Rahim Ağzı Kanseri Aşılarla Bazı Ülkelerde Tarihe Karışıyor!
“Topluluk düzeyinde yapılan çalışmalar HPV aşısı programlarının rahim ağzı kanseri insidansını önemli ölçüde düşürdüğünü göstermektedir.”
Bilimsel birikimini sahadaki deneyimle buluşturan, Medicana International Ankara Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Emre Günakan, kadın sağlığında hayati bir konu olan HPV ve rahim ağzı kanserine dair merak edilenleri Ankara Life okurları için anlattı. Erken tanıdan aşılamaya, tarama yöntemlerinden güncel tedavilere uzanan bu kapsamlı söyleşide Günakan, rahim ağzı kanserinin aslında önlenebilir bir hastalık olduğuna güçlü vurgular yaparken, toplumda farkındalığın neden belirleyici olduğunun da altını çiziyor. İyi okumalar dileriz.
Röportaj: Hatice Şeyma Basut
Öncelikle sizi ve çalışmalarınızı okurlarımıza tanıtabilir miyiz?
Liseye kadar eğitimimi Isparta’da tamamladım. Tıp eğitimimi Hacettepe Üniversitesi, uzmanlık eğitimimi Başkent Üniversitesi’nde tamamladım. Bir süre Ankara’da Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi’nde çalıştıktan sonra, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim dalında öğretim üyesi olarak çalıştım. Şu anda Medicana International Ankara Hastanesi’nde çalışmakta ve aynı zamanda Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim dalında öğretim üyesi olarak akademik hayatıma devam etmekteyim. Özellikle jinekoloji ve jinekolojik onkoloji ve gebelik takibi ile ilgilenmekteyim.
HPV’nin rahim ağzı kanseri üzerindeki etkisi hakkında genel bir değerlendirme yapabilir misiniz? Özellikle hangi HPV tiplerinin yüksek risk taşıdığını okurlarımıza anlatabilir misiniz?
HPV, cinsel yolla bulaşan en yaygın virüslerden biridir. Bugüne kadar 200’den fazla HPV tipi tanımlanmıştır. Bunların büyük kısmı vücut tarafından bağışıklık sistemiyle kendiliğinden temizlenir ve herhangi bir sağlık sorununa yol açmaz. Ancak bazı HPV tipleri rahim ağzı (serviks) hücrelerinde kalıcı enfeksiyon oluşturarak zaman içinde hücresel değişikliklere ve tedavi edilmezse rahim ağzı kanserine neden olabilir. Rahim ağzı kanseri oluşturma riski açısından yüksek, orta ve düşük riskli olarak 3 grup tanımlanmıştır. Yüksek riskli grubun en önemli tipleri sırasıyla HPV 16, 18, 31 ve 33 tipleridir. Bu tipler yaklaşık 5 rahim ağzı kanserinin 4’ünden sorumludur.
Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde tarama yöntemleri ne kadar etkili? HPV testi ve smear testlerinin farkları ve önemini açıklayabilir misiniz?
Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde tarama çok etkilidir ki her iki tarama yöntemi de keşfedildiğinde Nobel sağlık ödülü almıştır. Bu yöntemler sayesinde rahim ağzı kanseri ilk yok edilebilecek kanser olarak düşünülmeye başlanmıştır. Bu taramalar sayesinde rahim ağzında gelişen hücresel bozuklukların erken aşamada tanı alıp tedavi edilerek kansere dönüşmeden yok edilmesi bunu sağlayacaktır.
Her iki tarama testi de rahim ağzından alınan sürüntüler ile yapılmaktadır. Pap smear testi alınan örnekteki hücrelerdeki anormal hücre olup olmadığını değerlendirdiğimiz mikroskobik tekniğe dayalı yöntemdir. HPV tarama testi ise bu sürüntüde HPV virüsü bulunup bulunmadığını gösterir. Rahim ağzı kanserlerinin %95’ten fazlasında HPV virüsü izole edilmiştir bu nedenle şu anda daha önde olan tarama yöntemi budur. Pap smear testi sonucu normal olduğunda senelik olarak uygulanırken, HPV testi 3 senede bir, her ikisi beraber uygulanırsa (ko-test) 5 senede bir uygulanabilir. Pozitif sonuçlar çıkması durumunda ek ileri tetkikler yapılması gerekebilir.
Aşıyla önlenebilen HPV enfeksiyonları, rahim ağzı kanseri riskini ne ölçüde azaltıyor? Aşılamada güncel öneriler nelerdir?
Topluluk düzeyinde yapılan çalışmalar HPV aşısı programlarının rahim ağzı kanseri insidansını önemli ölçüde düşürdüğünü göstermektedir. Bazı veriler özellikle erken yaşta ve tam doz programıyla uygulanınca, aşıya bağlı korumanın %90’a kadar rahim ağzı kanseri vakasını önleyebileceğini öne sürmektedir. Güncel aşılamada 9’lu aşı 15 yaş altında 2 doz, 15 yaş üzerinde 3 doz olarak öneriyoruz.
Genç kadınlarda HPV aşılamasının önemi ve toplumsal farkındalığı artırmak için neler yapılabilir?
Toplumsal farkındalık ve hareket bu kanserlerin yok edilmesinde kritik önemdedir. Çocukluk çağından itibaren aşılamanın planlanması, yine bu dönemde okul eğitimlerinin planlanması, dernekler ve devlet eliyle yapılan bilgilendirme kampanyaları süreci kolaylaştıracaktır. Bunun yanında sadece kadınlar değil erkeklerin de aşılanabildiğini ve erkeklerde görülen penis ve anüs kanserlerinin, siğillerin de azaltılabileceğini belirtmek toplumsal katılımı artıracaktır.
Rahim ağzı kanserinin tedavisinde son yıllarda öne çıkan yenilikçi yöntemler ve gelişmeler nelerdir?
Tarama programları sayesinde artık rahim ağzı kanserini daha erken evrelerde yakalama şansı yakaladık. Özellikle çocuğu olmayan hasta grubunda Lokal geniş çıkarma ameliyatları uygulayarak bu hastaların rahmini koruma şansımız olabiliyor.
HPV ve rahim ağzı kanseri konusunda kişisel önlem ve bilinçlenme adına hangi mesajları vermek istersiniz?
En önemli mesajlarımız aşılanmadır. Bu yolla Avustralya gibi bazı ülkelerde rahim ağzı kanseri yok olma aşamasına gelmiştir. Ülkemiz gibi HPV aşısının henüz rutin politikaya girmediği ülkelerde tarama testlerini ve jinekolojik kontrolleri düzenli yaptırmayı mutlaka öneriyoruz.


