Sınav Bir Gün, Hazırlık Uzun Bir Yolculuk!

Röportaj: Şeyma Basut Fotoğraf : Çağdan Montaş

Sınav başarısı, yalnızca son gün verilen cevaplarla değil; aylar boyunca kurulan çalışma düzeni, zamanında fark edilen eksikler ve sürdürülebilen motivasyonla şekilleniyor. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu Emrah İskender, uzun yıllara yayılan rehber öğretmenlik ve okul yöneticiliği deneyimini bugün bireysel öğrenci danışmanlığına taşıyor. Her öğrencinin akademik düzeyini, çalışma alışkanlıklarını ve hedeflerini ayrı ayrı değerlendirerek kişiye özel bir yol haritası oluşturmayı önemseyen İskender, hazırlık sürecinde düzenli takibin ve gerektiğinde planı yeniden şekillendirmenin belirleyici rolüne dikkat çekiyor. Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi’ne konuk olan Emrah İskender ile sınav hazırlığında öğrenci koçluğunu, sınav kaygısıyla baş etmede desteğin önemini ve öğrencinin kendi çalışma disiplinini kazanmasına uzanan yolculuğu konuştuk. İyi okumalar dileriz.

Eğitim alanında uzun yıllar çalıştınız. Bugün yürüttüğünüz bireysel öğrenci danışmanlığını nasıl tanımlıyorsunuz?

Rehber öğretmenlik ve okul yöneticiliği yaptığım yıllarda öğrencilerin ihtiyaçlarını farklı açılardan görme fırsatım oldu. Bir öğrencinin hangi konuda zorlandığını bilmek önemli; fakat o güçlüğün günlük çalışma düzenine nasıl yansıdığını da anlamak gerekiyor. Bireysel öğrenci danışmanlığında önce öğrenciyi tanımaya, ardından onun hedeflerine ve mevcut durumuna uygun bir yol haritası oluşturmaya odaklanıyorum. Bu süreçte amaç, öğrenciye yalnızca ne çalışacağını söylemek değil; planını uygulayabileceği ve zaman içinde sürdürebileceği bir düzen kurmasına yardımcı olmak.

“Sınav bir gün, hazırlık uzun bir yolculuk” diyorsunuz. Bu yaklaşım neyi anlatıyor?

Sınav günü elbette önemli, ancak o gün gösterilen performans uzun bir hazırlık sürecinin sonunda ortaya çıkıyor. Öğrencinin çalışma alışkanlıkları, eksiklerini fark etme biçimi, zamanını kullanması ve zorlandığında nasıl devam ettiği bu yolculuğun parçaları. Yalnızca son haftalara odaklanıldığında sürecin bütünü gözden kaçabiliyor. Bu nedenle hazırlığı küçük ama düzenli adımlarla ele almak gerektiğini düşünüyorum. Öğrencinin nerede olduğunu bilmesi, bir sonraki adımını görmesi ve ilerlemesini takip edebilmesi, sınav gününe daha hazırlıklı ulaşmasına katkı sağlar.

Bir öğrenciyle çalışmaya başladığınızda ilk olarak nelere bakıyorsunuz?

Her şeyden önce öğrencinin akademik durumunu ve çalışma alışkanlıklarını anlamaya çalışıyorum. Hangi derslerde desteğe ihtiyaç duyuyor, gününü nasıl planlıyor, belirlediği hedef ile mevcut çalışma düzeni birbirine ne kadar uyuyor? Bunlar önemli sorular. Bazen öğrenci çalışmak istiyor ama nereden başlayacağını bilemiyor; bazen de bir programı var fakat onu sürdürmekte zorlanıyor. Aynı görünen iki durumun çözümü farklı olabilir. Bu yüzden önce ihtiyaçları belirlemek, ardından öğrencinin uygulayabileceği gerçekçi bir plan oluşturmak gerekiyor.

Kişiye özel çalışma planını standart bir programdan ayıran nedir?

Öğrencilerin öğrenme biçimleri, akademik seviyeleri ve hedefleri birbirinden farklı. Herkese aynı çalışma süresini veya aynı ders sıralamasını önermek bu farklılıkları karşılamayabilir. Kişiye özel planda öğrencinin öncelikleri belirleniyor: Hangi konuya daha fazla zaman ayırmalı, hangi eksikleri önce tamamlamalı, mevcut temposu neyi sürdürebilmesine izin veriyor? Planın güçlü yanı, öğrencinin yaşamından kopuk bir liste olmaması. Uygulandıkça değerlendirilebilen, ihtiyaç değiştiğinde yeniden düzenlenebilen bir çalışma çerçevesi sunması.

Bir program hazırlamak neden tek başına yeterli olmuyor?

İyi hazırlanmış bir program, ancak günlük hayatta uygulanabildiğinde anlam kazanır. Öğrenci bazı haftalar planladığından farklı ilerleyebilir; belirli bir konuda beklediğinden fazla zamana ihtiyaç duyabilir. Böyle durumlarda yalnızca programa bakıp “uygulanmadı” demek yeterli değil. Neden aksadığını anlamak ve gerekirse planı yeniden şekillendirmek gerekir. Düzenli takip, öğrencinin ilerlemesini görmesine de yardımcı olur. Böylece çalışma süreci, hazırlanıp bir kenara bırakılan bir çizelge olmaktan çıkar; öğrencinin ihtiyaçlarına göre yaşayan bir düzene dönüşür.

Sınav hazırlığında öğrencilerin motivasyonunu koruması konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?

Motivasyonu sürekli aynı düzeyde tutmak gerçekçi bir beklenti değil. Uzun bir hazırlık sürecinde öğrencinin yorulduğu, kaygılandığı veya ilerleyemediğini düşündüğü zamanlar olabilir. Önemli olan, böyle dönemlerde tüm çalışmanın durmasına izin vermeden öğrencinin yeniden yön bulmasını sağlamak. Ulaşılabilir hedefler belirlemek ve kaydedilen gelişmeyi görünür kılmak bu açıdan değerli. Öğrencinin kendisini yalnız hissetmemesi, yaşadığı güçlüğü konuşabilmesi ve önündeki adımı net biçimde görebilmesi de süreci sürdürmesine yardımcı olur.

Aileler bu süreçte öğrencilerine nasıl destek olabilir?

Ailelerin ilgisi öğrenci için kıymetli. Ancak bu ilginin öğrencinin ihtiyaçlarını anlamaya dönük olması gerekiyor. Yalnızca sonuçları veya çalışma saatlerini konuşmak yerine, öğrencinin hangi noktada zorlandığını dinlemek daha yapıcı bir başlangıç olabilir. Her öğrencinin temposu ve desteğe ihtiyaç duyduğu alan farklıdır. Bu nedenle aile ile öğrenci arasında açık bir iletişim kurulması, hedeflerin ve beklentilerin daha sağlıklı değerlendirilmesini sağlar. Öğrencinin çabasını da görmek, sınav hazırlığını yalnızca alınacak bir puana indirgememek açısından önem taşır.

Öğrencilerin bu yolculuğun sonunda sınav sonucunun ötesinde ne kazanmasını hedefliyorsunuz?

Öğrencinin kendi çalışma düzenini tanımasını ve yönetebilmesini önemsiyorum. Hangi yöntemle daha verimli çalıştığını, bir eksiği fark ettiğinde nasıl hareket edeceğini ve zamanını nasıl planlayacağını öğrenmesi değerli bir kazanım. Sınavlar eğitim hayatının belirli dönemlerinde karşımıza çıkıyor; çalışma alışkanlığı ise daha uzun süre bizimle kalıyor. Bu yüzden hedefim, öğrencinin hazırlık boyunca yalnızca bilgi biriktirmesi değil, kendi ilerleyişinde daha etkin bir rol üstlenmesi. Sınav bir gün sürüyor; o güne hazırlanırken edinilen alışkanlıklar ise öğrencinin sonraki adımlarına da eşlik edebiliyor.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın