Geleceği Başarı ve Güvenle İnşa Etmek!
Sigorta sektöründe güven kavramını merkeze alan çalışmalarıyla dikkat çeken, Grup ES Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Esra Durlanık Yıldız; aynı zamanda Ankara Siteler Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ASSİD), Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD), Çankırı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ÇASİD), Başkent Sigorta Acenteleri Derneği (BASİAD), Polatlı Bürokrat ve işadamları derneği (POBİAD), Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) ve TOHUMLUK Sosyal Yardımlaşma, Eğitim , Kültür ve Sanat Vakfı üyesi olarak iş dünyası ile toplumsal sorumluluğu bir arada yürüten kadın bir girişimci. Kendisiyle hem sektör vizyonunu hem de sosyal çalışmalarını konuştuk. İyi okumalar dileriz.
Sigorta sektörüne adım atma hikâyeniz nasıl başladı? Bu yolculukta sizi motive eden temel unsur neydi?
Sigorta sektörüne adım atma hikâyem, o dönemde çalıştığım firmada acenteliğin “gereksiz ve zaman kaybı” olduğu yönündeki görüşe duyduğum itirazla başladı. Bu bakış açısının aksine, doğru yapılandırılmış bir acenteliğin hem müşteriye hem de sektöre değer kattığına inanıyordum. Bu inançla kendi acenteliğimi kurarak sigorta sektöründeki yolculuğuma ilk adımı attım. Dışarıdan bakıldığında yalnızca poliçe ve teminat hesaplamalarından ibaret gibi görünen bu alanın özünde aslında “insana dokunmak” vardır. Geleceği güvence altına almak ve bireylerin en hassas anlarında yanlarında olmak, benim için mesleki bir sorumluluğun ötesinde insani bir değerdir. Riskleri doğru analiz ederek güvenli bir yaşam ekosisteminin inşasında rol almak, benim bakış açıma göre teknik bir süreçten çok toplumsal fayda üretme amacıdır. Zamanla bu motivasyon kurumsal bir vizyona dönüştü ve kendi markamı oluşturma kararlılığına evrildi. Bugün, insan odaklı bu yaklaşımı profesyonel bir disiplinle bir araya getirmenin ve gururunu yaşıyorum.
Grup ES Sigorta’yı kurarken nasıl bir vizyon ortaya koydunuz?
Grup ES Sigorta’yı kurarken önceliğim güven, samimiyet, şeffaflık, farkındalık ve sürdürülebilirlikti. Biz sadece poliçe düzenleyen bir kurum değil; müşterilerinin ihtiyaçlarını anlayan, onlara özel çözümler geliştiren bir iş ortağı olmayı hedefledik. Sigortacılığın teknik yönü kadar iletişim tarafının da güçlü olması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle ekip yapımızı da danışmanlık bakış açısıyla şekillendirdik. Amacımız, her müşterimizin “yalnız değilim” duygusunu hissetmesi ve sorun ne olursa olsun çözüm odaklı olmak. Sektörde fark yaratan; sahada sektörel sorun tespiti yapan, çözüm modeli geliştiren, sigorta bilinci artıran ve sektör güvenini güçlendiren bir misyon benimsedim.
Kadın girişimci olarak iş dünyasında yer almak sizin için ne ifade ediyor?
Kadın girişimci olmak benim için sadece bir ünvan değil; toplumsal sorumluluk da taşıyan bir kimlik. İş dünyasında kadınların daha görünür ve karar mekanizmalarında daha etkin olması gerektiğine inanıyorum. Elbette zaman zaman zorluklar yaşanabiliyor; ancak kararlılık, sabır, disiplin ve vizyonla bu engeller aşılabiliyor. Bu zorlukları aşmak güçlü, dayanıklı ve stratejik düşünmenizi sağlıyor. Başarı hikâyelerimizin başka kadınlara ve genç nesillere ilham olması en büyük kazanımımız. “Güçlü Kadınlar” evrendeki olumsuzlukları olumlu hale getirerek çevresine faydalı olurlar. Çünkü güçlü kadınların çoğalması demek, güçlü aile, güçlü bir ekonomi ve daha dengeli bir toplum demektir.
ASSİD, GGYD, ÇASİD, BASİAD, POBİAD, EDEDER, TOHUMLUK Sosyal Yardımlaşma, Eğitim, Kültür ve Sanat Vakfı üyelikleriniz iş hayatınıza nasıl katkı sağlıyor?
Sivil toplum kuruluşları, iş dünyasının yalnızca ticari değil aynı zamanda sosyal bir aktör olduğunu da hatırlatıyor. ASSİD, GGYD, ÇASİD, BASİAD ve POBİAD gibi yapılar; iş insanlarının ortak akıl üretmesini, güçlü bir network oluşturmasını ve birlikte değer yaratmasını sağlıyor. Bu platformlarda yer almak hem vizyonumu genişletiyor hem de sosyal sorumluluk bilincimi canlı tutuyor. Tohumluk Sosyal Yardımlaşma, Eğitim, Kültür ve Sanat Vakfı ise geleceğe yatırım yapmanın önemini bize her daim hatırlatan çok kıymetli bir yapı. Kırsal yaşamın tüm gereksinimlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak toplumsal fayda üretmeyi amaçlayan vakıf, logosunda yer alan karahindibadan aldığı ilhamla ülkemizin birçok köyünde umut tohumları ekmeye devam ediyor. El birliğiyle ve gönülden yapılan her çalışmanın mutlaka güzel sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Gönüllülük esasıyla görev aldığım Tohumluk Vakfı’nda toplumsal sorunlara değinmek ve çözüm üretmek bana büyük bir huzur ve mutluluk veriyor. Hayatta yalnızca para kazanmanın değil, değer üretmenin daha anlamlı olduğunu hissetmek ve bu güçlü ekibin bir parçası olmak benim için büyük bir gurur. İş hayatında sürdürülebilir başarının ancak toplumsal fayda ile mümkün olduğuna inanıyorum.
Sigorta sektöründe bugün en çok hangi konularda bilinç artışına ihtiyaç olduğunu düşünüyorsunuz?
Sigorta hayatımızın içinde yer alan ve hayata değer katan en önemli güvence mekanizmalarından biridir. Bireylere ve kurumlara finansal güvence sağlayarak belirsiz nakit akışının önüne geçer, olası risklerin ekonomik etkisini minimize eder. Buna rağmen sigortanın hâlâ bir “masraf” olarak görülmesi, sektör adına en büyük bilinç eksikliklerinden biridir. Oysa sigorta bir gider kalemi değil; güvence, uzun vadeli bir yatırım ve geleceğin teminatıdır. Bu nedenle her fırsatta vurguladığımız gibi: “Sigorta acenteden alınır.” Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz konu, sigortalıların risklerini doğru tanıması, olası kayıpların finansal boyutunu anlaması ve kendilerine uygun ürünleri bilinçli şekilde seçebilmesidir. Risk yönetiminin sigortalıya doğru anlatılması ve satış sonrası hizmetlerin eksiksiz sunulması, sektörel bilinç düzeyini önemli ölçüde artıracaktır. Doğru poliçenin yapılması, poliçe okuma alışkanlığının kazanılması ve risk gerçekleşmeden önce gerekli önlemlerin alınması; maddi ve manevi kayıpları en aza indirir. Sigorta bilincinin yaygınlaşması; toplumsal dayanıklılığı artırır, kayıtlı ekonomiyi destekler ve riskleri yönetilebilir kılar. Poliçe okuma yetkinliğinin artırılması, kurallara uyum ve risk farkındalığı, hayatı daha güvenli ve öngörülebilir hâle getirir. Bu noktada bizlere düşen en önemli görev; doğru poliçeyi doğru analizle sunmak, şeffaf ve anlaşılır bilgilendirme yapmak ve sigortalılarımıza güvenilir bir rehberlik sağlamaktır.
İş yoğunluğu içinde sosyal sorumluluk çalışmalarına zaman ayırmayı nasıl başarıyorsunuz?
Zaman yönetimi girişimcilikte en kritik unsurlardan biri. Ancak ben sosyal sorumluluk çalışmalarını iş hayatımdan ayrı görmüyorum. Aksine bu çalışmalar bana enerji ve motivasyon kazandırdığını düşünüyorum. Topluma katkı sunmak, işimde daha anlamlı bir perspektif geliştirmemi sağlıyor. Bir denge kurduğunuzda, sosyal fayda üretmek yük değil aynı zamanda ilham kaynağı oluyor.
Gelecek hedefleriniz neler? Hem sektör hem de toplumsal çalışmalar açısından nasıl bir yol haritası çiziyorsunuz?
Öncelikli hedefim, Grup ES Sigorta’nın kurumsal yapısını daha da güçlendirerek sektörde güvenle anılan bir marka konumunu pekiştirmektir. Dijitalleşmeye ve yenilikçi çözümlere yatırım yapmayı önemsiyoruz. Türkiye’de acentelik yapan meslektaşlarımızın sorunlarına çözüm üretmek, Sigorta Sektöründe Kurumsal ve bireysel ihtiyaçları ve sorunları tespit ederek çözüm üretmek ve sigorta sektörüne bu anlamda katkı sağlamayı istiyorum. Aynı zaman da risk yönetimiyle birlikte sigorta bilincinin yaygınlaşmasını sağlayarak poliçe okuma yeteneğini sağlamak ve kurallara uyarak hayattaki riskleri azaltmak ve hayatı kolaylaştırmanın işimin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte, kadın girişimciliğini destekleyen projelerde daha aktif rol almak ve gençlere ilham verecek platformlarda da yer almak istiyorum. Başarıyı yalnızca finansal büyüme ile değil; yarattığımız değer ve bıraktığımız iz ile ölçüyorum.




