Bir Kütüphane, Binlerce Hayale Açılan Kapıdır!

Ümmühani Kara, eğitime ve kültürel gelişime verdiği destekle bu kez Ağrı’da anlamlı bir projeye imza attı. Kütüphane açılışı için Ağrı’ya giden Kara, çocukların ve gençlerin bilgiye erişimine katkı sağlayan bu özel günde büyük ilgi gördü. Kitapların ışığında büyüyen nesillerin önemine dikkat çeken etkinlik, duygu dolu anlara sahne oldu. Eğitim yatırımlarının geleceğe yapılan en değerli yatırım olduğunu vurgulayan organizasyon, bölge halkı tarafından da takdirle karşılandı. Ümmühani Kara’nın sosyal sorumluluk alanındaki çalışmaları, örnek projeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Kültür, eğitim ve dayanışmayı buluşturan bu anlamlı açılış, katılımcılardan tam not aldı. Ağrı’da açılan yeni kütüphane, çocukların hayallerine ve başarı yolculuklarına ilham olacak önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Ankara’dan Ağrı’ya uzanan bu anlamlı dayanışma köprüsü, eğitimin birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Ankaralı Dergisi olarak toplum yararına değer üreten bu tür projeleri okurlarımızla buluşturmaya devam ediyoruz. Ümmühani Kara’nın öncülük ettiği bu anlamlı kütüphane açılışı, eğitime gönül veren herkese ilham veren örnek bir sosyal sorumluluk hikâyesi olarak hafızalarda yerini aldı.

Araştırmacı Yazar Ümmühani Kara, Ankara’da aldığı anlamlı ödülün hemen ardından rotasını Serhat şehri Ağrı’ya çevirdi. VURALSOY Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Azad Medeni Kahraman’ın hayata geçirdiği 14 kütüphanenin toplu açılışında yer alan Kara, binlerce öğrenciyle buluştu, kitaplarını imzaladı ve eğitim adına gerçekleştirilen bu büyük sosyal sorumluluk projesini yerinde inceledi. Kara, bu anlamlı yolculuğu şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisine anlattı.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da önemli bir ödüle layık görüldünüz. Ardından hiç vakit kaybetmeden Ağrı’ya geçerek binlerce öğrenciyle buluştunuz. Bu yoğun tempo sizin için ne ifade ediyor?

Ben ödülleri hiçbir zaman bir varış noktası olarak görmedim. Aksine, her ödülün omuzlarıma daha büyük bir sorumluluk yüklediğine inanıyorum. Ankara’da ve Türkiye genelinde gençlere ve kadınlara yönelik yürüttüğüm eğitim çalışmaları ile son 6 ay içerisinde yayımlanan 2 kitabım vesilesiyle, AHİD Ankara tarafından düzenlenen “Ankara’ya Değer Katanlar” gecesinde ödüle layık görülmenin mutluluğunu yaşadım. Ödülümü, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Sayın Batuhan Mumcu’nun takdim etmesi benim için ayrıca anlamlı ve kıymetliydi. Topluma değer katan projeler üretmeye, insanımıza dokunmaya ve fayda odaklı çalışmalarımıza aynı azim ve kararlılıkla devam ediyorum. Ankara’da kültür, eğitim ve toplumsal farkındalık alanındaki çalışmalarım dolayısıyla aldığım ödül benim için büyük bir onurdu. Ancak o ödülün ardından adeta ayağımın tozuyla Ağrı’ya gittim. Çünkü bana göre gerçek mutluluk; bir salonda ödül almak kadar, bir okul bahçesinde çocukların umut dolu bakışlarına şahit olmaktır. Ödüller insana değer katar; fakat çocukların sevgisi insana anlam kazandırır.

Ağrı’da gerçekleştirilen bu organizasyon sizde nasıl bir iz bıraktı?

Çok sayıda eğitim, kültür ve sosyal sorumluluk projesinin içerisinde bulundum. Ancak Ağrı’da yaşadığım atmosfer bambaşkaydı. Çünkü burada yalnızca kütüphaneler açılmıyordu. Bir şehrin geleceğine yatırım yapılıyordu. Bir şehirde aynı gün 14 kütüphanenin açılması ve bunun yanında yeni bir okulun temelinin atılması, ülkemiz adına umut verici bir tablo oluşturdu. VURALSOY Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Azad Medeni Kahraman’ın memleketine duyduğu sevda ve vefayı böylesine kalıcı eserlerle göstermesi gerçekten takdire şayan bir duruştur.

Program boyunca öğrencilerle de bir araya geldiniz. O anları nasıl anlatırsınız?

Bir yazar için en büyük mutluluk okurlarıyla buluşmaktır. Ağrı’da binlerce öğrencimizle bir araya geldim. Saatler boyunca kitaplarımı imzaladım. Onlarla sohbet ettim. Hayallerini dinledim. Gözlerindeki heyecanı gördüm. Her imza benim için yalnızca bir kitabın ilk sayfasına atılan imza değildi. Belki de bir çocuğun geleceğine duyduğu inancın ilk satırıydı. O gün kurduğumuz her cümle, dokunduğumuz her yürek ve hediye ettiğimiz her kitap uzun yıllar unutulmayacak hatıralar bıraktı.

Açılışı gerçekleştirilen kütüphaneleri de gezdiniz. Neler hissettiniz?

Program süresince açılışı yapılan 14 kütüphanenin tamamını ziyaret etme fırsatı buldum. Her biri büyük bir özenle hazırlanmıştı. Sadece kitapların bulunduğu mekânlar değil; öğrencilerin düşüneceği, araştıracağı, hayal kuracağı ve kendisini geliştireceği gerçek yaşam alanları oluşturulmuştu. Raflarda dizilen binlerce kitaba baktığımda içimden şu cümle geçti: “Bugün yerleştirilen her kitap, yarın bir çocuğun kaderini değiştirebilir.” İşte bu yüzden bu projeyi yalnızca bir eğitim yatırımı değil; kültüre, düşünceye ve medeniyetimize yapılan çok güçlü bir yatırım olarak görüyorum.

Açılışı yapılan kütüphanelerden birine Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin, diğerine ise Sayın Emine Erdoğan’ın adının verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Her kütüphaneye bir isim verilmiş, lakin; bu tercihlerin sembolik olmanın ötesinde önemli mesajlar taşıdığına inanıyorum. Bir kütüphaneye Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin adının verilmesi; eğitime, milli birlik ve kültürel değerlere verilen önemin gelecek nesillere aktarılması açısından anlamlıdır. Sayın Bahçeli’nin açılışa gönderdiği çelenk ve Ağrılı hemşerilerimize ilettiği selam da bu anlamlı projeye verdiği kıymetli desteğin bir göstergesi olmuştur. Diğer taraftan, Sayın Emine Erdoğan adına oluşturulan kütüphane de eğitime, okuma kültürüne ve çocukların gelişimine yönelik uzun yıllardır yürüttüğü çalışmaların bir nişanesi niteliğindedir. Onların temsil ettiği değerler bu kütüphanelerde yetişecek nesillerle yaşamaya devam edecektir.

Sizce kitap çocukların hayatında nasıl bir değişim oluşturuyor?

Kitap sadece bilgi vermez. İnsana düşünmeyi öğretir. Vicdan kazandırır. Hayal kurdurur. Ufuk açar. Bugün yapay zekânın konuşulduğu bir çağdayız. Ancak yapay zekâyı geliştirecek olan da, doğru kullanacak olan da yine okuyan insan olacaktır. Bu yüzden okumak artık sadece bir alışkanlık değil, geleceği yönetebilmenin temel şartıdır.

Ağrı’da sizi en çok etkileyen şey ne oldu?

Samimiyet, Misafirperverlik… Ve çocuklarımızın öğrenmeye duyduğu büyük heyecan… Her okulda aynı coşkuyu gördüm. Her öğretmende aynı fedakârlığı hissettim. Her öğrencide aynı umut vardı. Bu ziyaret benim için sadece bir program değildi. Hayatım boyunca unutmayacağım çok kıymetli bir hatıra oldu.

Son olarak gençlere ne söylemek istersiniz?

Hayallerinizden vazgeçmeyin. Çünkü bazen tek bir kitap, insanın bütün hayatını değiştirebilir. Okuyun… Araştırın… Sorgulayın… Üretin… Ve kendinize inanmaktan asla vazgeçmeyin. Bugün Ağrı’da açılan bu kütüphanelerden; geleceğin bilim insanları, akademisyenleri, sanatçıları, mühendisleri, yazarları ve devlet adamları yetişecektir. Eğer benim imzaladığım bir kitap, bir çocuğun hayal kurmasına vesile olursa; işte o gün aldığım bütün ödüllerin gerçek karşılığını bulmuş olacağım. Çünkü bir yazarın en büyük ödülü, okurunun hayatına dokunabilmektir.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın