ŞEBİNSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Karayılan; “Giresun’un Gücü Birlikten Doğacaktır!”

Şebinkarahisar Sanayici ve İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Karayılan, Şebinkarahisar için ortaya koyduğu özverili çalışmalarıyla hemşerilerinin takdirini kazanan isimler arasında yer alıyor. Aile firması Asır Otomotiv bünyesindeki faaliyetlerini sürdürürken, İstanbul taksi plakası alım-satımı ve kiralama alanında da çalışmalarını başarıyla yürüten Karayılan, lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi İktisat ve İşletme Bölümü’nde tamamladıktan sonra yüksek lisans eğitimine başladı. İş hayatının yoğun temposu nedeniyle yüksek lisans eğitimine bir süre ara vermek durumunda kalan Karayılan, bu süreci şu sözlerle anlatıyor: “Eğitim hayatım bana önemli bir bakış açısı kazandırırken, asıl deneyimimi iş yaşamının içinde edindim. İş dünyasında üretmenin, istihdam sağlamanın ve yaşadığım şehre değer katmanın her zaman en büyük motivasyon kaynağım olduğunu söyleyebilirim.” Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi’ne konuk olan Müjdat Karayılan’ın samimi ve keyifli röportajını sizlerle buluşturuyor, iyi okumalar diliyoruz.

İş hayatının yanı sıra sivil toplum çalışmalarında da aktif bir rol üstleniyorsunuz. Bu süreç nasıl başladı?

Ben, iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşlarının içinde yer almayı her zaman önemsedim. Çünkü şehirlerin ekonomik gelişiminin ancak ortak akıl ve dayanışmayla mümkün olduğuna inanıyorum. 2017 yılında Sayın Altan Güneş’in davetiyle Şebinkarahisar İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu’na katıldım. Bu süreç bana hem yeni sorumluluklar üstlenme fırsatı sundu hem de önemli deneyimler kazandırdı. 2022 yılından bu yana ise Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyorum.

2024 yılında Şebinkarahisar İş Adamları Derneği olarak gerçekleştirdiğiniz Şebin EXPO fuarı büyük ilgi gördü. 8-11 Ekim 2026’da ise Şebinkarahisar Derneği, Giresun Vakfı ve Giresun Federasyonu ile birlikte Giresun EXPO fuarını düzenleyeceksiniz. Bu proje nasıl şekillendi?

GİRESUN EXPO, uzun yıllardır kurduğumuz bir hayaldi. 2024 yılında Şebinkarahisar İş Adamları Derneği olarak Şebin EXPO fuarını gerçekleştirdiğimizde bile aklımızdaydı. Hatta Tekstil Kent’te 45 firmanın yer aldığı 51 stantlı fuar açılış konuşmamda da “Bir gün Giresun EXPO’yu gerçekleştireceğiz.” demiştim. Bu hedef doğrultusunda yaklaşık bir buçuk yıl boyunca ilçelerimiz, iş insanlarımız ve ilgili kurumlarla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdik. Ortaya çıkan ortak irade, Giresun’un ekonomik potansiyelini tek çatı altında buluşturacak büyük bir organizasyona ihtiyaç olduğu yönündeydi. Bugün bu hayali gerçeğe dönüştürmenin gururunu yaşıyoruz.

2024 yılında Şebinkarahisar İş Adamları Derneği olarak gerçekleştirdiğiniz Şebin EXPO Fuarı büyük ilgi gördü. 8-11 Ekim 2026 tarihlerinde ise Şebinkarahisar Derneği, Giresun Vakfı ve Giresun Federasyonu ile birlikte Giresun EXPO Fuarı’nı düzenleyeceksiniz. Bu proje nasıl şekillendi?

GİRESUN EXPO, uzun yıllardır kurduğumuz bir hayaldi. Aslında 2024 yılında Şebinkarahisar İş Adamları Derneği olarak gerçekleştirdiğimiz Şebin EXPO Fuarı’nı hayata geçirirken de bu hedefi aklımızda taşıyorduk. Hatta Tekstil Kent’te, 45 firmanın yer aldığı 51 stantlık fuarın açılış konuşmasında, “Bir gün Giresun EXPO’yu gerçekleştireceğiz.” demiştim. Bu hedef doğrultusunda yaklaşık bir buçuk yıl boyunca ilçelerimiz, iş insanlarımız ve ilgili kurumlarla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdik. Ortaya çıkan ortak irade, Giresun’un ekonomik potansiyelini tek çatı altında buluşturacak büyük bir organizasyona ihtiyaç olduğu yönündeydi. Bugün ise bu hayali gerçeğe dönüştürmenin gururunu yaşıyoruz.

Giresun EXPO’nun diğer fuarlardan ayrılan en önemli özelliği nedir?

Biz bu organizasyonu yalnızca ticari bir fuar olarak görmüyoruz. Giresun’un üretim gücünü, girişimcilik kültürünü ve ekonomik potansiyelini görünür kılan büyük bir buluşma olarak değerlendiriyoruz. Bugün Türkiye’nin birçok şehrinde yaşayan ve farklı sektörlerde başarıyla faaliyet gösteren çok sayıda Giresunlu iş insanı, ne yazık ki birbirini tanımıyor. Giresun EXPO sayesinde hemşerilerimiz arasında yeni ticari iş birliklerinin kurulacağına ve güçlü bir dayanışma ağının oluşacağına inanıyoruz. Amacımız, yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa edecek güçlü bir ekonomik platform oluşturmaktır. Giresun EXPO, bir fuarın ötesinde; birlik, dayanışma ve kalkınma projesidir. Çünkü Giresun’un gerçek gücünün birlik ve dayanışmayla ortaya çıkacağına inanıyoruz.

Fuara katılım konusunda nasıl bir kriter belirlediniz?

Katılımın temel şartı, katılımcı firmanın Giresun ile güçlü bir bağının bulunmasıdır. Firma sahibinin, eşinin ya da anne veya babasından en az birinin Giresunlu olması katılım için yeterlidir. Böylece Türkiye’nin hangi ilinde faaliyet gösterirse göstersin, memleketiyle gönül bağını koruyan tüm iş insanlarımızı aynı çatı altında buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz. Proje paydaşları olarak Giresun EXPO’yu yalnızca bir fuar değil, hemşerilerimizi bir araya getiren güçlü bir ekonomik buluşma olarak görüyoruz.

Başkanlık görevinizde sizi en çok motive eden şey nedir?

Bir organizasyonun ardından hemşerilerimizin tanışarak yeni iş ortaklıkları kurması, birlikte üretmeye başlaması, genç girişimcilerin cesaret kazanması ve Giresun’un adının başarı hikâyeleriyle anılması benim için en büyük motivasyon kaynağıdır. Sivil toplumun gerçek gücünün de tam bu noktada ortaya çıktığına inanıyorum.

Başarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kendime puan verecek olursam, bugün için yüzde 65 başarılı olduğumu söyleyebilirim. Çünkü zihnimde hâlâ hayata geçirmeyi hedeflediğim üç büyük proje bulunuyor. Bana göre insan, hedeflerine ulaştığında değil; hedefleri için çalışmayı bıraktığında durur. Ben ise üretmeye, yeni projeler geliştirmeye ve hedeflerim doğrultusunda çalışmaya devam edeceğim.

Sizce güçlü ve sürdürülebilir bir sivil toplum kuruluşunun en önemli şartı nedir?

Bana göre bu sorunun tek cevabı, ekonomik bağımsızlıktır. Aidatlarla ya da yöneticilerin kişisel katkılarıyla ayakta duran yapıların uzun vadede sürdürülebilir olması oldukça zordur. Bu nedenle bir dernek ya da vakıf kurulurken yalnızca bir hizmet binası değil, aynı zamanda kuruma düzenli gelir sağlayacak ekonomik bir model de planlanmalıdır. Maddi anlamda bağımsızlığını sağlayan sivil toplum kuruluşları, daha cesur projeler üretebilir, daha uzun ömürlü olabilir ve hiçbir yapıya bağlı kalmadan toplum yararına çalışmalarını sürdürebilir.

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın