Sınırlarınızı Siz Belirlersiniz!

Ankara Life Dergisi sayfalarında bu ay, sınırları mizah ve azimle aşan bir yolculuk var: Furkan Ulusoy. Tekerlekli sandalyesiyle hayatın absürt yanlarını gülerek anlatan, farkındalık ve pozitif enerjiyi bir araya getiren Ulusoy, sadece kendi hikâyesini değil, toplumsal algıyı da dönüştürüyor. Kamera arkasıyla önü arasında filtre olmayan bu genç içerik üretici, “eksiklerinize değil, sahip olduklarınıza odaklanın” diyen bir yaşam felsefesini Ankara Life okurlarıyla buluşturuyor. İyi okumalar dileriz. Röportaj: Hatice Şeyma BasutKamera arkasındaki Furkan; inatçı, hakkını arayan, trafosu kaldırımını kapattığında sinirlenen ama bunu mizahla harmanlayarak derdini anlatan biridir.” “Sınırlarınız fiziksel olabilir ama zihinsel sınırları siz belirlersiniz.”

Sosyal medyada paylaştığınız vloglarda gündelik hayatın içinden, oldukça samimi bir anlatı kuruyorsunuz. Kamera arkasında Furkan Ulusoy’u nasıl biri olarak tanımlarsınız; sizi siz yapan temel değerler neler?

Kamera önü ile arkası arasında bir filtre yok aslında. Ben, hayatımdaki acı gerçekleri mizahla sunmayı seven biriyim. Engelli bir genç olarak hayatın absürt yanlarını görüyorum ve ‘Buna da gülmeyelim mi?’ diyorum. Kamera arkasındaki Furkan; inatçı, hakkını arayan, trafosu kaldırımını kapattığında sinirlenen ama bunu mizahla harmanlayarak derdini anlatan biridir.

Tekerlekli sandalye kullanarak sürdürdüğünüz yaşam, içerik üretme motivasyonunuzu nasıl şekillendirdi? Zamanla bu yolculuk sizin için bir “farkındalık alanına” nasıl dönüştü?

Başta sadece ‘bizi fark edin’ diyordum. Ancak benim için rutin olan bir engelin, toplum için görünmez olduğunu fark ettim. İçeriklerim, sadece şikâyet etmek yerine yaşadığım trajikomik durumları gösterdiğim bir ‘Tekerlekli Sandalye Vlog’ serüvenine dönüştü. İnsanlara parmak sallayarak değil, onları güldürürken düşündürerek farkındalık yaratmayı seçtim.

İçeriklerinizde öne çıkan yüksek motivasyon ve pozitif bakış açısı, izleyiciler tarafından sıkça dile getiriliyor. Zorlandığınız anlarda sizi ayakta tutan içsel motivasyon kaynaklarınız neler?

Dışarıdan pozitif görünsem de düştüğüm anlar oluyor. Beni o anlarda kaldıran tek güç ailem. Onlar benim her şeyim. Bu yola çıkarken en büyük hedefim, maddi özgürlüğümü kazanıp profesyonel bir bakıcı desteğiyle annemin omuzlarındaki yükü hafifletmekti. En zor günlerimde bile kamerayı açmamı sağlayan işte bu hayaldir.

Hayata bakışınızı ve karar alma biçiminizi etkileyen bir hayat felsefeniz olduğunu hissediyoruz. Bugün geldiğiniz noktada, “iyi bir yaşam” sizin için ne ifade ediyor?

Hayata bakışımda ve karar alma biçimimde, sahip olduklarıma odaklanmak benim için temel felsefedir. ‘İyi bir yaşam’, kimseye muhtaç olmadan bir bardağı mutfaktan alıp salona götürebilmek kadar sade; erişilebilir bir şehirde özgürce dolaşabilmek kadar büyük bir anlam taşır. Küçük bağımsızlıklar, lüksten daha kıymetlidir. Bu bakış açısına, Metin Şentürk’ün bir anısı çok güzel bir örnek oluşturur. Yoksul ve görme engelli kardeşleriyle büyüyen Şentürk, bir gün annesini üzgün görür. Annesi çocuklarının durumuna üzülürken gözyaşlarını tutamaz; Şentürk ise ona, “Anne üzülme! Düşünsene, bu evde hepimiz görseydik, ışıkları yaksaydık elektrik faturasını nasıl öderdik?” diyerek gülümsetir. Bu küçük an, bana göre hayat felsefemin özüdür: Olayları değiştiremiyorsak, bakış açımızı değiştirmeliyiz. Çünkü iyi bir yaşam, eksiklere takılıp kalmak değil; sahip olduklarına odaklanıp karanlıkla bile dalga geçebilmektir.

Engelli bireylere yönelik toplumsal algıyı dönüştürme konusunda içeriklerinizin önemli bir rolü olduğunu düşünüyor musunuz? Bu yolculukta sizi en çok etkileyen geri dönüş neydi?

Bu yolculuk aslında iki yönlü bir dönüşüm başlattı. İlk olarak, beni izleyen engelli arkadaşlarımın özgüvenlerinin yükseldiğini ve hayata bakış açılarının benim gibi değiştiğini görmek beni çok mutlu ediyor. Diğer tarafta ise, daha önce yaşadığımız zorluklardan, varlığımızdan habersiz olan insanların farkındalığı arttı; artık engelli rampalarına park etmeme veya diğer erişilebilirlik konularında çok daha hassaslar. İşte hem kader arkadaşlarımın güçlendiğini hem de toplumun bilinçlendiğini görmek, şu an benim video çekmekteki en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri.

Hem engelli bireylere hem de hayatta kendi sınırlarıyla mücadele eden okurlarımıza iletmek istediğiniz tek bir mesaj olsa, bu ne olurdu?

Sınırlarınız fiziksel olabilir ama zihinsel sınırları siz belirlersiniz. ‘Yapamazsın’ diyenlere inat, kendi yolunuzu çizin. Daha önce de söylediğim gibi; “eksiklerinize değil, sahip olduklarınıza odaklanın.”     Tüm platformlardaki kullanıcı adım “furkanulusoys”

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın

Bu kapanacak 0 saniye