Hekimlikten Sağlık Vizyonuna Uzanan Bir Yolculuk!
Diş hekimliği, uzun yıllar boyunca daha çok klinik uygulamalar üzerinden tanımlanan bir meslek oldu. Ancak Entamed GROUP Yönetim Kurulu Başkanı Diş Hekimi Yalçın Genç, bu tanımın artık yeterli olmadığını savunan isimlerden biri. Genç’e göre sağlık; yalnızca tedavi edilen bir süreç değil, güvenle başlayan, deneyimle güçlenen ve insanla anlam kazanan çok katmanlı bir yapı. Sağlık sektöründe inşa ettiği kurumlar, eğitim projeleri ve uluslararası açılımlarla dikkat çeken Yalçın Genç ile mesleki yolculuğunu, liderlik anlayışını ve geleceğe dair sağlık vizyonunu konuştuk. İyi okumalar dileriz.
Röportaj: Hatice Şeyma Basut
Mesleki yolculuğunuz klinik hekimlikten çok daha geniş bir alana yayılmış durumda. Bu dönüşüm nasıl başladı?
Aslında bu dönüşüm planlı bir kopuştan ziyade, zaman içinde gelişen doğal bir ihtiyaçtan doğdu. Hekimlik yaparken şunu fark ettim: Aynı tedaviyi uygulasanız bile, hastaların deneyimleri birbirinden çok farklı olabiliyor. Bu farkı yaratan şey yalnızca teknik başarı değil; iletişim, güven, ekip uyumu ve sistemin bütünüdür. Bu farkındalık beni, “Daha iyi tedavi nasıl yapılır?” sorusundan çok, “Daha doğru sağlık sistemi nasıl kurulur?” sorusuna yöneltti. Bugün geldiğimiz noktada hâlâ hekim kimliğimle sahadayım; ancak aynı zamanda sistem kuran, yöneten ve geliştiren bir perspektife sahibim.
Entamed GROUP, bugün oldukça geniş bir yapıyı kapsıyor. Bu organizasyonu tek bir cümleyle nasıl tanımlarsınız?
Entamed GROUP’u; insanı merkeze alan, çok disiplinli ve sürdürülebilir bir sağlık ekosistemi olarak tanımlarım.
Bizim için önemli olan, farklı markaların tek çatı altında toplanması değil; her bir yapının aynı değerler sistemiyle hareket etmesi. Klinik hizmetten eğitime, sağlık turizminden danışmanlığa kadar tüm alanlarda ortak bir dilimiz var: etik, şeffaflık, kalite ve insana saygı.
Klinik tarafında Dentapol ve Ekodent gibi iki farklı marka yer alıyor. Bu ayrımın temel amacı nedir?
Her iki marka da aynı kalite anlayışına sahip; ancak hedef kitleleri ve erişim modelleri farklı.
Dentapol, 1997’den bu yana kişiye özel planlanan, multidisipliner yaklaşımı esas alan ve daha kapsamlı bir hasta deneyimi sunan bir yapı. Burada her hasta, kendi ihtiyaçlarına göre şekillenen bir yolculuğun parçası olur.
Ekodent ise yüksek standartları daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen, erişilebilirliği ön plana alan bir marka. Sağlıkta kaliteyi ayrıcalık olmaktan çıkarmak bizim için önemli bir ilke.
Sağlık turizmi alanında da aktif bir yapılanmanız var. Bu süreci nasıl yönetiyorsunuz?
Sağlık turizmini yalnızca “yurt dışından hasta getirmek” olarak görmüyoruz. Bu alan, ciddi bir organizasyon ve güven yönetimi gerektirir.
Travelmed, yetki belgeli bir sağlık turizmi acentesi olarak hastaların tedavi öncesinden ülkelerine dönüşüne kadar tüm süreci planlıyor.
Entamed Clinics ise farklı branşlarda uzman hekim ağıyla, uluslararası hastalara Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısını sunuyor. Bizim yaklaşımımızda hasta, bir tedavi dosyası değil; bütüncül olarak ele alınması gereken bir misafirdir.
Liderlik yaklaşımınız da sıkça konuşuluyor. Sizi yöneten bir figür olarak tanımlayan temel özellikler neler?
Ben liderliği, karar vermekten çok sorumluluk almak olarak görüyorum. İyi bir yönetici, her şeyi bilen kişi değildir; doğru soruları sorabilen, ekibini dinleyen ve ortak aklı ortaya çıkarabilen kişidir. Sağlık gibi hassas bir alanda, tek başına hareket etmek mümkün değil. Bu nedenle katılımcı, şeffaf ve güvene dayalı bir yönetim anlayışını benimsiyorum. Çalışan memnuniyetinin, hasta memnuniyetinin ön koşulu olduğuna inanıyorum.
Eğitim, sisteminizin önemli bir parçası. Entamed Academy bu noktada nasıl bir rol üstleniyor?
Eğitimi, tamamlayıcı değil; stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Entamed Academy, yalnızca klinik becerilerin aktarıldığı bir yapı değil. İletişim, liderlik, dijital dönüşüm, hizmet yönetimi gibi alanlarda da kapsamlı programlar sunuyoruz. Sağlık hizmetlerinin kalitesi, doğrudan insan kaynağının niteliğiyle ilişkilidir. Bu nedenle öğrenmeyi bir süreç değil, bir kültür olarak ele alıyoruz.
Dijitalleşme ve teknoloji konusunda yaklaşımınız nedir?
Teknoloji bizim için bir amaç değil, doğru kullanıldığında güçlü bir araçtır. Dijital sistemler; hasta iletişimini güçlendirmeli, hekimlerin iş yükünü azaltmalı ve hizmet kalitesini artırmalıdır. Ancak hiçbir zaman insanın önüne geçmemelidir. Biz teknolojiyle, insan temasını azaltan değil; daha anlamlı hale getiren bir yapı kurmaya odaklanıyoruz.
Sosyal sorumluluk projeleri de çalışmalarınızın önemli bir ayağı. Bu konudaki motivasyonunuz nedir?
Sağlık yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur. Özellikle çocuklarda ağız ve diş sağlığı bilincinin erken yaşta kazanılması gerektiğine inanıyoruz. Okullarda yaptığımız taramalar ve eğitimler, bu anlayışın somut yansımaları. Topluma geri dönmeyen bir sağlık sistemi, uzun vadede sürdürülebilir değildir.
Bugün dönüp baktığınızda sizi en çok ne gururlandırıyor?
Bir yapı kurmuş olmak elbette önemli; ancak beni asıl gururlandıran şey, bir kültür inşa etmiş olmak. Hekimlerimizin, ekip arkadaşlarımızın ve hastalarımızın bu yapıyı sahiplenmesi, doğru yolda olduğumuzun en güçlü göstergesi.
Son olarak, geleceğe dair sağlık vizyonunuzu nasıl özetlersiniz?
Geleceğin sağlık sistemi; yüksek teknoloji ile insan odaklı yaklaşımı dengeleyen, erişilebilir ama nitelikten ödün vermeyen, yerel gücünü korurken küresel ölçekte söz söyleyebilen bir yapıda olmalı.
Entamed GROUP olarak hedefimiz; Türkiye’nin sağlık alanındaki potansiyelini, etik ve sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşımak.



