Teknik Uzmanlıktan Liderliğe!
Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi, kalite ve teknoloji dünyasının önemli isimlerinden birini ağırlıyor: ICT Certify Test ve Belgelendirme Hizmetleri Ltd. Şti. Kurucu Ortağı ve Şirket Müdürü Mariye Umay Mirzaoğlu, teknik uzmanlıktan liderliğe uzanan yolculuğunu, Türkiye’de belgelendirme sektörünün dönüşümünü ve kadın vizyonunun iş dünyasındaki gücünü bizimle paylaşıyor. Keyifli geçen röportajımız sizlerle, iyi okumalar dileriz.
ICT Certify Test ve Belgelendirme Hizmetleri Ltd. Şti.’nin kurucusu olarak, kariyer yolculuğunuzun başlangıç noktasını ve sizi belgelendirme sektöründe girişimciliğe taşıyan kırılma anlarını bizimle paylaşır mısınız? Bu yolculukta sizi en çok dönüştüren deneyim ne oldu?
Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu olarak kariyerime yazılım ve sistem mühendisliği odağında başladım. Yüksek lisans sürecimde özellikle yazılım süreç kalitesi ve olgunluk modelleri üzerine yoğunlaştım. Teknik projelerde yer aldıkça, başarılı ürünlerin arkasında yalnızca iyi mühendislik değil, güçlü ve ölçülebilir süreçlerin bulunduğunu daha net gördüm. Belgelendirme sektörüne yönelmemdeki kırılma anı, Türkiye’de özellikle savunma, otomotiv ve kritik yazılım geliştiren firmaların uluslararası standartlara uyum konusunda yaşadığı zorlukları gözlemlemem oldu. Bu alanda hem teknik bilgiye hem de süreç bakış açısına sahip uzman sayısının sınırlı olması, beni 2017 yılında ICT Certify’ı kurmaya yöneltti. En dönüştürücü deneyimim ise girişimcilik sürecinin kendisi oldu. Teknik uzmanlıktan liderliğe geçiş, ekip kurma, güven inşa etme ve uluslararası akreditasyon süreçlerini yönetme; hem profesyonel hem kişisel olarak beni geliştirdi.
ISO/IEC 15504 ve ISO 33061 Yazılım Geliştirme Süreçlerinin İyileştirilmesi ve Değerlendirilmesi (SPICE) gibi yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda akredite ürün, süreç ve sistem belgelendirme hizmeti sunuyorsunuz. Türkiye’de ve uluslararası arenada kalite altyapısının gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? ICT Certify bu ekosistemde nasıl bir konumlanma hedefliyor?
ISO/IEC 15504 (SPICE) ve ISO 33061, özellikle yazılım yoğun sektörlerde süreç olgunluğunu ölçen ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen kritik bir modeldir. Türkiye’de bu alanda hizmet sunan firma sayısı oldukça sınırlı. Buna rağmen özellikle savunma sanayii ve otomotiv sektöründe ciddi bir farkındalık oluştuğunu görüyoruz. Uluslararası arenada ise kalite altyapısı artık yalnızca bir uyum gerekliliği değil, stratejik bir rekabet aracı olarak konumlanıyor. Türkiye’nin bu noktada önemli bir potansiyeli var. Yerli ve milli firmalarımızın global pazarlarda güçlü bir şekilde yer alabilmesi için süreç disiplinini kurumsal kültürün bir parçası haline getirmesi gerekiyor. ICT Certify olarak konumlanmamız, sadece belge veren bir kuruluş olmak değil; firmalara sürdürülebilir kalite kültürü kazandıran bir çözüm ortağı olmaktır. Türkiye’de çok sayıda firmaya yazılım süreçlerinin değerlendirilmesi, iyileştirilmesi ve yetkinliklerinin belirlenmesi için bir çerçeve sunan SPICE değerlendirme hizmeti sunuyor, aynı zamanda uluslararası akreditasyonlarımızla global ölçekte güvenilir bir marka olmayı hedefliyoruz.
Erkek egemen olarak görülen teknik standartlar ve sertifikasyon dünyasında bir kadın girişimci olarak varlık göstermek sizin için ne ifade ediyor? Liderlik yaklaşımınızda kadın vizyonunun nasıl bir fark yarattığını düşünüyorsunuz?
Teknik standartlar ve belgelendirme dünyası uzun yıllar erkek egemen bir alan olarak algılandı. Ancak kalite, disiplin ve sistematik düşünme cinsiyetle değil vizyon ve yetkinlikle ilgilidir. Bir kadın girişimci olarak bu alanda var olmak benim için yalnızca bireysel bir başarı değil, rol model olma sorumluluğu da taşıyor. Liderlik yaklaşımımda empati, detaycılık, sürdürülebilirlik ve ekip içi güven kültürü ön planda. Karar alırken yalnızca teknik yeterliliği değil, organizasyonel etkiyi ve uzun vadeli sonuçları da değerlendiriyorum. Kadın bakış açısının özellikle iletişim ve kriz yönetimi süreçlerinde önemli bir fark yarattığını düşünüyorum. Çeşitliliğin olduğu ekiplerin daha yenilikçi ve dayanıklı olduğu artık bilimsel olarak da kanıtlanmış bir gerçek.
Kurucusu olduğunuz yapı yalnızca bir belgelendirme kuruluşu değil, aynı zamanda kurumların sürdürülebilir kalite kültürü inşa etmesine rehberlik eden bir çözüm ortağı. Hizmet anlayışınızı rakiplerinizden ayrıştıran temel değerler ve prensipler nelerdir?
En önemli farkımız teknik derinliğimizdir. Bilgisayar mühendisliği altyapısından gelen bir ekip olarak, yalnızca dokümantasyon değil, sürecin gerçek mühendislik boyutunu da değerlendiriyoruz. İkinci olarak tarafsızlık ve güvenilirlik ilkesi bizim için vazgeçilmezdir. Akreditasyon süreçlerimizi uluslararası standartlara tam uyumlu şekilde yürütüyoruz. Üçüncü olarak yerli ve milli firmalara destek vizyonumuz var. Özellikle savunma, yazılım ve yapay zekâ alanında faaliyet gösteren şirketlerin global rekabette güçlenmesini stratejik bir misyon olarak görüyoruz. Belgelendirmeyi bir “denetim” değil, bir “gelişim aracı” olarak konumlandırmamız bizi ayrıştıran en önemli unsurdur.
Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve yazılım süreç olgunluğu kavramlarının giderek önem kazandığı bir dönemde, ISO/IEC 42001 – Yapay Zekâ Yönetim Sistemi sertifikasyonunun şirketlere sağladığı stratejik katkıyı nasıl tanımlarsınız? Gelecekte bu alanda nasıl bir evrim öngörüyorsunuz?
Yapay Zekâ sistemlerinin etkinliği ve kurumların sistemlerinde kullanımı gün geçtikçe artıyor. Bu durum yapay zekâ kullanımının etik yanı, kişisel ve gizli bilgilerin korunması gibi endişeleri de yanında getiriyor. ISO 42001 tam bu noktada bizlere uluslararası bir çerçeve sunarak verilerin elde edilmesinden kullanımına, depolanmasından imha edilmesine kadar kullanıcıların endişelerinin giderilmesinde önemli bir rol oynuyor. ISO 42001 alanında sertifikasyona sahip olan bir kuruluş, bu şeffaflık ve güven anlayışıyla rakiplerine önemli bir avantaj sağlamış oluyor. Bunun yanında ISO 42001 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi akreditasyonunu dünyada ikinci, Avrupa’da ilk alan kuruluş olmamız; bu dönüşümü erken okuduğumuzun göstergesidir. Gelecekte kalite standartlarının daha fazla veri odaklı, risk temelli ve etik boyutu güçlü bir yapıya evrileceğini öngörüyorum.
Önümüzdeki beş yıl için hem kişisel hem kurumsal hedeflerinizi merak ediyoruz. ICT Certify’i nerede konumlandırmak istiyorsunuz? Ve özellikle genç kadın girişimcilere, teknik ve regülasyon odaklı sektörlerde yer almak isteyenlere vermek istediğiniz en güçlü mesaj nedir?
Önümüzdeki beş yılda ICT Certify’ı uluslararası ölçekte daha güçlü bir marka haline getirmeyi ve farklı kıtalarda faaliyet gösteren bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. SPICE ve yapay zekâ yönetim sistemleri alanında referans kuruluşlardan biri olmayı amaçlıyoruz. Kişisel hedefim ise bilgi birikimimi daha fazla paylaşmak, genç mühendis ve girişimcilere mentorluk yapmak. Genç kadın girişimcilere mesajım net: Teknik alanlarda var olmak için ekstra bir izne ihtiyacınız yok. Yetkinliğinize yatırım yapın, uluslararası standartları takip edin ve cesur olun. Regülasyon ve kalite odaklı sektörler sabır ister; ancak sürdürülebilir ve güçlü bir kariyer inşa etmek için çok sağlam bir zemindir.



