“Her Başarı, Cesaretle Atılan Küçük Bir Adımla Başlar!”
Ankara Life Dergisi bu ay, eğitim ve danışmanlık dünyasında fark yaratan bir isimle buluştu: Birgül Yılmaz. Disiplinli bir öğretmenlik geçmişinden, dinamik bir girişimcilik yolculuğuna uzanan hikâyesiyle Yılmaz; değişime açık bakış açısı, bitmeyen öğrenme tutkusu ve “danisarak.com” markasıyla yarattığı yenilikçi ekosistemle dikkat çekiyor. Sektörler arası köprü kuran vizyonu, dijital dönüşüme duyduğu inanç ve kadın girişimciliğine dair ilham veren sözleriyle Birgül Yılmaz, hem eğitimde hem danışmanlıkta fark yaratmanın reçetesini bizimle paylaştı. Keyifli okumalar dileriz.
Birgül Hanım, eğitim ve danışmanlık alanındaki yolculuğunuza dönecek olursak: bugün “danisarak.com” ile sunduğunuz eğitim ve danışmanlık hizmetleri ışığında, kariyerinizin başındaki sizi en çok motive eden şey neydi?
Benim hikâyem oldukça farklı ve sürprizlerle dolu. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği mezunuyum, yüksek lisansımı ise İşletme Yönetimi alanında tamamladım. İş hayatına olan ilgim lise yıllarımda başladı. O dönemlerde küçük işlerde çalışmaya başladım; hatta okuldan sonra, üzerimde okul üniformamla yerel bir radyo ve televizyon kanalına reklam almak için iş yerlerini kapı kapı dolaşırdım. Üniversite yıllarımda ise hem derslerine yardımcı olduğum öğrencilerle çalışıyor hem de part-time olarak bilgileri dijital ortama aktardığım bir işte görev alıyordum. Eğitim hayatımın ardından sağlık ve eğitim sektörlerinde çalıştım. Her zaman yaptığım işlerde farklı bir bakış açısına sahip olduğumu hissediyordum. Bir işi benimsediğimde onun mantığını kendi yöntemlerimle çözümler, süreci kendime özgü bir biçimde organize ederdim. Beraber çalıştığım ekiplerde, genellikle aynı işleri daha kısa sürede ve daha sistemli şekilde tamamladığımı fark ederdim. Gözlem yeteneğim, organizasyon becerim, iletişim kabiliyetim, görev dağılımı ve kontrol konusundaki hâkimiyetim iş hayatımın her aşamasında ön plana çıktı. Zihnimde her zaman “kendi işimi kurmak” fikri vardı. “Nasıl olur? Olur mu? Ne olur? Nereden başlanır?” gibi sorular sürekli kafamda dönerdi. Zamanla birlikte ihtiyaçlar, talepler ve öne çıkan alanlar değişmeye başladı. Beş yıl önce geçerli olan dinamikler ile bugünün koşulları artık aynı değil. Bu değişimlere uyum sağlamak ve doğru alanlara yönelmek, bugün danisarak.com ile yürüttüğüm eğitim ve danışmanlık çalışmalarımın temelini oluşturuyor.
“danisarak.com” platformu; güneş enerjisi sistemlerinden sağlık kurumları yönetimine, proje yönetiminden sertifika programlarına kadar farklı alanlarda hizmet veriyor. Web sitesindeki bu geniş hizmet skalası üzerinden baktığınızda, platformu oluştururken sizi en çok heyecanlandıran “niş alan” hangisiydi ve neden?
Danışarak markasını kurmadan önce beni en çok etkileyen şey, sektörlerdeki hiç bitmeyen dinamizmdi. Bu dinamizmin içinde benim için vazgeçilmez bir unsur da kapsayıcılıktı. Markamı oluşturma sürecinde her bir alan için ayrı ayrı çalışmalar yaptım; işin üretim aşamasından katılımcıya ulaşmasına kadar tüm süreçleri tek tek deneyimledim. Elbette, dijital dünyada var olmanın sürdürülebilirlik ve zamansızlık açısından büyük bir önem taşıdığını da başından beri öngörebildim. Henüz online eğitim platformlarının yeni yeni gündeme geldiği dönemde bu alanda çalışmalara başladım. Bir alanda eğitim vermeyi hedefliyorsanız, tıpkı o konuya yeni başlayan bir öğrenci gibi en önemli detayı aktarabilmeniz gerekir. Bu yaklaşım, o alanda gerçekten “varım” diyebilmenin temelidir. Danışmanlık tarafımız da bu anlayıştan doğal bir şekilde doğdu diyebilirim. Danışarak olarak, iş ihtiyacı olan kişi veya kurumlarla bu ihtiyaçları karşılayabilecek tarafları bir araya getiriyor, aradaki köprüyü kuruyor ve sürecin takibini yapıyoruz. Her zaman büyümeyi ve genişlemeyi bir ilke edindim. Tek bir alanda kalmak yerine, hareket alanımızı geniş tutarak farklı sektörler arasında fayda yaratmanın çok daha verimli olduğuna inanıyorum. Ben renkli, yeniliğe ve değişime açık bir insanım. Çalışmak, benim için tıpkı yaşamak gibi keyifli ve motive edici olmalı. Zorlama olmadan, kendi doğal akışı içinde ilerleyen her şeyin insana mutlaka katkı sağladığına inanıyorum.
Bir kadın girişimci olarak, kadınların eğitim ve danışmanlık sektöründe daha görünür ve etkili olabilmeleri için hangi alanlarda önceliklerin değişmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
Kadınların yalnızca belli sektörlerle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyorum. Erkek egemen sektörlerde de daha görünür ve aktif olmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada cesaret çok önemli bir faktör. Elbette kolay olmayan tarafları var; ancak bazen tek bir atılım bile çok şeyi değiştirebilir. Bence bu süreçteki en kritik iki kavram esneklik ve iyi gözlem. Değişen koşullara uyum sağlayabilen, çevresini doğru analiz eden ve fırsatları fark edebilen kadınların eğitim ve danışmanlık alanında çok daha güçlü bir şekilde var olacağına inanıyorum.
Eğitmen kimliğinizin yanı sıra danışmanlık hizmetiyle de faaliyet gösteriyorsunuz. Bu iki rolü birleştirirken eğitim felsefeniz nasıl şekilleniyor?
Eğitmenlik, benim meslek hayatımı şekillendiren ve beni her zaman bir adım ileriye taşıyan çok önemli bir rol. Her koşulda ve her platformda konuları rahatlıkla aktarabilmek, bu sürecin en keyifli tarafı. Eğitim felsefemin temelinde ise özgünlük yer alıyor. Herkes benzer işleri yapabilir, ancak farkı yaratan şey kişiye özgü tarz ve yaklaşım biçimidir. Ben, hem eğitimde hem danışmanlıkta bu özgünlüğü korumayı ve her bireye kendi potansiyelini ortaya koyabileceği bir alan yaratmayı önemsiyorum.
Geleceğe baktığınızda bir sonraki büyük adımınız nedir?
Bana göre geleceği, aslında şimdi yaptıklarımız belirler. Yanınızda olan ekip ya da aynı idealleri paylaşan kişilerle birlikte üretici fikirler geliştirmek ve bunları hayata geçirmek, ilerlemenin en güçlü yoludur. Bizim hedefimiz, faaliyet alanımızı daha da genişletmek, bize hitap eden farklı sektörlerde yeni iş birlikleri kurmak ve uluslararası platformlarda da katkı ve faydayı en üst seviyeye taşımaktır.



