Fonksiyonel Gıdada Yeni Bir Dil: PROMECK!
- ankaralife
- 15 Ekim 2026
“Ürünün içine daha fazlasını koymak yerine, ürünü daha iyi korumayı seçtik.”
Röportaj: Şeyma Basut Fotoğraf : Ali Ulusoy
Ankara’da üretim yapan Makam Unlu Mamulleri A.Ş., PROMECK markasıyla fonksiyonel gıdaya farklı bir bakış getiriyor. Yüksek protein ve yüksek lif içeriğini; kimyasal koruyucu kullanmadan, lezzetten ödün vermeyen bir ürün anlayışıyla buluşturan marka, şimdi yeni ambalaj teknolojisiyle bu yaklaşımını bir adım daha ileri taşıyor. PROMECK’in yeni dönemini ve markanın “gerçek gıda” yaklaşımını konuştuk.
PROMECK’i daha önce yüksek proteinli ürünleriyle tanıdık. Bugün markayı tek bir cümleyle nasıl tanımlıyorsunuz?
PROMECK’i yalnızca “yüksek proteinli bir unlu mamul” olarak tanımlamak artık bize yeterli gelmiyor. Biz tüketicinin günlük hayatının içerisinde yer alabilecek, yüksek protein ve yüksek lif içeriğini lezzetle bir araya getiren fonksiyonel bir gıda markası oluşturuyoruz. Bizim için fonksiyonel gıda, yalnızca ambalajın üzerine yüksek protein yazmak değildir. Ürünün içeriğinden üretim yöntemine, lezzetinden ambalaj teknolojisine kadar bütünün doğru tasarlanmasıdır. PROMECK’in temel yaklaşımı da tam olarak bu: Yüksek protein. Yüksek lif. Kimyasal koruyucu kullanmadan, gerçek gıdanın kendi lezzetini koruyan bir üretim anlayışı.
“Gerçek gıdanın lezzeti” derken neyi kastediyorsunuz?
Günümüzde tüketicinin alıştığı renk, koku, tat ve doku çoğu zaman bir ürün hakkındaki ilk kararını belirliyor. Biz ise önemli bir soru soruyoruz: “Bir gıdayı daha iyi göstermek yerine, gıdanın kendisini daha iyi yapabilir miyiz?” Bir ürünün rengini değiştirebilirsiniz. Kokusunu daha yoğun hissettirebilirsiniz. Aromasını değiştirebilirsiniz. Dokusuna müdahale edebilirsiniz. Raf ömrünü farklı yöntemlerle uzatabilirsiniz. Biz de bunların bazılarını yapmayı tercih edebilirdik. Ama PROMECK’te başka bir yol seçtik. İyi hammaddenin, doğru reçetenin ve doğru üretimin kendi lezzeti olduğuna inanıyoruz. Tüketiciden gelen olumlu geri bildirimlerde ürünlerimizin lezzeti, kokusu ve dokusunun özellikle belirtilmesi de bizim için çok değerli. Çünkü sade ve doğru içerik, lezzetsiz olmak zorunda değildir.
O halde “Biz de yapabilirdik, yapmadık” sizin yeni iletişim dilinizin bir parçası mı olacak?
Evet. Ancak bununla başka ürünleri kötülemek ya da kullanılan her katkıyı aynı şekilde değerlendirmek istemiyoruz. Biz kendi tercihimizi anlatıyoruz. Rengini değiştirebilirdik. Yapmadık. Kokusunu taklit edebilirdik. Yapmadık. Tadını başka bir şeye dönüştürebilirdik. Yapmadık. Kimyasal koruyucularla farklı bir raf ömrü yaklaşımı benimseyebilirdik. Onu da yapmadık. Çünkü tüketiciyle kurmak istediğimiz ilişkinin temelinde şeffaflık var. Tüketicinin yalnızca ambalajın ön yüzünü değil, arkasındaki içindekiler bölümünü de okumasını istiyoruz. Ne yediğini bilen tüketiciden çekinmiyoruz. Tam tersine, bilinçli tüketiciyi önemsiyoruz.
Kimyasal koruyucu kullanmadan raf ömrünü yönetmek önemli bir konu. PROMECK bunu nasıl çözüyor?
İşte yeni dönemimizin en önemli çalışmalarından biri burada başlıyor. Biz kendimize şu soruyu sorduk: “Ürünün içine bir şey eklemek yerine, ürünü dışarıdan daha iyi koruyabilir miyiz?” Yeni ambalaj yaklaşımımız bu düşünceden doğdu. Oksijen bariyeri sağlayan yeni ambalaj yapımız ve paket içerisindeki oksijenin uzaklaştırılmasına dayanan paketleme teknolojimizle ürünün dış ortamla etkileşimini sınırlandırmayı hedefliyoruz. Yani raf ömrü yaklaşımımızı yalnızca reçeteye yüklemek yerine ambalaj teknolojisinin imkânlarından yararlanıyoruz. Bunu çok basit bir cümleyle anlatıyoruz:“Ürünün içine daha fazlasını koymadık. Ürünü dışarıdan daha iyi korumayı seçtik.”
Yeni ambalaj bu nedenle yalnızca görsel bir yenilenme değil diyebilir miyiz?
Kesinlikle. Tüketici rafta önce yeni tasarımı görecek. Ancak bizim için değişimin önemli taraflarından biri ambalajın arkasındaki teknolojidir. Ambalaj artık yalnızca ürünü taşıyan bir paket değil; ürünün korunmasına katkı sağlayan sistemin bir parçası. Bu nedenle yeni ambalajımızı tanıtırken “Bakın, tasarımımız değişti” demekle yetinmeyeceğiz. Biz şunu söyleyeceğiz: “Ambalajımız değişti. Yaklaşımımız değişmedi.” PROMECK’in yüksek proteinli, yüksek lifli ve kimyasal koruyucu kullanmadan üretim yaklaşımını korurken, ambalaj teknolojimizi geliştirdik.
Yüksek protein konusu son yıllarda çok popüler. PROMECK’i bu alandaki diğer ürünlerden ayıran nedir?
Protein bizim için bir pazarlama kelimesi değil, ürünün tasarımının merkezindeki besinsel özelliklerden biri. PROMECK ürünlerinde 100 gramda yaklaşık 28 gram protein seviyesine ulaşan ürünlerimiz bulunuyor. Bunun yanında yüksek lif içeriğine de önem veriyoruz. Dolayısıyla tüketiciye yalnızca “protein eklenmiş bir ürün” sunmaya çalışmıyoruz. Bizim hedefimiz; protein ve lif açısından güçlü, günlük beslenmenin içerisinde rahatlıkla konumlandırılabilecek, lezzetli ve pratik bir fonksiyonel gıda ortaya koymak. Çünkü fonksiyonel gıdanın yalnızca spor yapanlara ait bir kategori olduğuna inanmıyoruz. Günümüz tüketicisi artık yediği ürünün yalnızca kendisini doyurmasını değil, beslenmesine ne kattığını da bilmek istiyor.
Peki bütün bunları yaparken lezzeti ikinci plana atmak mümkün mü?
Tam tersine. Bir ürünün besin değerleri ne kadar iyi olursa olsun tüketici onu severek yemiyorsa günlük hayatın bir parçası haline gelemez. Bizim için başarı; fonksiyon ile lezzetin aynı üründe buluşmasıdır. Bu nedenle PROMECK’i geliştirirken yalnızca laboratuvar sonuçlarına bakmıyoruz. Doku, koku, ağız hissi ve tüketici deneyimi de bizim için çok önemli. Fonksiyonel gıdanın geleceğinin “faydalı ama lezzetsiz” ürünlerde değil; besinsel özellikleri güçlü ve aynı zamanda keyifle tüketilebilen ürünlerde olduğuna inanıyoruz.
Tüketiciye vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Belki de en önemlisi şu: Etiketin yalnızca önünü değil, arkasını da okuyun. Protein miktarına bakın. Lif miktarına bakın. İçindekileri okuyun. Ürünün nasıl korunduğunu sorgulayın. Neyi neden tükettiğinizi bilin. Biz tüketicinin sorgulamasından rahatsız olan değil, sorgulamasını isteyen bir marka olmak istiyoruz. Çünkü gıda sektöründe güvenin daha büyük yazılmış sloganlarla değil, daha açık bilgiyle kurulacağına inanıyoruz.
PROMECK’in bundan sonraki hedefini nasıl tarif edersiniz?
Makam Unlu Mamulleri A.Ş. olarak PROMECK’i yalnızca yeni ürünler çıkaran bir marka haline getirmek istemiyoruz. Amacımız Türkiye’de fonksiyonel gıda konusunda bir tüketici farkındalığının oluşmasına katkı sağlamak. Yüksek protein ve yüksek lif bizim başlangıç noktamız. Temiz içerik yaklaşımımız, kimyasal koruyucu kullanmama tercihimiz, üretim teknolojimiz ve şimdi geliştirdiğimiz ambalaj yaklaşımımız ise bu yolculuğun birbirini tamamlayan parçaları. Biz tüketiciye sürekli olarak aynı soruyu hatırlatmak istiyoruz: “Yediğiniz ürünün size ne sunduğunu gerçekten biliyor musunuz?”
PROMECK’in bundan sonraki iletişiminde daha çok bunu göreceksiniz. Daha açık olacağız. Daha çok anlatacağız. Tüketiciyi daha fazla okumaya ve sorgulamaya davet edeceğiz. Çünkü bizce geleceğin gıda markası, tüketici adına karar veren değil; tüketicinin doğru kararı verebilmesi için ona açık bilgi sunan markadır.
YENİ AMBALAJ. AYNI YAKLAŞIM.
Yüksek Protein • Yüksek Lif • Kimyasal Koruyucu Kullanmadan
PROMECK
Ürünün içine daha fazlasını koymak yerine, ürünü daha iyi korumayı seçtik. Fonksiyonel gıdayı yeniden düşünün.



