Köklere Bağlı, Geleceğe Açık!

“Bugün geldiğim noktada, kendi yolumu bulmamı sağlayan en önemli şeyin köklere bağlı kalırken yeniliğe açık olmak olduğunu düşünüyorum.”

Türkiye’nin en köklü sirke ve sos üreticilerinden Yeni Kavaklıdere’nin yönetim kurulu üyesi Aslı Yıldırımoğlu, şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisine konuk oldu. Kariyer yolculuğundan kadın lider olarak sektörde karşılaştığı zorluklara, inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonundan uluslararası hedeflerine kadar samimi ve ilham verici deneyimlerini paylaştı. “Köklere bağlı kalırken yeniliğe açık olmak” prensibiyle markayı geleceğe taşıyan Yıldırımoğlu, genç kadın girişimcilere de cesaret verici tavsiyelerde bulundu. Keyifli geçen röportajımız sizlerle, iyi okumalar dileriz.

Röportaj: Hatice Şeyma Basut

Aslı Hanım, kariyer yolculuğunuzu merak ediyoruz. Yeni Kavaklıdere’de yönetim kademesine yükselene kadar sizi en çok şekillendiren deneyimler ve dönüm noktaları neler oldu?

Üniversiteyi bitirdikten sonra hiç vakit kaybetmeden aile şirketimiz Yeni Kavaklıdere’de çalışmaya başladım. 1952 yılında dedem Ahmet Yıldırımoğlu tarafından kurulan bu köklü marka, bugün Türkiye’nin en büyük sirke ve sos üreticisi konumunda.
Kariyerimin ilk yıllarında, özellikle üretim, pazarlama ve kalite yönetimi alanlarında deneyim kazanmak benim için çok kıymetliydi.

Bu süreçte hem teorik bilgimi sahadaki pratikle birleştirdim hem de işin mutfağında olmanın önemini fark ettim.

Yönetim kademesine yükselirken, en büyük öğretmenim “deneyim” oldu. Her zorluk, bana hem sabrı hem de insan yönetimini öğretti. Bugün geldiğim noktada, kendi yolumu bulmamı sağlayan en önemli şeyin köklere bağlı kalırken yeniliğe açık olmak olduğunu düşünüyorum.

Kadın bir lider olarak, gıda sektöründe kendinize özgü bir yol çizmek zorlayıcı oldu mu? Bu süreçte karşılaştığınız en önemli engeller ve bunları aşma yöntemleriniz nelerdi?

Başlangıçta, bir kadın olarak bazı alanlarda kendinizi fazladan kanıtlamanız gerektiğini hissetmek kaçınılmaz oluyor. Ben bu durumu bir yük olarak değil, fark yaratmak için bir fırsat olarak gördüm.

Zorluklarla karşılaştığımda, her zaman sahada ve ekip içinde aktif olarak yer aldım; çünkü insanlarla doğrudan iletişim kurmak, engelleri aşmanın en etkili yolu. Bu süreç bana, liderliğin sadece karar almak değil, aynı zamanda güven ve ilham vermek olduğunu öğretti.

Yeni Kavaklıdere’yi farklı kılan vizyonunuz nedir? Şirketin bugününü ve yarınını şekillendiren temel değerler hangi alanlarda öne çıkıyor?

Bizim vizyonumuzun merkezinde kalite, güven ve sürdürülebilirlik var. Yeni Kavaklıdere, köklü bir geçmişe sahip ama biz geçmişe takılı kalmadan geleceğe bakan bir markayız. 

Her ürünümüzün arkasında hem bilimsel bir titizlik hem de insani bir özen var. BRC standartlarına uygun üretim yaparken, aynı zamanda geleneksel lezzet anlayışını da korumaya çalışıyoruz.

Kısacası bizi farklı kılan şey, aile sıcaklığıyla kurumsal disiplini birleştiren bir yapıya sahip olmamız.

Sürdürülebilirlik, inovasyon ve tüketici odaklılık günümüz gıda sektöründe kritik konular. Sizce kadın lider bakış açısı bu alanlarda nasıl bir avantaj sağlıyor?

Kadın liderlerin doğasında empati, özen ve uzun vadeli düşünme vardır. Bu özellikler, sürdürülebilirlik gibi konularda çok kıymetli bir bakış açısı kazandırıyor.

Benim için inovasyon sadece yeni bir ürün çıkarmak değil; üretimde, iletişimde, hatta ekip yönetiminde daha verimli ve insana dokunan yöntemler bulmaktır.

Tüketicilerle empati kurmak, onların beklentilerini anlamak da yine kadın bakış açısının getirdiği doğal bir avantaj diye düşünüyorum.

Gelecek 5-10 yılda Yeni Kavaklıdere’yi hangi hedeflerle görmek istiyorsunuz? Bu hedeflere ulaşmada öncelikli stratejileriniz neler?

Gelecek 5-10 yılda Yeni Kavaklıdere olarak hedefimiz, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da güçlü bir marka haline gelmek. Sirke, sos ve içecek grubunda ihracat payımızı artırarak markamızı daha fazla ülkede görünür kılmak istiyoruz.

Bu doğrultuda hem mevcut ürünlerimizi dünya standartlarında geliştirmeye hem de tüketici beklentilerine uygun yenilikçi ürünler yaratmaya odaklanıyoruz.

Aynı zamanda sürdürülebilir üretim anlayışımızı koruyarak çevre dostu ambalaj çözümleri, modern üretim teknolojileri ve dijitalleşme yatırımlarımızı hızlandırıyoruz.

Tüm bu çalışmaların merkezinde ise çalışanlarımız, tüketicilerimiz ve iş ortaklarımız var.

Biz büyümeyi yalnızca üretim kapasitesiyle değil, değer yaratan, ilham veren bir marka kültürü ile ölçüyoruz.

Yeni Kavaklıdere olarak önümüzdeki dönemde hem Türkiye’nin gururu olmaya devam etmek hem de dünyada söz sahibi bir gıda markası haline gelmek istiyoruz.

Genç kadın girişimcilere ve sektöre adım atmayı düşünen profesyonellere vereceğiniz en önemli tavsiyeler ne olurdu? Kendi deneyimlerinizden hangi dersleri paylaşmak istersiniz?

Her şeyden önce cesur olun. Bazen çevreniz size “zor”, “erkek işi” ya da “riskli” diyebilir ama inandığınız bir hedef varsa, o yolda kararlı adımlar atın.

Benim öğrendiğim en önemli ders şu oldu: Başarıya giden yolda mükemmel olmanıza gerek yok; istikrarlı olmanız yeterli.

Ve asla yalnız değilsiniz, her güçlü kadın, diğer kadınlara ilham olma potansiyeline sahiptir.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın