Eğitimde Küresel Bir Üniversite: İstanbul Gelişim Üniversitesi ile Geleceği Tasarlamak!

“Biz burada sadece ders anlatmıyoruz, geleceği tasarlıyoruz.”

“Bugüne kadar toplam 930 Ulusal patent başvurusu ile birinci olup, 80 Uluslararası patent başvurusu da gerçekleştirdik. Bilimsel araştırmayı laboratuvarın dışına, toplumsal faydaya ve sanayiye taşıyoruz.”

Eğitimde teoriyle başlayan, pratikle devleşen, 21 yy. yeteneklerine sahipöğrenciler yetiştiriyoruz.”

İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli ile eğitimde sınırları aşan bir başarı yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Kurulduğu günden bu yana “Sürekli Gelişim” felsefesiyle ilerleyen İGÜ, Times Higher Education (THE) ve QS Avrupa Üniversite Sıralamaları’nda elde ettiği yüksek derecelerle Türkiye’nin gurur kaynağı haline geldi. Araştırma kalitesinde Türkiye’nin ikinci vakıf üniversitesi olarak gösterilen İGÜ, laboratuvardan topluma taşan inovatif projeleri, yüzlerce ulusal ve uluslararası patent başvurusu ve TEKNOFEST’te elde ettiği başarılarla, eğitimde sadece teoriyle kalmayıp pratiğe de yön veriyor.

65 programında uluslararası akreditasyona sahip olan ve öğrencilerine “küresel pasaport” güvencesi sunan İGÜ, gençlerin hayallerini dünya standartlarında kariyerlere dönüştürmek için çalışmalarını sürdürüyor. Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi olarak, İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz. İyi okumalar dileriz.

İstanbul Gelişim Üniversitesi, son dönemde uluslararası sıralamalarda elde ettiği başarılarla adeta birDünya Üniversitesihaline geldi. Bu yükselişin arkasındaki akademik gücü nasıl tanımlarsınız?

İstanbul Gelişim Üniversitesi olarak kurulduğumuz günden bu yana “Sürekli Gelişim” felsefesiyle hareket ediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, dünya eğitim arenasının en prestijli kurumları başarımızı tescilliyor. Times Higher Education (THE) Dünya Üniversite Sıralaması’nda dünyanın en iyileri arasında; 1001-1200 bandındayız. Ancak burada asıl fark oluşturan nokta, “Araştırma Kalitesi” kategorisinde Türkiye’nin en iyi ikinci vakıf üniversitesi olarak gösterilmemizdir.

Buna ek olarak, QS Avrupa Üniversite Sıralamaları’nda ilk 500 üniversite arasında yer almanın yanı sıra, Türkiye’de vakıf üniversiteleri arasında 4. sırada yer alarak kıta ölçeğindeki iddiamızı perçinledik. Bu rakamlar sadece birer istatistik değil; İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin dünyadaki binlerce kurum arasından sıyrılarak bir inovasyon ve bilim merkezi haline geldiğinin kanıtıdır. Biz burada sadece ders anlatmıyoruz, geleceği tasarlıyoruz.

Eğitimde kalitenin en somut göstergelerinden biri de akreditasyonlar. Bu konuda Türkiye rekorunu elinizde tutuyorsunuz, son gelişmeler neler?

Kalite bizim için vazgeçilmez bir standarttır. Kurumsal düzeyde, YÖKAK (Yükseköğretim Kalite Kurulu) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda 5 yıl süreyle “Tam Akredite” edildik. Bu, eğitimden yönetime kadar tüm süreçlerimizin en yüksek uluslararası standartta olduğunun en büyük kurumsal tescilidir.

Öte yandan, uluslararası alanda da durmuyoruz. Bugüne kadar 65 programımız uluslararası akreditasyona sahip oldu. Bu bir Türkiye rekorudur. Öğrencimiz hangi bölümü okursa okusun, mezun olduğunda elindeki diplomanın dünyadaki bağımsız otoritelerce onaylanmış bir “küresel pasaport” olduğunu bilmenin güvenini yaşıyor.

“Araştırma Kalitesi”ndeki Türkiye 2.’liği vizyonunuz, üniversitenin patent ve teknoloji dünyasındaki duruşunu nasıl şekillendiriyor?

Araştırma kalitesindeki bu muazzam ivme, doğrudan bilimsel çalışmalarımıza, patent sayılarımıza ve teknolojik çıktılarımıza yansıyor. Bugüne kadar toplam 930 Ulusal patent başvuru ile birinci olup, 80 Uluslararası patent başvurusu da gerçekleştirdik. Bilimsel araştırmayı laboratuvarın dışına, toplumsal faydaya ve sanayiye taşıyoruz. TEKNOFEST gibi platformlarda gençlerin geliştirdiği projeler ve elde ettiğimiz patent şampiyonlukları, THE ve QS gibi sıralamalardaki yerimizi besleyen asıl kaynaktır. TUSAŞ Jet Drone projemizi 1.’likle ödüllendirdi. 2012 yılında kinetik enerji ile bataryasını dolduran ilk Elektrikli Aracımızı, Babayiğit adı ile yaptık. TUSİ adı ile hem yerde gidebilen hem havada uçabilen aracımızı yaptık. ZİHA01 adı ile Zirai İnsansız Hava Aracımızı tamamlandık. Yapay Zekâ ve Sürdürülebilirlik çalışmalarına devam ediyoruz. Biz “eğitimde teoriyle başlayan, pratikle devleşen, 21 yy. yeteneklerine sahip” öğrenciler yetiştiriyoruz.


Ankara’daki aday öğrencilere, velilere ve üniversite öğrencilerine son mesajınız nedir?

Ankara, Türkiye’nin akademik bilincinin en yüksek olduğu şehirlerden biri. Ankara Life aracılığıyla tüm başkentlilere şunu söylemek isterim: İstanbul Gelişim Üniversitesi, gençlerin hayallerini küresel bir kariyere dönüştürmek için en doğru eğitim kurumlarından birisidir. 

Akademisyenlerimizin, öğrencilerimizin ve mezunlarımızın her başarısı, bizim dünya sıralamalarındaki yükselişimizin en büyük motivasyonudur. “Gelişime açık ol” diyerek başladığımız bu yolculukta, 2026’nın tüm ülkemize ve İstanbul Gelişim Üniversitesi ailesine yeni başarılar getirmesini diliyorum.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın

Bu kapanacak 0 saniye