Bilimle Güçlenen Ekmek!
Prof. Dr. Nevin Şanlıer ile Türkiye’de Değişen Beslenme Gerçeği ve Promeck Vizyonu!
“Promeck’in farklı yaş gruplarına hitap etmesi onu aile temelli bir besleme çözümü haline getiriyor.
Türkiye’de ekmek yalnızca bir besin değil, kültürel bir alışkanlıktır. Ancak değişen yaşam tarzı, artan obezite oranları ve protein dengesizliği tartışmaları, ekmekle kurduğumuz ilişkiyi yeniden değerlendirmemizi gerektiriyor. Beslenme ve Diyetetik alanında uzun yıllara dayanan akademik ve klinik çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Nevin Şanlıer ile, Türkiye’de değişen beslenme alışkanlıklarını ve Promeck yüksek proteinli ekmeklerin bilimsel temelini konuştuk.
Akademik ve klinik tecrübeniz sağlıklı ürün geliştirme süreçlerine nasıl bir bakış açısı kazandırdı?
Beslenme bilimi yalnızca kalori hesabı değildir. Klinik uygulamalarımda obezite, çocuk ve ergen beslenmesi, kadın sağlığı, yaşlılık ve kronik hastalıklarla ilgili birçok vakayla karşılaştım. Şunu net gördüm: İnsanlar ekmekten uzaklaşmaya çalışıyor, ancak yerine koydukları alternatifler çoğu zaman daha sağlıklı değil. Ben hiçbir zaman yasakçı beslenmeyi savunmadım. Toplumun temel tüketim alışkanlıklarını tamamen ortadan kaldırmak gerçekçi değildir. Doğru yaklaşım, bu temel besinleri bilimsel verilerle daha dengeli hale getirmektir. Eğer ekmek tüketilen bir ülkede yaşıyorsak, ekmeğin besin değerini artırmalıyız. Enerji, karbonhidrat, protein kalitesi, aminoasit dengesi, lif, vitamin, mineral içeriği ile glisemik yanıt ve sindirilebilirlik birlikte değerlendirilmelidir. Promeck ile yapılan çalışma tam olarak bu bakış açısına dayanıyor: Ekmek alışkanlığını korurken, besin öğesi profilini güçlendiriyor.
Türkiye’de protein dengesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’de karbonhidrat tüketimi yüksek, ancak kaliteli protein alımı her yaş grubunda dengeli değil. Özellikle çocuklar, ergenler, ileri yaş ve sporcu, ağır işlerde çalışan bireylerde protein dengesizliği sessiz bir halk sağlığı sorunu haline gelebiliyor. Protein yalnızca sporcular için elzem değildir. Kas sağlığı, bağışıklık sistemi, hücre yenilenmesi, büyüme vb. yaşamsal olaylar için temel gereksinimdir. Proteini “ekstra takviye” değil, günlük beslenme alışkanlıklarının doğal bir parçası haline getirmek gerekir. Promeck’in yaklaşımı da budur: Proteini temel gıdanın içinde, dengeli bir matriks yapısı içinde sunmak.
Yaşlanan nüfus ve kas kaybı bağlamında yüksek proteinli ürünleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yaşlanan nüfusta kas kaybı (sarkopeni) önemli bir sorundur. Literatürde yaşlı bireyler için protein gereksinimi çoğu zaman 1.2–1.5 g/kg/gün aralığında önerilmektedir. Ancak burada kritik olan; Protein kalitesi, esansiyel aminoasit profili karbonhidrat miktarları, enerji ve sindirilebilirlik önemlidir. Uygun planlanmış bir beslenme programı ile birlikte tüketilecek yüksek proteinli 1-2 dilim ekmek destekleyici rol oynayabilir. Promeck’in yaklaşımı yalnızca sporculara değil, kas sağlığını korumak isteyen ileri yaş bireylere de hitap etmektedir.
Çocuk ve ergen beslenmesinde protein dengesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çocukluk ve ergenlik dönemi büyüme, doku yapımı, hormonal değişim ve nörokognitif gelişim açısından kritik bir süreçtir. Bu nedenle protein gereksinimi yalnızca vücut ağırlığının sürdürülmesi için değil, pozitif azot dengesi ve sağlıklı büyüme için gereklidir. Ancak değerlendirme yapılırken temel ilke yaşa uygun, kaliteli ve dengeli protein ve diğer besin öğelerinin alımıdır. Çocuk ve ergen beslenmesinde hedef; yeterli kaliteli ve dengeli protein ve amino asitler alımı olmalıdır. Ekmek, sandviç, tost gibi günlük tüketilen ürünler ile dengeli protein içeriğiyle sunulursa beslenme kalitesi doğal olarak artar. Promeck’in farklı yaş gruplarına hitap etmesi onu aile temelli bir besleme çözümü haline getiriyor.
Gelecekte beslenme bilimi ve fonksiyonel gıdalar alanında sizi en çok heyecanlandıran gelişmeler nelerdir?
Ürün geliştirmede temel referans her zaman kanıta dayalı bilimdir. Ancak tüketici; tat, doku ve alışkanlıklarından vazgeçmez. Başarı; bilimsel validasyon, regülasyon uyumu ve duyusal kabul arasındaki dengeyi kurabilmektir. Gelecek, kişiselleştirilmiş beslenme ve fonksiyonel ürünlerdedir. Artık insanlar sadece doymak için değil sağlıklı, yeterli ve dengeli optimal beslenmeye odaklanmaktadır. Bilimle geliştirilen toplumun günlük hayatına entegre olabilen ürünler geleceğin beslenme modelinde önemli rol oynayacaktır. Promeck’te bilimsel formülasyon geliştirilirken geleneksel ekmek deneyiminin korunması özellikle önemsenmiştir.
Promeck’i Türkiye’de farklı kılan nedir?
Promeck’i farklı kılan unsur yalnızca %20 yüksek protein oranı değildir. Türkiye’de yüksek proteinli ekmek üretimini bir ilk olarak konumlandıran Bilimsel Ar-Ge temelli formülasyon, farklı protein kaynaklarının dengeli kullanımı ve geleneksel ekmek dokusunun korunmasıdır. Promeck ekmekler bünyesinde enerji ve tüm besin öğelerini bulundurmaktadır. Promeck, sporcu ürünü algısını aşarak yani, beslenme anne karnından ölene kadar; çocuktan yaşlıya, annelerden yoğun çalışan bireylere kadar toplumun geniş kesimine hitap etmektedir. Mesele yalnızca yüksek protein değil; toplum sağlığına katkıdır. Sonuç olarak, bilimle geliştirilen ve günlük yaşama entegre edilebilen ürünler geleceğin beslenme modelinde önemli rol oynayacaktır. Promeck, ekmeği bilimsel zeminde yeniden ele alan öncü yaklaşımlardan biridir.



