Her Fıtık Ameliyatlık Değil!

“Kişiye özel egzersiz ve rehabilitasyon programları tedavinin temelini oluşturur.”

Bel fıtığı söz konusu olduğunda akıllara ilk gelen seçenek hâlâ ameliyat… Oysa tıp dünyası artık çok daha fazlasını söylüyor. Prof. Dr. Cahit Kural, şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisine konuk olarak, bel fıtığında yıllardır süregelen yanlış algıları, ameliyatsız ve minimal invaziv tedavilerin geldiği noktayı ve “doğru hasta–doğru yöntem” dengesinin neden hayati olduğunu anlattı. Ağrının kader olmadığını vurgulayan Kural, modern tıbbın sunduğu seçeneklerle bel fıtığına bakış açısını yeniden tanımlıyor. Keyifli geçen röportajımız sizlerle, iyi okumalar dileriz.

Röportaj: Hatice Şeyma Basut 

Bel fıtığı denildiğinde çoğu kişinin aklına hâlâ ameliyat geliyor. Bu algı neden hâlâ güçlü?

Bel fıtığı uzun yıllar boyunca “ameliyatlık bir sorun” olarak anlatıldı. Ağrı şiddetli olunca hastalar da doğal olarak en kesin çözümü arıyor. Oysa bugün biliyoruz ki bel fıtığı tek tip bir hastalık değil. Aynı MR görüntüsü, iki farklı kişide tamamen farklı şikâyetlere yol açabiliyor.

İlerleyici güç kaybı olmayan, idrar–gaita kontrolü etkilenmemiş, özellikle küçük ve orta boy fıtığı olan hastalarda ameliyatsız tedavilerle yüz güldürücü sonuçlar alabiliyoruz. Kısacası her bel fıtığı ameliyat gerektirmez; önemli olan doğru hastayı ayırt edebilmektir.

Ameliyatsız bel fıtığı tedavilerinde bugün hangi modern yaklaşımlar öne çıkıyor?

Ameliyatsız tedavilerde temel hedefimiz ağrıyı azaltmak ve hastayı yeniden günlük yaşamına kazandırmaktır. Bunun için birkaç yöntemi birlikte kullanıyoruz.

Kişiye özel egzersiz ve rehabilitasyon programları tedavinin temelini oluşturur. Bunun yanında, seçilmiş hastalarda ağrının kaynağına yönelik enjeksiyon tedavileriyle hızlı rahatlama sağlanabilir. Daha ileri aşamada ise, disk içi basıncı hedef alan minimal invaziv yöntemler devreye girer.

Buradaki fark; her hastaya aynı yöntemi değil, hastanın ihtiyacına en uygun yaklaşımı sunabilmektir.

Nükleoplasti son yıllarda neden bu kadar konuşuluyor?

Nükleoplasti, ameliyat ile klasik tedaviler arasında önemli bir alternatif. En büyük avantajı, minimal invaziv olması. Dokuya zarar vermeden, disk içindeki basıncı azaltmayı hedefler.

Doğru hastada uygulandığında ağrıda belirgin rahatlama sağlar ve iyileşme süreci oldukça hızlıdır. Özellikle küçük ve orta boy, dışarı tamamen kopmamış fıtıklarda ideal bir seçenek olabilir. Elbette her fıtık için uygun değildir; hasta seçimi burada belirleyici unsurdur. 

Nükleoplasti sonrası hastaları nasıl bir süreç bekliyor?

Hastaların en sık sorduğu soru şudur: “Ne zaman normale dönerim?”

Çoğu hastada kısa sürede günlük yaşama dönüş mümkündür. Ancak burada önemli olan hız değil, doğru ilerlemektir.

İşlem sonrası dönemde kontrollü hareket, kısa bir koruma süreci ve ardından planlı egzersiz programı büyük önem taşır. Ağrı geçse bile, belin doğru kullanımı öğrenilmezse sorun tekrarlayabilir.

En sık yapılan hata, “işlem bitti, her şey düzeldi” düşüncesidir. Oysa kalıcı iyileşme, doğru yaşam alışkanlıklarıyla mümkündür.

Ameliyatsız tedavilerde başarıyı en çok ne belirliyor?

Başarının anahtarı üç kelimede özetlenebilir: doğru hasta, doğru zaman, doğru uygulama.

Bunların içinde en kritik olanı doğru hasta seçimidir. Çünkü yanlış hastada en iyi yöntem bile beklenen faydayı sağlamaz.

Zamanlama ve hekim deneyimi de bu süreci tamamlayan unsurlardır. Hepsi bir araya geldiğinde ameliyatsız tedaviler son derece etkili olabilir.

Son olarak okurlarımıza vermek istediğiniz mesaj nedir?

Bel fıtığı bir kader değildir. Ameliyat bazı hastalar için gerekli ve hayat kurtarıcıdır; ancak herkes için tek çözüm değildir. Günümüzde, doğru hastalarda başarılı sonuçlar veren ameliyatsız ve minimal invaziv yöntemler mevcuttur.

Önemli olan, kulaktan dolma bilgilerle değil; doğru değerlendirme ve kişiye özel bir tedavi planıyla ilerlemektir. Ve unutulmamalıdır ki, tedavinin kalıcılığı çoğu zaman işlemden değil, sonrasında sürdürülen doğru yaşam biçiminden gelir.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın

Bu kapanacak 0 saniye