Güzelliğin Sırrı Doğallıkta Gizli!
“Gerçek başarı, müşteri memnuniyetini her zaman öncelik haline getirebilmekten geçer.” (SPOT)
Uzun yıllardır güzellik sektöründe fark yaratan, yenilikçi bakış açısı ve profesyonelliğiyle adından sıkça söz ettiren Serpil Babacan, şimdi de geliştirdiği Türkiye’de eşi benzeri olmayan özel kaş düzeltme tekniğiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Sektörde yılların deneyimini estetik vizyonla harmanlayan Babacan, sadece uygulamalarıyla değil, aynı zamanda güzelliğe bakıştaki farkındalığıyla da ilham veriyor.
Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisine konuk olan Serpil Babacan, güzellik sektöründeki yolculuğunu, özel tekniğinin detaylarını ve bu alanda kariyer yapmak isteyen genç kadınlara verdiği önemli tavsiyeleri bizimle paylaştı. Keyifli okumalar dileriz.
Röportaj: Hatice Şeyma Basut
Serpil Hanım, güzellik sektöründe uzun yıllardır önemli bir yer edindiniz. Sizi bu alana yönlendiren şey neydi? Girişimcilik yolculuğunuz nasıl başladı?
Sektöre oldukça erken yaşlarda, kardeşlerimle birlikte adım attım. Yedi kardeşiz ve beşimiz bu alanda faaliyet gösteriyoruz. Ustalık gerektiren bu mesleğe genç yaşta başlamam, hem deneyim hem de beceri açısından büyük bir avantaj sağladı. Zamanla teknik bilgimi ve estetik bakış açımı geliştirerek, bu birikimi profesyonel bir seviyeye taşıdım.
Dergimize özel olarak paylaştığınız yeni kaş düzeltme tekniğinizin detaylarına geçmeden önce, sizi bu yeniliği geliştirmeye çeken ihtiyaç ya da eksiklik neydi?
Kaş problemleri güzellik sektöründe küçük bir detay gibi görünse de aslında oldukça ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış uygulamalar, hem estetik açıdan hem de cilt sağlığı açısından önemli sorunlara yol açabiliyor. Kaşın doğal formu bozulduğunda yüz ifadesi sertleşiyor ya da yapay bir görünüme bürünüyor. Uzun yıllardır bu sektörde gözlemlediğim en önemli problemlerden biri, hatalı kaş uygulamalarının insanların psikolojisi üzerinde yarattığı olumsuz etkiler oldu. Bu durumu fark edince, hem estetik hem de psikolojik açıdan daha sağlıklı sonuçlar sunabilecek yeni bir teknik geliştirme ihtiyacı hissettim.
Yeni kaş düzeltme tekniğinizin, klasik lazer ve solüsyon yöntemlerinden farkı nedir? Okurlarımıza bu özel yöntemi nasıl tanımlarsınız?
Kaş silme işlemlerinde en yaygın olarak kullanılan iki yöntem; lazerle silme ve solüsyon (kimyasal) ile silme yöntemleridir. Ancak bu klasik yöntemler, kaş kıllarında yanık veya dökülme riski taşıyabilir; ayrıca ciltte renk değişimi, yani hipopigmentasyon ya da hiperpigmentasyona yol açabilir. Bunun yanı sıra, bu işlemler sırasında ciltte yara ve kabuklanma görülebilir, ağrılı bir süreç olması da hassas kaş bölgesinde rahatsızlık yaratabilir. Üstelik tam silme garantisi bulunmadığı gibi genellikle birden fazla seans gerektirir ve seans aralıkları da oldukça uzundur.
Sadece sizin ve kardeşiniz Bahar Hanım’ın uyguladığı bu tekniğin Türkiye’de başka bir örneği bulunmuyor. Peki, bu özel bilgi ve beceriyi bir eğitim programına dönüştürmeyi düşünüyor musunuz?
Uyguladığımız bu teknik, Türkiye’de şu an için başka bir örneği bulunmayan özel bir yöntem. Bu tür işlemler, yüksek düzeyde deneyim, bilgi ve beceri gerektirdiği için bir eğitim programına dönüştürmek oldukça hassas bir süreç. Sektörde bu tekniği doğru şekilde uygulayabilecek yeterli sayıda uzman bulunmadığından, yakın zamanda böyle bir eğitim planımız bulunmuyor. Ancak gelecekte, sektörün gelişimi ve ihtiyaçların artmasıyla birlikte bu durum değişebilir.
Son olarak, güzellik sektöründe yer almak isteyen genç kadınlara ne gibi tavsiyeler verirsiniz? Sizce bu alanda başarılı olmanın sırrı nedir?
Güzellik sektörü, sürekli gelişen ve yeniliklere açık bir alan olduğu için doğru adımlarla ilerleyenler için hem kazançlı hem de tatmin edici bir kariyer fırsatı sunar. Öncelikle kişinin hangi alanda uzmanlaşmak istediğini net bir şekilde belirlemesi çok önemlidir, çünkü bu sektör oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Belirlenen alanda gerekli eğitimleri almak ve sertifikasyon sürecini tamamlamak, sağlam bir temel oluşturur.
Bu meslekte güler yüz, sabır ve empati en büyük sermayedir. Müşteriye yalnızca bir iş olarak değil, güvene dayalı bir ilişki çerçevesinde yaklaşmak gerekir. Gerçek başarı, müşteri memnuniyetini her zaman öncelik haline getirebilmekten geçer.



