ESKİMİŞ BAŞKADIR

Kendin Yap Sanat Atölyesi ile eşyalara yeniden hayat veren, onların formunu kaybetmeden hafızasını taze tutan Süheyla Önen ile söyleştik. Önen, eskiye kazandırdığı yeni bakış açısını Ankara Life Dergisi okuyucularına özel anlattı. Keyifli okumalar…

Süheyla Önen kimdir?

Gazi Üniversitesi Moda Tasarımı bölümünde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra aynı alanda yüksek lisansımı tamamladım. Farklı okullarda öğretmenlik yaparak 28 yıllık meslek hayatımın son 15 yılını Ankara Olgunlaşma Enstitüsü’nde çok güzel çalışmalara imza atarak tamamladım.

Çalıştığım dönemlerde kadın istihdamına yönelik proje ve eğitim koordinatörlüğü yaptım, öğrenci merkezli projelerde bulundum. Ülkemizin el sanatları kültürünün yurt dışında tanıtılması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, büyükelçilikler, kültür dernekleri ve benzeri kurumlarla ortak yapılan çalışmalarda görevler aldım. Eskiye olan merakım, yaşanan her şeyin kıymetli olması, hayatın tüm canlılara bir hediye olması ve bu yaşantılarımıza şahitlik eden eşyaların kıymeti yaş aldıkça bende daha da önem kazandı. Bugün küçük bir hobi atölyesi diye başladığım atölyede insanların anılarına sahip çıkmalarına vesile oluyorum…

Kendin Yap Sanat Atölyesi fikri nasıl doğdu?

Bu hobi, hep benimle olan bir duyguydu. Farkına varmadan hep yaşam tarzıma yansıyan bu duygunun somut hale gelmesine sebep olan aslında çocuklarım ve eşimdir. Yıllar içinde o kadar fazla envanter, eşya ve malzemeler biriktirmişim ki, evde yer kalmamış derken onlar organize olup bana küçük bir atölye kiralamışlar. Atölye hikayem bu vesileyle başladı. Bu arada haftanın beş günü çalışıyorum ayrıca üniversitede geri dönüşüm projesinde tasarım danışmanlığı yapıyorum. Atölyeye gitmek, üretim yapmak, en önemlisi eskiyi dönüştürmek en keyif aldığım şey haline gelmeye başladı. Bu işin beni daha mutlu ettiğini anladım ve tüm zamanımı ve enerjimi bu işe vermek için yıllardır yaptığım işten emekli oldum. Küçük bir girişim olarak başlayan Kendin Yap Sanat Atölyesi kendini büyüterek geliştirerek çalışmaya devam ediyor.

Kendin Yap Sanat Atölyesi’nde neler yapılıyor?

İç ve dış mekan için her çeşit yüzey, eski ve yeni ahşap, metal, plastik, seramik, taş, beton boyamaları yapılıyor. Geri dönüşüm, dekorasyon ve en önemlisi zevkle ve mutlulukla yaptığım eski mobilyaları alıp orjinaline en yakın tamir onarım ve dönüşümünü yapmak. Ayrıca öğretmenlik hayatım boyunca üzerinde hassasiyetle durduğum ve bu alanda çalışmalar yaptığım kadınların, aktif üretken bireyler olmasına yönelik eğitimler veriyorum.Kadın isterse tüm dünyayı avcuna sığdırır.

Biz kadınlar günümüz dünyasında her şeyi kendimiz yaparak varlık gösteriyoruz Aslında mutluluğunda ordan geldiğine inanıyorum. Atölyemin adının “kendin yap” olmasını hikayeside burada saklı

Satışını yaptığınız ürünlerden bahseder misiniz?

Atölyede ham ve boyalı ahşap ürünlerin satışı bulunuyor. Anadoludan satın alınan antika mobilyalar mevcut ayrıca piyasada oldukça marka olmuş bir firmanın vernikli boyalarının Ankara bayisiyim. Mobilyaların günümüz trendlerine uygun olarak tasarımlarını yapmakta kullandığım hazır çıta, objeler, duvar kağıtları, çeşitli dekorasyon ürünlerin satışını yapıyoruz.

Eşyalara ikinci bir hayat veriyorsunuz diyebilir miyiz?

İçinizde eskiye sevgi varsa bir şekilde bu mesleğe yöneliyorsunuz. Eskinin kalite ve zarafetine sahip antika mobilyalar da tek başlarına tüketim kültürüne meydan okuyorlar. “Eski başkadır eskimiş başkadır!” demiş şairimiz Namık Kemal. Ben de eskimiş ama eskimeyen eşyaları yeniden onarıp tamir edip aslını bozmadan günümüze taşımaya çalışıyorum. Büyüklerimizin eşyaları yıllara meydan okurken “eskinin” kalite ve zarafetine sahip antika mobilyalar üzerinde çalışıyorum. Elle zımpara yapma, sıcak tutkal kullanımıyla mobilyanın yüzeyini kaplama ve sistre etme, doğal bir cilalama tekniği olan özellikle 1950’li 1960’lı yıllara damgasını vuran gomalak cila tekniğiyle parlatma işlemleri ile ölümsüzleştirmeye çalışıyorum. Antika merakı, popüler kültürün bize dayattığı “al, kullan, hemen at” anlayışının karşısında olmak demek. Bu, tüketim kültürüne karşı bir duruş…

Yaptığınız iş aynı zamanda büyük bir çevrecilik örneği…

Evet, kesinlikle. Avrupa’da kimse, kullanmadığı eşyayı bizdeki gibi çöpe atmaz. Bu yüzden Batı’da antika ve eski eşya pazarları yaygındır. Millet olarak antika ve eski eşyalara bakışımızın da sıkıntıları var. Avrupa 30 yıldır bu işi yapıyor, eşyalarını atmıyor, yeniliyor, rengini değiştiriyor. Bizde bu bilinç yeni yeni gelişmeye başladı özellikle craft sektörünün piyasaya çıkardığı ürünlerle başarılı dönüşümler yapabiliyoruz artık.

Farkındalık yarattığınız konuyu bir de sizden dinleyelim…

Bu iş öyle bir iş ki, öğrencilerime diyorum; “Burası bir terapi merkezi, gelin kendi doktorunuz siz olun ve üretmenin, bunu ben yaptım demenin gururunu yaşayın.” İnsan yüreği öyle tuhaftır ki, bence en şiddetli ve içten çağrılara karşı duygusuz ve sessiz kalabildikleri gibi, hafif ve rastlantısal temasa yanıt verirler.

Vermiş olduğunuz kurslar var mı?

  • Dekoratif boyama kursları
  • Polyester obje boyama
  • Mobilya geri dönüşümü
  • El sanatları kursları
  • Resin Art (Epoksi)
  • Dekoratif duvar çalışmaları