Kira Bedelinin Tespiti
- Selda Güneş
- 16 Mayıs 2026
Ekonomik dalgalanmaların kira dengelerini hızla değiştirdiği günümüzde, Ankara Life Dergisi’ne konuk olan Avukat Baran Doğan, kira bedelinin tespiti davalarının hem kiracı hem de kiraya veren açısından neden kritik bir hukuki araç hâline geldiğini çarpıcı bir çerçevede ele alıyor; hakkaniyet, emsal değerler ve yasal sınırlar ışığında adil kira düzeninin nasıl kurulacağını anlatıyor. İyi okumalar dileriz.
Ülkemizde ekonomik koşulların değişkenliği, enflasyon oranları ve piyasa rayiçlerindeki dalgalanmalar, kira bedelinin güncelliğini kısa sürede yitirmesine neden olabilmektedir. Tam bu noktada, kira bedelinin yeniden belirlenmesi ihtiyacı doğmakta ve kiraya veren ile kiracı taraflar arasında anlaşma sağlanamaması hâlinde “Kira Bedelinin Tespiti” talepli davalar gündeme gelmektedir.
Hukuki Dayanak
Kira bedelinin tespiti davası, temel olarak Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 344 ve 345. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesi, kira bedelinin belirlenmesine ilişkin esasları ortaya koyarken; 345’inci madde ise kira bedelinin tespiti davasının açılma zamanı ve hüküm doğuracağı dönemi düzenlemektedir.
TBK m. 344’e göre, tarafların kira artışına ilişkin anlaşmaları bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre değişim oranını aşamaz. Bununla birlikte, beş yıldan uzun süreli kira ilişkilerinde veya beş yılın sonunda yenilenen kira sözleşmelerinde hâkim, kira bedelini belirlerken yalnızca TÜFE oranı ile bağlı kalmayıp; emsal kira bedellerini ve hakkaniyet ilkesini de dikkate alır.
Genel Çerçeve
Kira bedelinin tespiti, kiraya veren ya da kiracı tarafından açılabilen ve mevcut kira bedelinin hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde yeniden belirlenmesini amaçlayan özel bir dava türüdür. Bu dava özellikle uzun süreli kira ilişkilerinde ödenecek olan kira bedelinin belirlenmesi adına büyük önem arz etmektedir. Bu davanın açılabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesinin bulunması gerekmektedir. Ayrıca kira bedelinin yeniden belirlenmesine ilişkin olarak sözleşmede açık bir hüküm bulunup bulunmadığı da önem taşımaktadır. Taraflar arasında kira artışına dair bir anlaşma varsa, bu artış oranı belirli sınırlar çerçevesinde geçerli olur. Ancak böyle bir hükmün bulunmaması veya mevcut şartların hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmayacak halde olması durumunda, taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesinden kira bedelinin tespiti talep edilebilecektir.
Kira bedelinin tespiti davası, kural olarak her zaman açılabilmekle birlikte, mahkemenin vereceği karar neticesinde tespit edilen yeni kira bedelinin hangi dönemden itibaren geçerli olacağı hususu belirli şartlara bağlıdır. Dava, yeni kira döneminden en az otuz gün önce açılması ya da bu süre içinde karşı tarafa yazılı bildirimde bulunulması hâlinde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, yeni kira dönemi başından itibaren geçerli olacaktır. Aksi hâlde ise mahkeme tarafından verilen karar, bir sonraki kira döneminden itibaren hüküm ifade edecektir. Özellikle beş yılı aşan kira sözleşmelerinde yalnızca sözleşmede belirlenen artış oranlarıyla bağlı kalınmaz. Kira bedeli tespit edilirken emsal kira bedelleri, taşınmazın bulunduğu bölgenin özellikleri, kullanım amacı, tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu, taşınmazın niteliği ve konjonktürel olarak bölgedeki tüm ekonomik koşullar dikkate alınarak hakkaniyet ilkesi doğrultusunda değerlendirme yapılarak yeni kira bedeli tespit edilir. Uygulamada bu belirleme ve tespitler yapılırken gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişilerden rapor alınmaktadır.
Sonuç olarak kira bedelinin tespiti davası, kira ilişkilerinde dengeyi sağlayan önemli bir hukuki araçtır. Tarafların ekonomik koşullara uygun, adil ve sürdürülebilir bir kira ilişkisi kurabilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle enflasyonist dönemlerde, kira bedelinin güncellenmesi ihtiyacı daha belirgin hâle gelmekte ve bu dava türü uygulamada sıkça başvurulan bir yol hâline gelmektedir. Bu nedenle hem kiraya verenin hem de kiracının hak ve yükümlülüklerini doğru değerlendirmesi, dava açma süresi ve usul kurallarına uygun hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi hâlde, usul ve yargılamaya ilişkin eksiklikler nedeniyle ciddi hak kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Bu itibarla kira bedelinin tespiti talepli bir dava açmadan önce alanında uzman bir hukukçudan destek alarak bu davayı açmak size fayda sağlayacaktır.Formun Altı



