Empatiyle Kurulan Küresel Köprüler!

Ankara Life Dergisi’ne konuk olan Uluslararası Pazarlar ve İş Geliştirme Direktörü Esil Halit, sağlık sektöründe kadın liderliğinin yalnızca bir unvan değil, hayatlara dokunan güçlü bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Ortadoğu’dan Afrika’ya, Asya’dan Avrupa’ya uzanan umut köprüleri kuran Halit, empatiyi stratejiyle, şefkati vizyonla buluşturarak uluslararası hasta koordinasyonunda insanı merkeze alan bir yönetim anlayışının altını çiziyor. “Biz sadece sağlık hizmeti sunmuyoruz; gönül bağı kuruyoruz” diyen Halit, kadın liderliğinin dönüştürücü gücünü ve ilham veren kariyer yolculuğunu Ankara Life Dergisi okuyucularıyla paylaşıyor. İyi okumalar dileriz.

Sağlık sektöründe kadın yönetici olmak sizin için nasıl bir anlam taşıyor? Bu rolü üstlenirken sizi en çok motive eden unsurlar neler oldu?

Sağlık sektöründe kadın yönetici olmak benim için yalnızca bir ünvan değil; aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve temsil görevi. Sağlık; şefkat, empati, detaycılık ve çok yönlü düşünme gerektiren bir alan. Kadınların bu doğal yetkinliklerini yönetim masasına taşıyabilmesi çok kıymetli. Beni en çok motive eden unsur ise dokunduğumuz hayatlar. Uluslararası hasta koordinasyonunda Ortadoğu’dan Afrika’ya, Asya’dan Avrupa’ya kadar pek çok ülkeden gelen; kendi ülkelerinde tedavi şansı sınırlı olan kanser hastaları, beyin tümörlü çocuklar ve kemik iliği nakli bekleyen hastalarla çalışıyoruz. Onları doğru hekime, doğru tedaviye ulaştırdığımızda ve iyileşme haberini aldığımızda içimde tarifsiz bir huzur oluşuyor. Özellikle bir annenin çocuğunun iyileştiğini gördüğü andaki bakış… İşte o an, bütün yorgunluklara değiyor. Ayrıca bu yolculukta güçlü kadın liderleri rol model olarak görmek de benim için önemli. Kadın olarak yüzlerce çalışanı yönetmek, ekonomiye katkı sağlamak ve insan hayatına doğrudan değer katmak hem büyük bir motivasyon hem de ilham kaynağı.

Güven Sağlık Grubu’nun kadın çalışanlara ve kadın yöneticilere yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Kurum kültürünün bu noktadaki etkisini nasıl yorumlarsınız?

Güven Sağlık Grubu’nda liyakat gerçekten ön planda. Cinsiyetten bağımsız olarak yetkinlik, performans ve vizyon konuşuluyor. Kadın yöneticilerin uluslararası hasta gibi stratejik ve hassas bir alanda sorumluluk üstlenmesi bunun en somut göstergesi. 50 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip bir kurum olmamıza rağmen kültürümüz son derece vizyoner ve kapsayıcı. Kadınların hem klinik hem de idari kademelerde güçlü şekilde temsil edilmesi genç çalışanlara çok net bir mesaj veriyor: “Burada kadın olmak bir engel değil, bir güç.” Fikirlerin gerçekten dinlendiği ve kararlara etki edebildiğiniz bir ortamda çalışmak insanı daha üretken ve daha cesur kılıyor.

Kadın liderliğinin sağlık hizmetlerinin niteliğine ve kurum yönetimine kattığı en önemli değer sizce nedir?

Kadın liderliğinin en büyük katkısı, insanı merkeze alan ve empatiyle şekillenen bir yönetim anlayışı. Özellikle uluslararası hasta süreçlerinde yalnızca tıbbi koordinasyonu değil; kültürel hassasiyetleri, dil bariyerini, ailelerin korkularını ve umutlarını da yönetiyorsunuz. Burada soğukkanlılık kadar şefkat de kritik. Kadın liderlik, detaylara gösterilen özenle birlikte bütüncül bir bakış açısı getiriyor. Hasta memnuniyeti ile çalışan mutluluğunu aynı anda gözetebilen bir denge kurabiliyoruz. Beni en çok etkileyen anlardan biri, kanser tedavisi gören küçük bir çocuğa tercümanlık hizmeti veren bir ekip arkadaşımın, çocuğun kendini yalnız hissetmemesi için saçlarını tamamen kazıtmasıydı. O an şunu bir kez daha anladım: Biz sadece sağlık hizmeti sunmuyoruz; biz gönül bağı kuruyoruz. Hastalarımızla aramızdaki ilişki protokol veya süreçten ibaret değil, insani bir bağa dayanıyor. İşte bu yaklaşım, hizmet kalitesini de ekip ruhunu da bambaşka bir seviyeye taşıyor.

Kariyer yolculuğunuzda sizi şekillendiren dönüm noktaları veya ilham aldığınız deneyimler neler oldu?

İmkânsız denilen vakalarla karşılaştığım dönemler aslında en çok büyüdüğüm zamanlardı. Aylarca sonuç alınamayan bir vakada doğru tedavi planına ulaşmak ya da umudun azaldığı bir anda gelen iyi bir haber… Mesleğimin gerçek anlamını bana en derinden hissettiren anlar bunlardı. Zor kararlar verdiğim dönemler de liderliğimi şekillendirdi. Bu süreçlerde ekip ruhunun ne kadar kıymetli olduğunu gördüm. Liderliğin tek başına değil, birlikte güçlenerek mümkün olduğunu projeler içinde yaşayarak öğrendim. İlham aldığım en önemli kaynak ise birlikte çalıştığım güçlü kadınlar ve özverili sağlık profesyonelleri oldu. Onların kararlılığı ve insani duruşu benim vizyonumu geliştirdi. Dilerim ben de ilerleyen yıllarda hem profesyonel başarısıyla hem de insani yaklaşımıyla gençlere ilham veren bir rol model olabilirim.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın

Bu kapanacak 0 saniye