Kadın Liderliğinde Güvenin Gücü!

Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi olarak sağlık sektöründe kadın liderliğinin gücünü ve ilham veren yolculuğunu mercek altına alıyoruz. Güven Sağlık Grubu Tıbbi Hizmetler Direktörü Prof. Dr. N. Yeşim Çetinkaya Şardan, erkek egemen bir alanda öncü rolünü üstlenirken edindiği deneyimleri, kadın yönetici olmanın anlamını ve hizmet kalitesine kattığı farkı samimi bir dille paylaşıyor. İyi okumalar dileriz.

Sağlık sektöründe kadın yönetici olmak sizin için nasıl bir anlam taşıyor? Bu rolü üstlenirken sizi en çok motive eden unsurlar neler oldu?

Güven’e gelene kadar meseleye “kadın yönetici olmak” penceresinden bakmadım. Çok genç yaşta, 32 yaşında Hacettepe’de başhekim yardımcısı, ardından da ilk kadın başhekim oldum. Erkeklerin ağırlıkta olduğu bir yapının içindeydim ama o dönemde bu durum benim için ayrı bir başlık değildi. Güven’e geldikten sonra ise bir kadın tarafından kurulan bir hastanenin, o kıymetli kadın figür aramızdan ayrıldıktan sonra yine kadınlar tarafından ilmek ilmek büyütüldüğünü gördüm. Aslında yöneticilik yapma planıyla gelmemiştim. Ancak bir kadın yönetici olarak bu büyümeye katkı sunmak benim için ayrı bir anlam taşıdı. Kadın liderliğini Güven’de daha bilinçli biçimde deneyimledim.

Güven Sağlık Grubu’nun kadın çalışanlara ve kadın yöneticilere yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Güven, Aysun Küçükel’in hayali ve emeğiyle kurulmuş bir yapı. Onu tanıma fırsatı bulamamış olmak benim için hep bir eksiklik. Ancak kurduğu sistemin gücünü içeriden görmek çok etkileyiciydi. Burada kadın olduğu için bir tercih yapıldığını söylemek doğru olmaz; fakat kadınların parladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bakış açımız, detaylara yaklaşımımız ve ilişki kurma biçimimiz farklı. Üst yönetimde kadınların varlığı, bu potansiyelin görülmesini ve desteklenmesini sağlıyor. O ışıltı fark edildiğinde yolunuz açılıyor.

Kadın liderliğinin sağlık hizmetlerine kattığı en önemli değer sizce nedir?

Sağlık, çok katmanlı ve karmaşık bir alan. Sadece hastaya değil, ailesine de dokunuyorsunuz. Tıbbi süreçlerin yanında temizlikten yemeğe, karşılamadan uğurlamaya kadar her aşama bir bütün oluşturuyor. Bu kadar kompleks bir yapıda ayrıntıyı görebilmek, farklı noktaları birbirine bağlayabilmek çok önemli. Kadınların detaylara hâkimiyeti, empati gücü ve birkaç adım sonrasını öngörebilme becerisi burada fark yaratıyor. Güven’de çok sayıda kadın yöneticinin bulunmasının, hizmet kalitesine doğrudan katkı sağladığını düşünüyorum.

Kariyer yolculuğunuzda sizi şekillendiren dönüm noktaları neler oldu?

İç Hastalıkları ve İnfeksiyon Hastalıkları uzmanlık eğitimlerimi tamamladıktan sonra bir yıl süreyle yurt dışında hastane infeksiyonların kontrolü ve önlenmesi konusunda eğitim aldım. Hacettepe’ye döndüğümde dönemin başhekimi Prof. Dr. Ahmet Şahin beni yardımcısı olmaya davet etti. Attığı her adımda “Doğru mu yaptım, adil miydim?” diye sorgulayan, görüş alan ve sürece ortak eden bir yöneticiydi. Ondan hem yöneticilik hem de insanlık adına çok şey öğrendim. Güven’e geldikten sonra Küçükel kardeşlerle çalışma fırsatı buldum. Bir kurucunun vefatının ardından bir hastaneyi büyütmek ve farklı bir noktaya taşımak kolay değil. Banu Hanım ve Nüket Hanım’ın bu süreci nasıl yönettiklerini görmek benim için ilham vericiydi. Burada klasik özel hastanecilik anlayışından farklı bir yaklaşım var: Önce insan. İnsana değer verdiğinizde güven oluşuyor ve sonuçlar arkasından geliyor. Birlikte düşünme, birbirini dinleme ve vazgeçmemeyi temel alan bu kültürün başarıda büyük payı olduğuna inanıyorum.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın

Bu kapanacak 0 saniye