içinde

Çağımızın Hastalığı Obezitede Etkili Çözüm: Cerrahi

Çağımızın en büyük sorunlarından biri de obezite. Teknolojinin bizi esir almasıyla birlikte bilgisayar ve telefon başında fazla vakit geçirmekten, masa başında çalışmaktan dolayı ortaya çıkan hareketsizlik, her yere arabayla gitme alışkanlığı, durağan yaşam, sporsuz bir hayat bizi obeziteyle karşı karşıya bırakıyor. Tüm bunların üzerine bir de düzensiz beslenme eklenince obeziteye davetiye çıkarmış oluyoruz. Peki, obezitenin tedavisi nedir? Doç. Dr. Osman Yıldırım Ankara Life Dergisi okurları için obezite nedenleri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Obezite niçin çağımızın hastalığıdır?
Gelişmiş ülkelerde ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde obezite oranı neredeyse % 30’lara çıkmaktadır. Günümüz insanı rafine gıdalarla fast food cinsi beslenmekte, abur cubur yemekte, durağan yaşamakta, spor yapmamakta, masa başında çalışmakta, fazla yürümemekte, her yere arabayla gitmekte, televizyon, bilgisayar ve telefon başında çok fazla vakit geçirmekte ve bu esnada sürekli bir şeyler yemektedir.

Ülkemiz için önemli bir sorun da kadın ve çocukluk obezite oranının hızla artmakta oluşudur. Kadınlarımız çok doğum yapmakta, çocuklarımız fast food ve abur cuburla hatalı beslenmekte, spor yapmamaktadır.

Obezite tedavisinde hangi yöntemler vardır?
Obezite tedavisinde diyet, spor, akupunktur, bazı ilaçlar ve cerrahi tedavi seçenekleri vardır. Biz cerrahi tedavi için hastalarımızın en az iki kere düzgün diyet yapmış ve sonuç alamamış olmalarını istiyoruz. Spor mutlaka hayatın içinde yer almalı, ameliyatlardan sonra da devam etmelerini istiyoruz. Akupunkturun etkisi maalesef kısıtlıdır ve kilolar geri alınır.

Bugün için zayıflamada çok etkili, yan etkisi olmayan bir ilaç yoktur. Biz zayıflama amaçlı bazı bitkisel ilaçların kullanımını asla önermiyoruz. Tüm bu yöntemler tam olarak uygulansa bile kalıcı kilo verme oranı % 2‘leri geçmemektedir. Hastalar kilo verebiliyor ama kalıcı olmuyor, verilen kilolar geri alınıyor. Bugün için obezitenin en etkin tedavisi cerrahidir.

Obeziteyi nasıl ölçüyoruz, bir yöntemi var mı?
Obeziteyi ölçmek için birçok yöntem vardır ancak en çok kullanılan Vücut Kitle İndeksi (VKİ)’dir. Vücut Kitle İndeksi (kg/m2)= Ağırlık (kg) /boy2 (m2). Buna göre VKİ: 20-25 normal, 25-30 fazla kilolu, 30-40 obez, 40‘ın üstü morbid obez olarak değerlendirilir.

Ameliyattan önce nasıl bir hazırlık dönemi vardır?
Ameliyattan önce hasta ayrıntılı olarak sorgulanır. Özellikleri, yandaş hastalıkları araştırılır. Bu dönemde proteinden zengin, karbonhidrat ve yağdan fakir bir diyet önerilir. Sigara içiyorsa bırakması sağlanır. Ameliyata hazırlık için çok ayrıntılı tetkikler yaptırılır.

Vitamin ve elektrolit seviyeleri, kan şekeri, tiroid testleri, hormon tetkiklerine bakılır. Anestezi almasında sakınca olup olmadığı araştırılır. Dahiliye, endokrinoloji, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, psikiyatri, genel cerrahi, kardiyoloji , anestezi kontrolleri yapılır.

Kimlere cerrahi tedavi öneriyorsunuz?
VKİ 40’ın üstünde olanlar, VKİ 35’ in üstünde ve hipertansiyon, DM, uyku apnesi gibi yandaş hastalığı olanlara ameliyat öneriyoruz.

Kanser hastaları, uyuşturucu ve alkol bağımlıları, çok ileri psikiyatrik bozukluğu olanlar, anestezi almayı engelleyecek derecede hastalığı olanlar ameliyat olamazlar.

Ameliyat süreci nasıl işliyor?
Ameliyattan önceki günlerde kan sulandırıcı iğnelere başlanır ve en az 10 gün devam edilir. Ameliyatlar laparoskopik yani kapalı olarak yapılır. Bir tüp mide ameliyatı ortalama 1 saat civarında sürer.

Ameliyat sırasında ve sonraki günler içinde kontrol amaçlı bir sürü test yapılır. Hastalar ortalama 3 gün yatarlar, yaklaşık 1 hafta içinde işe başlarlar.

İlk 1 ay özel bir diyet uygulanır, diyetisyen kontrolünde sıvı , çorba ve püre dönemi şeklinde beslenir. Daha sonra katıya geçilir. Hastalara özel bir yasaklar ve az tüketilecekler listesi verilir.

Hastalar ameliyat sonrası dönemde ne kadar iyi kurallara uyarsa, ne kadar spor yaparsa o kadar iyi sonuç alırlar.