Sevgiyle Kurulan Gelecek!

“Başarı, cesaretle atılan ilk adımla başlar.”

Eğitimde sevgiyi merkeze alan bir anlayışla yola çıkan Sevgim Anaokulları’nın Kurucusu Gülcan Nalbantoğlu, Ankara Life Dergisi’ne verdiği özel röportajda; bir hayalin nasıl güçlü bir vizyona dönüştüğünü, kadın girişimciliğin görünmeyen yönlerini ve değerlerle örülmüş bir eğitim modelinin nasıl inşa edildiğini tüm samimiyetiyle paylaştı. “Girişimcilik benim için bir meslek değil, bir yaşam amacı” diyen Nalbantoğlu; önyargılarla mücadelesini, inancın ve dayanışmanın gücünü, geleceğin bireylerini yetiştirirken taşıdığı sorumluluğu ve vizyonunu içtenlikle aktardı. Sadece bir okul değil, aynı zamanda bir değerler sistemi kuran Nalbantoğlu’nun ilham veren başarı öyküsü, Ankara Life sayfalarında sizlerle. Keyifli okumalar dileriz.

Röportaj: Hatice Şeyma Basut

Sevgim Anaokulları markası, eğitim sektöründe kendine özgü bir yer edindi. Bu yolculuk nasıl başladı? Sizi girişimciliğe iten temel motivasyon neydi?

Sevgim Anaokulları’nın temelleri, çocuklara sadece bilgi değil, sevgiyle yoğrulmuş bir öğrenme ortamı sunma hayaliyle atıldı. Eğitimde sevginin, güvenin ve bireysel farklılıkların önemine inanan bir yaklaşımla yola çıktım. Girişimciliğe beni iten en güçlü motivasyon; geleceğin temeli olan çocukların mutlu, özgüvenli ve üretken bireyler olarak yetişmesine katkı sağlama isteğiydi. Her çocuğun potansiyeline inanan bir okul modeli oluşturmak benim için bir meslek değil, bir yaşam amacı haline geldi.

Kadın bir girişimci olarak iş dünyasında karşılaştığınız en büyük zorluk neydi? Bu zorluğu aşarken size rehberlik eden değerler ya da kişiler oldu mu?

Kadın bir girişimci olarak en büyük zorluk, çoğu zaman “yapabilir mi?” bakışlarıyla karşılaşmak oldu. Ancak bu önyargıları azim, sabır ve istikrarla kırdım. Bana rehberlik eden en büyük değer “inanç” oldu, hem kendime hem de yaptığım işe duyduğum inanç. Ailem, öğretmen arkadaşlarım ve yıllardır yanımda yürüyen çalışma ekibim de her adımda güç verdi. Kadın olmanın zorluklarını değil, gücünü görmeyi seçtim.

Girişimcilik serüveniniz boyunca edindiğiniz tecrübeler doğrultusunda, kadın girişimcilerin iş dünyasında daha görünür olması için nelerin değişmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Kadın girişimcilerin daha görünür olabilmesi için öncelikle fırsat eşitliğinin samimiyetle desteklenmesi gerekiyor. Kadınların sesini yükseltebilmesi için yalnızca “temsil” değil, “katılım” alanları açılmalı. İş dünyasında kadın dayanışmasının da güçlenmesi çok önemli. Ben inanıyorum ki, her başarılı kadının hikayesi başka bir kadına ilham olur. Bizler görünür oldukça, cesaret bulaşıcı hale gelir.

Aynı zamanda GGYD üyesisiniz. Bu tarz derneklerin kadın girişimcilere nasıl bir katkı sunduğuna inanıyorsunuz? Sizce bu tür platformların rolü yeterince etkili mi?

GGYD gibi platformlar, kadın girişimcilerin yalnız yürümediğini hissettiren çok değerli alanlar. Hem bilgi paylaşımı hem de ilham alışverişi açısından büyük katkı sunuyorlar. Birlikte düşünmek, üretmek ve dayanışmak kadın girişimciler için çok kıymetli. Elbette yapılacak daha çok şey var ama bu tür yapılar, iş dünyasında eşit temsilin kapısını aralayan güçlü köprüler oluşturuyor.

Sevgim Anaokulları çatısı altında sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bir değerler sistemi inşa ediyorsunuz. Bu vizyonunuzu biraz açar mısınız? Eğitimde girişimcilik bakış açısı nasıl şekilleniyor?

Bizim için eğitim, sadece akademik bilgi değil; sevgi, saygı, sorumluluk ve üretkenlik gibi değerlerle bütünleşmiş bir yaşam yolculuğudur. Sevgim Anaokulları’nda her çocuk kendi potansiyelini keşfederken, aynı zamanda düşünmeyi, sorgulamayı, paylaşmayı öğrenir. Eğitimde girişimcilik bakış açımız da buradan doğuyor: çocuklara sadece bilgi aktarmak değil, hayal kurmayı, çözüm üretmeyi ve fark yaratmayı öğretmek. Biz çocuklarımızı geleceğe değil, geleceği onlara hazırlıyoruz.

Bugün kariyerinin başındaki genç bir kadın size “Ben de girişimci olmak istiyorum” diye gelse, ona ilk hangi tavsiyeyi verirsiniz?

Ona ilk söyleyeceğim şey şu olurdu: “Kendine inan, ama sabırlı ol.” Girişimcilik bir maraton; tutku, emek ve inanç gerektiriyor. Eleştiriler olacak, zorluklar çıkacak ama vazgeçmemek en büyük farktır. İyi bir ekip kur, etik değerlerinden asla ödün verme ve her zaman öğrenmeye açık ol. Başarı, cesaretle atılan ilk adımla başlar.

Adres

Çayyolu, 2678. Sk. No:9, 06810 Yenimahalle/Ankara

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın