Net Görmek ve Özgür Hissetmek: Doğru Kişiye, Güvenli Refraktif Cerrahi ile Mümkün!

Göz sağlığı ve tedavi yöntemleri konusunda uzun yıllara dayanan de neyime sahip olan Prof. Dr. Koray Gümüş, refraktif cerrahi alanındaki uzmanlığını Ankara Life Dergisine anlattı. Gözlük ve lens kullanımından kurtulmak isteyenler için lazer tedavisi başta olmak üzere, kişiye özel cerrahi seçenekler hakkında çarpıcı açıklamalar yapan Gümüş, doğru tedavi yönteminin yalnızca bilimsel bir süreç değil, aynı zamanda hastanın ihtiyaçlarıyla örtüşmesi gerektiğini vurguladı. Gözlükten kurtulmayı hayal edenler için rehber niteliğindeki bu röportajda, lazer tedavilerinin bilinmeyen yönlerine ışık tuttuk. İyi okumalar dileriz.

📝 Hatice Şeyma Basut

Sevgili Koray Hocam, öncelikle refraktif cerrahinin temel amacını ve hangi durumlarda tercih edildiğini açıklayarak başlayabilir miyiz?

Elbette. Refraktif cerrahi, gözlük veya kontakt lens ihtiyacını ortadan kaldırmak amacıyla uygulanan cerrahi işlemler bütünüdür. Genellikle miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesi hedeflenir.

Gözlükten kurtulmak isteyen hastalar için hangi alternatifler mevcuttur?

Refraktif cerrahi temel olarak iki ana grupta değerlendirilebilir. Birinci grup, korneaya yönelik uygulanan lazer yöntemlerini içerir. Bu yöntemlerde amaç, korneanın şeklini ve/veya kalınlığını değiştirerek kırma kusurlarını düzeltmektir. En yaygın uygulamalar şunlardır:

 • LASIK: Kornea yüzeyinde mekanik bıçaklarla veya femtosaniye lazerle ince bir flep kaldırılarak alt tabakaya excimer lazer uygulanır.

PRK: Kornea yüzeyindeki epitel tabaka alınarak doğrudan excimer lazer uygulanır. Göz yapısı LASIK’e uygun olmayan bireylerde tercih edilebilir.

Trans PRK (No Touch Lazer-NTL): Korneaya fiziksel temas olmadan yapılan modern bir yüzey ablasyon lazer yöntemidir. Bu teknikte hem epitel dokusu uzaklaştırılır hem de kırma kusuru tek adımda excimer lazer ile düzeltilir.

SMILE: Daha güncel bir tekniktir. Kornea içinde femtosaniye lazerle oluşturulan küçük bir doku parçası çıkarılarak görme kusuru düzeltilir.

İkinci grup ise göz içine yapılan cerrahileri kapsar. Bu yöntemler genellikle lazer cerrahisine uygun olmayan göz yapılarında veya yüksek dereceli kırma kusurlarında tercih edilir.

Size başvuran her hastaya excimer lazer yapıyor musunuz?

Hayır, bize başvuran her hastaya excimer lazer uygulamıyoruz. Lazer, her birey için uygun olmayabilir. Lazer tedavisine uygunluk, detaylı bir göz muayenesi ve ileri tetkiklerle değerlendirilen birçok faktöre bağlıdır.

Excimer lazer kararı verirken dikkate aldığınız kriterler nelerdir?

Excimer lazer uygulamasına karar verirken dikkatle değerlendirdiğimiz başlıca kriterler şunlardır:

• Genellikle 18 yaşın altındaki bireylerde ve göz numarası son bir yılda değişkenlik gösteren hastalarda lazer tedavisi önermeyiz.

• Çok yüksek dereceli miyopi veya hipermetropi durumlarında, lazer tedavisinin sınırlarını aştığı için göz içi lens gibi alternatif yöntemlere yönelebiliriz.

• Kornea dokusunun kalınlığı, harita analizi ve simetrisi çok önemlidir. İnce, düzensiz ya da keratokonus riski taşıyan kornealarda lazer uygulamak güvenli değildir.

• Orta veya ileri düzeyde göz kuruluğu olan hastalarda lazer sonrası konfor sorunları yaşanabileceğinden, önce kuru göz tedavisi planları yapılır.

• Hastanın mesleği, görsel ihtiyaçları ve lazerden beklentileri, yöntem seçimini doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle amaç, her hastaya değil; doğru hastaya, doğru yöntemi doğru zamanda uygulamaktır. Gerekirse cerrahiden kaçınıp hastayı bilgilendirmek en doğru yaklaşımdır.

Lazer sonrası hastaları neler bekliyor?

Lazer sonrası iyileşme süreci, uygulanan yönteme göre farklılık gösterir. LASIK ve SMILE gibi tekniklerde hastalar genellikle işlem sonrasını oldukça konforlu geçirir. Çoğu hasta, işlemden sonraki ilk 24 saat içinde net görmeye başlar ve günlük yaşantısına kısa sürede dönebilir. Buna karşın, PRK veya No Touch Lazer gibi yüzeyel yöntemlerde iyileşme süreci daha uzun ve ilk günler daha rahatsız edici olabilir. Bu yöntemlerde ilk 3–4 gün boyunca yanma, batma, sulanma ve ağrı görülür. Görme netliğinin tam olarak oturması ise genellikle birkaç hafta, hatta bazı hastalarda 1 ayı bulabilir. Uygulanan yöntem ne olursa olsun, lazer sonrası dönemde tedaviye düzenli şekilde devam edilmesi, göz hijyenine dikkat edilmesi ve özellikle yüzeyel tekniklerden sonra güneş ışığından korunulması büyük önem taşır.

Lazer tedavisi kalıcı mıdır? Yeniden bozulma olabilir mi?

Excimer lazer uygun hastalarda ve doğru teknikle uygulandığında, elde edilen görme kalitesi uzun yıllar boyunca korunur. Ancak, göz dinamik bir organdır ve zaman içinde doğal değişiklikler gösterebilir. Özellikle göz numarası çok yüksek olan bazı bireylerde, yıllar içinde hafif dereceli geri dönüşler veya numara değişiklikleri görülebilir. Bu tür durumlarda, gerekirse küçük bir ek düzeltme yapılabilir. Bu nedenle düzenli göz kontrollerini ihmal etmemek önemlidir.

Excimer lazerin riskleri var mıdır?

Excimer lazer de her cerrahi işlem gibi risk ve yan etkilere sahiptir; ancak doğru hasta seçimi, modern teknoloji ve deneyimli cerrahlarla bu riskler büyük oranda azalır. En sık görülen geçici yan etkiler arasında kuruluk hissi, ışık yansımaları, gece parlamaları ve ilk günlerde bulanık görme sayılabilir. Bu şikayetler genellikle uygun tedavilerle kısa sürede kontrol altına alınabilir. Nadir de olsa, görme kalitesinde düşüş, enfeksiyon, korneal ektazi (korneanın ilerleyici incelmesi) gibi daha ciddi komplikasyonlar görülebilir. Ancak bu tür durumlar, genellikle uygunsuz hasta seçimi veya yetersiz ön değerlendirme sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle lazer kararı verirken kornea yapısı, göz numarası, gözyaşı durumu ve genel göz sağlığı detaylı şekilde analiz edilmelidir.

Son olarak, excimer lazer tedavisi düşünen hastalara ne önerirsiniz?

Lazer tedavisi, göz sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir karardır. Kulaktan dolma bilgilerle veya internet kaynaklarına dayanarak karar verilmemelidir. Her göz kendine özgüdür ve tedavi planı kişiye özel olmalıdır. Lazer kararı aceleye getirilmemeli; detaylı göz muayenesi ve tüm testler yapıldıktan sonra karar verilmelidir. Doğru zamanda, doğru hastaya uygulandığında excimer lazer hem güvenli hem de yaşam kalitesini belirgin şekilde artıran bir yöntemdir.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın

Bu kapanacak 0 saniye