Sanayide Cam Tavanı Aşanlar!
Ankara iş dünyasında kararlılığı, vizyoner liderliği ve üretim gücüyle öne çıkan Merve Ünler Yılmaz, şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi’ne konuk oldu. Sanayide kadın liderliğinin güçlü bir temsilcisi olarak Özteknik Rekor Hidrolik’te vizyoner bir yönetim anlayışı inşa eden Yılmaz; kurumsallaşmadan dijital dönüşüme, risk yönetiminden kadın istihdamına uzanan yolculuğunu tüm açıklığıyla paylaşıyor. Üretmenin dönüştürücü gücüne inanan ve sürdürülebilir büyümeyi stratejik akılla şekillendiren başarılı yönetici, sanayide kadın varlığının geleceğine dair iddialı ve ilham veren bir perspektif sunuyor. İyi okumalar dileriz.
Bir kadın girişimci olarak, Özteknik Rekor Hidrolik’teki yönetici kimliğinizi nasıl tanımlarsınız? Sizi bu rolünüzde en çok sürdüren iç motivasyonlar ve kişisel değerler nelerdir?
Bir kadın girişimci olarak, Özteknik Rekor Hidrolik’teki yönetici kimliğimi vizyoner, disiplinli ve insan odaklı bir liderlik anlayışıyla tanımlıyorum. Sanayi sektöründe faaliyet göstermek, detaycılığı, teknik hakimiyeti ve güçlü bir organizasyon yapısını zorunlu kılıyor. Ancak benim için yöneticilik yalnızca süreç yönetmek değil; aynı zamanda güven inşa etmek, ekip ruhu oluşturmak ve sürdürülebilir bir kültür yaratmak anlamına geliyor. Bu rolümde beni en çok motive eden değerler; üretmenin verdiği tatmin, ülke ekonomisine katkı sağlama sorumluluğu ve kadınların sanayide daha görünür olması gerektiğine dair inancım. Zorluklara rağmen çözüm üretme kararlılığı ve her gün daha iyisini yapma arzusu benim en güçlü iç motivasyon kaynağım.
Kurumsallaşma ve profesyonel ekiplerle çalışma sürecini yönlendirirken, özellikle kadın bakış açısının takıma kattığı farklılıklar neler oldu?
Kurumsallaşma ve profesyonel ekiplerle çalışma sürecinde kadın bakış açısının önemli katkılar sağladığını düşünüyorum. Özellikle iletişim, empati ve detay yönetimi konularında farklı bir denge oluşturduğunu gözlemledim. Kadın liderlik yaklaşımı; ekip içi uyumu güçlendirme, kriz anlarında soğukkanlı ve çok yönlü değerlendirme yapabilme, aynı anda birçok süreci organize edebilme gibi avantajlar sunuyor. Kurumsallaşma sürecinde şeffaflık, sistematik ilerleme ve sürdürülebilir yapı kurma konularına özellikle önem verdim. Bu da şirket içinde daha güvenli ve profesyonel bir çalışma ortamı oluşturdu.
Sektörünüzde kadın istihdamını artırmak adına şirketinizde, özellikle mentorluk, eğitim veya rol model olma anlamında başlattığınız uygulamalar var mı? Bu konuda nasıl bir etki yaratmayı hedefliyorsunuz?
Sektörümüzde kadın istihdamını artırmak adına özellikle rol model olmanın çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Sanayi denildiğinde hâlâ erkek egemen bir algı söz konusu. Bu algıyı dönüştürmenin en güçlü yolu görünürlük ve fırsat eşitliği sağlamaktır. Şirketimizde kadın çalışan sayısını artırmaya yönelik bilinçli bir yaklaşım benimsiyoruz. Mentorluk ve gelişim odaklı eğitimlerle kadın çalışanlarımızın teknik ve yönetsel alanlarda daha aktif rol almalarını destekliyoruz. Amacım yalnızca şirket içinde değil, sektörel ölçekte de kadınların daha fazla yer aldığı bir yapı görmek.
Karar alma süreçlerinde risk algısı ve yönetimi sizin için nasıl bir rol oynuyor? Zor bir karar anınızı paylaşarak, bu süreçte öğrendiğiniz en önemli dersi bizimle anlatır mısınız?
Karar alma süreçlerinde risk algısı benim için stratejik bir unsurdur. Riskten kaçınmak yerine, analiz ederek yönetmeyi tercih ederim. Sanayide her yatırım ve her büyüme kararı belirli bir belirsizlik içerir. Bu nedenle veri analizi, piyasa değerlendirmesi ve ekip görüşleri karar sürecinin temelini oluşturur. Zor karar anlarında öğrendiğim en önemli ders; duygusal reflekslerle değil, sistematik düşünceyle hareket etmek gerektiğidir. Bazen hızlı değil, doğru karar uzun vadede kazandırır. Sabır ve stratejik bakış açısı sürdürülebilir büyümenin temelidir.
Teknolojinin ve dijital dönüşümün şirket performansına katkısı üzerine daha önce konuştuk; şirket kültürü ve inovasyon ruhunu canlı tutmak için uyguladığınız özel yöntemler nelerdir?
Teknoloji ve dijital dönüşüm, günümüz rekabet koşullarında şirket performansının vazgeçilmez bir parçası. Üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirmek, hata payını azaltmak ve kaliteyi standardize etmek adına dijital sistemlere yatırım yapıyoruz. Ancak teknoloji kadar önemli olan bir diğer unsur şirket kültürüdür. İnovasyonu canlı tutmak için ekip içinde fikir paylaşımını teşvik ediyor, geri bildirim mekanizmalarını aktif tutuyoruz. Sürekli öğrenen ve gelişime açık bir organizasyon yapısı oluşturmaya çalışıyoruz.
Gelecek 5–10 yıl içinde hem sektörünüzde hem de kadın girişimci ekosisteminde görmek istediğiniz en büyük dönüşüm nedir? Bu vizyonunuzu gerçekleştirmek için bugünden attığınız adımlar neler?
Önümüzdeki 5–10 yıl içinde hem sektörümüzde hem de kadın girişimci ekosisteminde görmek istediğim en büyük dönüşüm; kadınların karar mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmesi ve sanayide lider pozisyonlarda daha görünür hale gelmesidir. Bugünden attığımız adımlar; kurumsal altyapıyı güçlendirmek, sürdürülebilir büyüme stratejileri oluşturmak ve kadın istihdamını desteklemek üzerine kurulu. Amacım yalnızca başarılı bir şirket yönetmek değil; aynı zamanda genç kadınlara “sanayide de güçlü bir şekilde var olunabilir” mesajını verebilmek. Üretmekten, geliştirmekten ve değer katmaktan vazgeçmeyen bir anlayışla yol almaya devam ediyoruz.



