Zamansız Bir Moda Yolculuğu!

“İlk ilkemiz her zaman koşulsuz müşteri memnuniyeti olduğu için, gerisi adeta çorap söküğü gibi geliyor.” 

“Mottomuz, kaliteyi uygun fiyatla müşterilerimize sunmak ve bu sayede herkesin bundan faydalanmasını sağlamak.”

Aile köklerinden yükselen bir marka geleneğini, çağın yenilikçi moda yorumuyla buluşturan özel bir hikâye… Babası Hayati Akbaba’nın yıllar önce temellerini attığı Akbaba Giyim’in mirasını sahiplenmekle kalmayıp, ona yeni bir vizyon kazandıran Gaye Akbaba, bugün hem markasının hem de başkent moda dünyasının dikkat çeken isimleri arasında. Aile değerlerinden aldığı güç, moda sektörüne duyduğu tutku ve markayı geleceğe taşıma konusundaki kararlılığı; Akbaba Giyim’in kurumsal kimliğinde güçlü bir iz bırakıyor.

Değişen trendlerin hızına ayak uydururken, markanın öz kimliğinden ödün vermeden gelişmeyi başaran Akbaba Giyim; bugün yenilik ile gelenek arasında kurduğu dengeli köprü sayesinde geniş bir kitleye hitap ediyor. Üstelik yalnızca kadınlara değil; erkeklere, çocuklara ve her yaş grubuna uzanan kapsayıcı bir stil anlayışıyla bir “moda markası” olmanın ötesine geçiyor. Markanın duruşunda; müşteri memnuniyetinin bir ilkeden çok bir yaşam biçimine dönüştüğü, üretim sürecinde emeğin değerinin her zaman ön planda tutulduğu açıkça hissediliyor.

Bu ilham verici yolculuğun merkezinde, sağlam bir vizyon ve sevgiyle atılan adımlar var. Anadolu’nun en büyük moda buluşmalarından COF gibi uluslararası platformlarda elde edilen deneyimlerden, sektörde kolektif gelişimi önemseyen bir perspektife kadar… Tüm bu süreçte Gaye Akbaba, “öğrenmenin, gelişmenin ve hayata geçirmenin” bir marka için ne kadar belirleyici olduğunu vurgulamaya devam ediyor.

Moda sahnesinde attığı kararlı adımlarla kendi çizgisini oluşturan Gaye Akbaba; güçlü anlatımı, pozitif enerjisi ve markasına kattığı özgün vizyonuyla, şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi’ne konuk oldu. İyi okumalar dileriz.

Röportaj: Hatice Şeyma Basut 

Akbaba Giyim, aile mirası bir marka… Sizi bu markanın yön vereni olmaya iten motivasyon neydi? Bu süreçte kendi vizyonunuzu markaya nasıl entegre ettiniz?

En büyük motivasyonum, markamızın kurucusu olan babam Hayati Akbaba. Onun işine olan tutkusu, dürüstlüğü ve başarısı; kısacası onu özel kılan tüm özellikler, beni markamıza daha da bağladı. Moda, zaten birçok kişinin ilgisini çeken bir alan olduğu için, içinde doğduğum bu dünyaya olan ilgim ve tutkum her zaman vardı. Babamın rehberliği dışında, alanımla ilgili aldığım eğitimler ve güncel gelişmeleri takip etmek de büyük bir motivasyon kaynağıydı. Ancak sadece bilgi edinmek değil, bu bilgiyi markamızın kimliğine nasıl uyarlayabileceğimi düşünerek aksiyon aldım. Sürekli gelişiyor, geziyor, öğreniyorum; önemli olan öğrendiklerimizi doğru şekilde uygulayabilmek. Babamın da her zaman söylediği gibi, bir şeyi bilmek önemli değil; onu hayata geçirebilmek asıl kıymetli olan.

Moda dünyasında hızla değişen trendler arasında, Akbaba Moda Plaza olarak özgün kimliğinizi korumayı nasıl başarıyorsunuz? Gelenek ile yenilik arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Moda dünyasında hızla değişen trendler arasında, Akbaba Moda Plaza olarak özgün kimliğimizi korumak bizim için hiç zorlayıcı bir konu değil. Babamın yenilikçi vizyonu sayesinde, ekibimiz ve ben gelişime ve yeniliğe kolayca adapte olabiliyoruz. Belli başlı marka mottolarımıza sadık kalarak, güncel trendleri markamıza entegre ediyoruz. Müşteri kitlemizi çok iyi tanıdığımıza ve onların ne istediğini bildiğimize inanıyorum. En güzel tarafıysa, müşterilerimiz de bizim kimliğimizi çok iyi tanıyor ve bu, aramızda güçlü bir iletişim kurmamıza olanak sağlıyor. Marka kimliğimize olan bu hakimiyet, müşteri memnuniyetine verdiğimiz önemin bir sonucu. İlk ilkemiz her zaman koşulsuz müşteri memnuniyeti olduğu için, gerisi adeta çorap söküğü gibi geliyor.

Anadolu’nun en büyük moda fuarı COF gibi uluslararası platformlarda defilelere katılmak, bir marka için önemli bir vitrin. Bu tür organizasyonlar size ve markanıza nasıl kapılar açtı?

COF fuarı, gerçekten prestijli ve vizyoner bir platform. Sektördeki üreticilerin markalarını tanıtabileceği, kendilerini ifade edebileceği önemli bir vitrin. Ayrıca, babam Hayati Akbaba’nın başkanlığını üstlendiği AGSD (Ankara Giyim Sanayicileri Derneği) tarafından organize edilen bir fuar olması, bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Bu etkinlik, katılımcılara ürünlerini tanıtma ve alıcılarla buluşma fırsatı sundu. Kendi adıma, oradaki diğer üreticilerle bir araya gelmek, etkinliğin sonuçlarını değerlendirmek ve sektörün daha iyiye gitmesi için neler yapabileceğimizi tartışmak çok kıymetli bir deneyimdi. Tabii ki, ürünlerimizi podyumda görmek her zaman büyük bir keyif. Hem bize hem de ekip arkadaşlarımıza çok değerli tecrübeler kazandırıyor. En heyecan verici kısım ise, hep birlikte bir arada olmak ve beraber güçlenmek, bu tür fuarlarda bu enerji ve dinamizm gerçekten çok farklı bir motivasyon sağlıyor.

Bir kadın girişimci olarak başkentte moda sektöründe yer edinmek kolay değil. Bu yolculukta karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bu zorluğu nasıl avantaja çevirdiniz?

Aslında bu yolculukta büyük bir zorlukla karşılaşmadım çünkü her durumu bir deneyim olarak görmeyi tercih ettim. Attığım her adımı sevgiyle atıyorum ve bu sevgi, bana geri dönüyor. Ayette de belirtildiği gibi, her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır. Bu bakış açısıyla, her engeli aşabileceğime inanarak yoluma devam ettim ve her adımda büyüdüm.

Akbaba Giyim, sadece bir moda markası değil, aynı zamanda bir yaşam tarzını temsil ediyor gibi. Sizce bu ‘yaşam tarzı’ anlayışı kadınlara nasıl bir mesaj veriyor?

Çok güzel bir soru, teşekkür ederim. Bizim tarzımız aslında herkese hitap eden bir tarz; her yaşa, her cinsiyete. Bildiğiniz gibi, biz modayı sadece kadınlarla değil, erkeklerle ve çocuklarımızla da buluşturuyoruz.  Aslında mesajımız çok net: Kaç yaşında olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın ya da sizi siz yapan özellikler ne olursa olsun, bizde her zevke ve tarzına uygun bir şey bulabilirsiniz. Bizim mottomuz, kaliteyi uygun fiyatla müşterilerimize sunmak ve bu sayede herkesin bundan faydalanmasını sağlamak. Bir kişi doğumundan itibaren bizden giyinebilir; 0 yaş bebek grubumuzdan, 65+ yaş grubumuza kadar her yaş için seçeneklerimiz mevcut. Gençler ve yetişkinler de dahil olmak üzere, her yaş grubuna hitap ettiğimizi düşünüyorum.

Yaş skalamızın bu kadar geniş olmasının yanı sıra, ürün çeşitliliğimiz de oldukça fazla. Bugün bizim koleksiyonumuzda günlük şıklık, klasik ürünler, sportif ve casual tarzda basic parçalar bulabilirsiniz. Yani herkes, kendi tarzına uygun bir şey bulabilir.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın