Türkiye’nin Yerli Markası: Arabica Coffee House

Türkiye’nin %100 yerli ve milli kahvecisi Arabica Coffee House markasının kurucusu Av. Sertaç Yalçın’ı Ankara Life Dergisi’nde ağırladık. Yalçın Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun da sahibi olan Sertaç Yalçın’ın üniversite yıllarında başlayan kahve tutkusu şimdilerde herkesin uğrak noktası haline gelen Arabica Coffee House’a dönüşmüş. Birbirinden farklı projelere de imza atan Yalçın, şehrin en çok okunan dergisi Ankara Life’ın sorularını yanıtladı. Keyifli okumalar.

Av. Sertaç Yalçın tanıyabilir miyiz? Arabica Coffee House markasının kurucususunuz. 2014 yılında başlayıp 2021 yılına kadar uzanan markalaşma serüvenini paylaşır mısınız?Üniversitede hem çalışıp hem de okuduğum dönemlerde kahve ve baristalıkla tanıştım. Bu konuda zamanın bilgisi kapsamında kendimi geliştirmeye çalıştım ve kahvenin benim için ciddi bir hobi ve keyif haline dönüştüğünü gördüm. Ancak asıl eğitimim hukuk ve mesleğim de avukatlıktı. Bu yüzden de kahveyi hobi olarak yapıyor, içiyor ve araştırıyordum. Bu şekilde devam eden süreçte bir meslek fırsatı olarak ve tamamen hobi bakış açısıyla Arabica markasını ve markamızın ilk şubesini kurduk. Tüm birikimimizi koyduğumuz ve üstüne ailelerimizin gayrimenkullerini ipotek ettirerek kullandığımız kredilerle açtığımız ilk şubemiz yaklaşık on sekiz ay zarar etti. Bu zararı da zorluklarla karşıladık. Sonunda ve aradan yaklaşık on sekiz ay geçtikten sonra ilk şubemiz yavaş yavaş kar etmeye başladı. Biz ise bu zamanı sabır ve cesaretle, ilk kuruluş konseptimiz ve prensiplerimizden hiç ödün vermeden bekledik. Devamında da kazandığımız her kuruşu markamıza yatırarak, yatırımcılarımızın da markamıza olan güveniyle bugünlere geldik. Bugün devam eden şantiyelerimizin bitmesiyle yaklaşık seksene ulaşacak olan markamızın kuruluşu ve bugüne gelişi gerçek bir girişimcilik serüvenidir. Halen markamızın büyümesinde İcra Kurulu Başkanı olarak görev almam yanı sıra sahibi olduğum Yalçın Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nda da aktif avukatlık yapmaktayım. Bu zorlu iki disiplini de günlük neredeyse ortalama 3-4 saat uyuyarak ve neredeyse haftanın 7 günü çalışarak devam ettirmeye çalışmaktayım.

Arabica Coffee House ile hemen hemen her yerde karşılıyoruz. Sizi tercih sebebi yapan nedir?
Eşim Mimar Elif Ülger Yalçın ile birlikte kurduğumuz markamızı, ilk kuruluş gününden bu zamana kadar hep aynı bakış açışı ve anlayışla ilerletmeye çalışmaktayız. Bu bakış açımız tamamen empati üzerine kurulu ve asla şımarıklık söz konusu değil. Kendimizin rahat edeceği bir dekorasyon, kendimizin yiyip içebileceği kalitede lezzetler ve keyifle dinleyeceğimiz müzikler eşliğinde bir ortam yaratmaya çalıştık. Bu butik anlayışımızı geliştirerek sürdürmeye çalışıyoruz. Her ne kadar halen birçok eksik ve hatamız olsa da net bir şekilde diyebilirim ki, niyetimiz hep iyi ve iyi olmaya devam edecek.

Arabica Coffee House Markası yüzde yüz yerli mi? Dalından fincana kadar ne gibi aşamalardan geçiyor?
Eşim Mimar Elif Ülger Yalçın ile birlikte kurduğumuz markamız %100 yerli ve millidir. Ancak bunu bugüne kadar yeterince anlatamadığımızı görüyorum. Halen bizi yabancı bir markanın Türkiye Franchiseesi ya da bir Arap markası olarak bilenler var. Ancak, markamızın Avrupa yanı sıra birçok Ülke hakları dahi bize ait bir şekilde tescillidir. Aslında, markamız adını dünyadaki kahve rezervinin çok büyük bir kısmını sağlayan Arabica bitkisinden almaktadır. Arabica bitkisinin meyvesinin çekirdeği kahvedir. İlk zamanlar kahvelerimizi kavrulmuş ve paketlenmiş olarak temin ediyorduk. Devam eden süreçte çiğ kahvelerimizi yurt içindeki ithalatçılardan alarak kavurmaya başladık. Geldiğimiz aşamada ise, artık kahvelerimizi yurt dışından doğrudan kendimiz ithal ediyor ve kavuruyoruz. Artık ciddi bir kahve ithalatçısıyız. Bu nedenle, pandemi döneminde dahi yatırımı durdurmadık ve en son olarak ASO 2 Organize Sanayi Bölgesi’nde ciddi bir yatırım yaparak fabrika binamızı da kurdur. Burada kahve kavurmaya da ciddi bir yatırım yaparak, kahve kavurma kapasitemizi ve kahve kalitemizi de arttırdık.

Çevrenizden şahsına münhasır bir kişilik olduğunuzu duyuyoruz. Neden böyle deniliyor? Bir lakabınız var mı?
Aslında birçok yönden klasik bir yapıya sahibim. Ancak çizgilerim çok net ve keskindir. Bu yüzden de şahsıma münhasır bir kişi olduğum düşünülüyor olabilir. Eşim de ben de ilk kurulduğu günden bu zaman kadar huzur hakkı dahi almadan yatırımlara devam ediyoruz. Hiçbir başka iş ve girişimle ilgilenmiyor, markamızı büyütmeye ve global rakiplerimizle yarışacak ve hatta zamanla onları geçecek seviyeye getirmeye çalışıyoruz. Yaşam şeklimiz ve bakış açımızı değiştirmiyor, hatta geliştirmek için çabalıyoruz. Tabi bunlar dışında ciddi bir işkoliğim ve gözü kara bir girişimciyim. Kesinlikle yaptığım işlerde para ön planda olmaz. Para benim için gölgedir. İtibar, prestij, başarı ve güven olmazsa olmazlarımdandır. Bunlara aykırı hiçbir şeyin içerisinde sonucu ne olursa olsun olamıyorum. Bu olması gereken ve bence klasik, standart özelliklerim sanırım birçok kişiye ilginç geliyor.

Arabica Coffee House bir kahve markası olmaktan öte katıldığı düzenlediği birçok sosyal sorumluluk projesi ile de adından sıkça söz ettiriyor. Nedir bu projeler?
Kurulduğumuz ilk günden bu zaman kadar küçüklü büyüklü birçok sosyal sorumluluk projesinde yer aldık ve almaya da devam ediyoruz. Her zaman hayvan dostu ve ihtiyaç sahibi olan kişi ya da kurumlara destek olan bir yapımız var oldu. Son zamanlarda ise sosyal sorumluluk projelerimizi daha kurumsal ve geniş kapsamlı yapmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda, Türk Eğitim Derneği ile uzun süredir devam eden çalışma birlikteliğimiz var. Bu sayede birçok başarılı gence dokunabildik. Bu motivasyon bizi devam süreçte Arabica-Bilim, Arabica-Sanat ve Arabica-Sağlık/Spor gibi başlıklar altında çalışmalara itti. YGA ile Bilim Seferberliği Projesi yürütmekte ve eğitimde eşit imkanları olmayan okullardaki çocuklara/gençlere ulaşmaya çalışmaktayız. Delta Bisiklet ile sağlık yaşam ve spor konusunda çalışmalar yapmaktayız. Bu sayede gerek karbon salınımını azaltmaya gerekse de herkesi sağlıklı bir yaşama teşvik etmeye çalışmaktayız. Çankaya Sahne ve Kulis Sanat ile de sanatın ve sanatçının yanında olduğumuzu göstererek farkındalık yaratmaya çalışmaktayız. Son olarak da sokak hayvanlarının yiyecek ve içecek ihtiyaçlarına tüm misafirlerimizi katacak şekilde bir proje ürettik. Yakın zamanda bunu da göreceksiniz. Gelecek zamanda, nesiller boyu devam edecek ve butik faaliyetler yapacak bir vakıf kurma arzumuz da ayrıca bulunmaktadır.

Leave your vote

admin

Ankara'nın en eski dergisi olana Life Dergisi, Her ay binlerce kişinin eline ulaşıyor. Dijital platformlardaki varlığı ile bu rakam yüzbinleri buluyor. Şehrin en eski dergisi olma özelliğimiz, bizi popüler kılıyor, Aynı zamanda kurumsal kimlik çalışmaları ile logolar, web sayfaları sosyal medya, ve dijital reklamcılık ile sıra dışı tanıtım hizmetleri veriyoruz.

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.