Bırak Gülüşün Dünyayı Değiştirsin!
Şehrin en çok okunan Ankara Life Dergisi, Diş Hekimi Mehtap Ketenci’yi konuk etti. Estetik diş hekimliği alanında kazandığı başarılar ve yenilikçi yaklaşımıyla dikkatleri üzerine çeken Mehtap Ketenci, bu özel röportajında, diş sağlığına dair önemli ipuçları ve estetik tedavilerin geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Ankara’nın sağlık alanındaki önde gelen isimlerinden biri olan Ketenci, sadece işine duyduğu tutku ile değil, aynı zamanda hastalarına verdiği güvenle de tanınıyor. Ankara Life, Mehtap Ketenci’nin kariyer yolculuğuna ve diş hekimliği dünyasında fark yaratma yolundaki vizyonuna ışık tutuyor. Ketenci’nin hastaları ve meslektaşlarıyla olan ilişkilerinden, estetik diş hekimliğine dair yeni bakış açılarına kadar pek çok konuyu sizler için derledik. İyi okumalar dileriz.
Mehtap Ketenci kimdir? Diş hekimliği serüveniniz nasıl başladı ve bu yolculuk sizi bugün bulunduğunuz noktaya nasıl taşıdı?
Diş hekimliği serüvenim Hacettepe Üniversitesi’nden mezuniyetimle başladı. 15 yıllık meslek hayatımda edindiğim bilgi ve deneyimi 2014 yılında kurduğum DentisLife Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği ile pekiştirdim. DentisLife benim için sadece bir klinik değil, aynı zamanda benim ilk göz ağrım. Oğlumun ablası gibi… Fiziksel olarak bir çocuk sahibi gibi görünsem de, kedilerimle birlikte dört çocuğum var, ama DentisLife her zaman ilk göz ağrım oldu. Bugün, DentisLife, etik duruşu ve kadın liderliğinde büyüyen yapısıyla Ankara’nın en saygın kliniklerinden biri haline geldi.
Diş hekimliğini sadece bir meslek olarak değil, aynı zamanda bir yaşam vizyonu haline getirdiğinizi biliyoruz. Sizi farklı kılan çalışma prensipleriniz ve mesleki duruşunuzu nasıl tanımlarsınız?
Diş hekimliği, sadece ağız içi tedaviler değil, beden, zihin ve ruh arasında bir denge kurma sanatı benim için. DentisLife’ta ağız sağlığını sadece dişlerle sınırlı görmüyoruz. Sindirim sisteminin ilk halkası olan ağız, tüm vücudun dengesini etkiliyor. Bu yüzden kliniğimizde, ağız sağlığını korurken aynı zamanda bağırsak mikrobiyotasının dengesini gözetiyoruz. Bu anlayışın sadece biyolojik değil, duygusal bir yönü de var. Dişini yaptıran hastalarımın, hayalindeki işe ya da hayat arkadaşına kavuşan birçok örneğini gördüm. Çünkü insan gülümsemeye başladığında, hayat da ona gülümsemeye başlıyor. Bu bakış açısının meslek pratiğimi farklı kıldığını düşünüyorum. Gülüşü, sadece estetik bir öğe olarak değil, bir yaşam enerjisi olarak kabul ediyorum.
Klinik pratiğinizin yanı sıra, sizi girişimci bir kadın yapan yönleriniz de dikkat çekici. Sağlık alanında girişimci olmak ne gibi sorumluluklar ve riskler getiriyor?
Sağlık alanında girişimci olmak, bana büyük bir sorumluluk yüklüyor. İnsanların sağlığına dokunuyorsunuz, bu çok önemli bir sorumluluk. Diş hekimliği bir ekip işidir, bu yüzden sadece işin teknik yönü değil, ekip ruhunu da yönetmek gerekiyor. DentisLife’ta çoğunlukla kadınlardan oluşan bir ekibimiz var ve bu dinamik, çok güçlü bir iş yapma anlayışı yaratıyor. Sağlık alanındaki riskler, her zaman doğru kararlar almak ve hastalarımızın güvenliğini ön planda tutmakla ilgili. Ama girişimci bir kadın olarak bu riskleri cesaretle göğüslemek ve sürekli olarak yenilikçi çözümler üretmek beni daha güçlü kılıyor.
Diş hekimliği alanında teknolojik dönüşüm hız kesmeden devam ediyor. Siz bu değişimi nasıl okuyorsunuz ve kliniğinizde nasıl bir vizyonla adapte oluyorsunuz?
Teknoloji, diş hekimliğini daha hassas, hızlı ve öngörülebilir hale getiriyor. DentisLife’ta teknoloji, insan yerine değil, insana daha iyi dokunmak için kullanılıyor. Örneğin, yapay zekâ destekli planlama sistemleri ve üç boyutlu dijital ölçümlerle tedavilerimizi çok daha doğru bir şekilde yapabiliyoruz. Ayrıca hastalarımızın tedavi süreçlerini adım adım takip edebileceği bir mobil uygulama da yakında kullanıma sunulacak. Teknolojiyi, soğuk bir araç değil, insana dokunan bir köprü olarak görüyorum. Bu vizyon, hastalarımızın tedavi sürecinde daha fazla şeffaflık ve rahatlık sağlamamıza olanak tanıyor.
Kadın girişimciler genellikle hem iş dünyasında hem de özel yaşamlarında çoklu roller üstleniyor. Siz bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Kadın girişimci olarak bir yandan işimi büyütmeye çalışırken, bir yandan da evimdeki düzeni ve ailemle olan bağlarımı korumaya çalışıyorum. Bu dengeyi kurarken, ekip çalışmasının gücüne inanıyorum. DentisLife’ta herkes, yaptığı işin önemini bilir. Hem işyerinde hem de evde düzenlediğim sosyal etkinlikler, bu dengeyi sağlamama yardımcı oluyor. Ayrıca genç meslektaşlara rehberlik etmek, onlara deneyimlerimi aktarmak da bir tür sorumluluk olarak görüyorum. “Ekip olmak sadece aynı yerde çalışmak değil; aynı duyguyu paylaşmaktır,” diyerek, ekip üyelerimle güçlü bir bağ kurarak bu dengeyi sağlıyorum.
Son olarak; Mehtap Ketenci’nin gelecek vizyonunda neler var? Kısa ve uzun vadede gerçekleştirmek istediğiniz projeler, hayaller ve hedefler neler?
Gelecek vizyonumda, DentisLife’ı sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda tanınan bir marka haline getirmek var. Şu anda Avrupa’dan gelen hastalarımıza yönelik sağlık turizmi projeleri geliştiriyorum. Care+123 konsepti, bu alandaki vizyonumuzu pekiştiriyor. Bu konsept, hastaların cerrahi işlemlerini Türkiye’de, protez aşamalarını ise kendi ülkelerinde tamamlamalarını sağlıyor. Kısa vadede Avrupa pazarına girmeyi ve Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki cazibesini artırmayı hedefliyorum. Uzun vadede ise, DentisLife’ı sağlık ve estetik anlayışını birleştiren, global ölçekte bir lider yapmayı planlıyorum.



