Telefonunuza Değil; Boynunuza Bakın!

Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi, Fizyoterapist Çağrı Perçem’i ağırladı. Günlük hayatın vazgeçilmezi haline gelen akıllı telefonların boyun sağlığı üzerindeki etkilerini ele alan Perçem, “Text Neck” sendromunun nedenlerini, omurgaya verdiği yükü ve basit ama etkili korunma yöntemlerini Ankara Life Dergisi okurları için anlattı. Sağlıklı bir duruşun küçük alışkanlıklarla mümkün olduğuna dikkat çeken Perçem, teknolojiyle doğru ilişki kurmanın önemini vurguluyor. İyi okumalar dileriz. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla gelişmesi, günlük yaşam alışkanlıklarımızı da değiştirdi. Artık günün önemli bir bölümünü telefon ve tablet ekranlarına bakarak geçiriyoruz. Bu durum iletişimimizi kolaylaştırsa da boyun sağlığımız açısından bazı sorunları beraberinde getirebiliyor.

Örneğin, bir fizyoterapist olarak bana en sık sorulan sorulardan biri şu: “Boynum neden sürekli ağrıyor?” Cevabı bazen düşündüğümüzden daha basit olabiliyor. Gün içinde telefonumuza kaç kez baktığımızı bir düşünün. Sabah alarmı kapatıyoruz, mesajlara göz atıyoruz, sosyal medyada birkaç dakika geçiriyoruz derken fark etmeden saatler geçmiş oluyor. İşte tam da bu noktada karşımıza son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram çıkıyor: Text Neck.

Peki, Text Neck tam olarak nedir? Aslında bu, telefon veya tablet kullanırken başımızı uzun süre öne eğik tutmamız sonucu boyun ve üst sırt bölgesinde oluşabilen zorlanmayı tanımlayan bir ifadedir. Yani yeni bir hastalık değil; modern yaşamın beraberinde getirdiği bir duruş alışkanlığının vücudumuzdaki yansımasıdır.

Text neck (telefon boynu) sendromu, akıllı telefon veya tablet ekranına uzun süre baş öne eğik şekilde bakmaktan kaynaklanan mekanik bir postür bozukluğudur. Boyun omurlarına binen ağırlığı artırarak ense ağrısı, omuz sertliği, baş ağrısı, kollarda uyuşma ve kamburluk gibi şikayetlere yol açmaktadır.

Baş dik bir pozisyondayken boyun omurlarına binen yük yaklaşık 5 kg civarındadır. Baş öne doğru eğildikçe omurgaya binen ağırlık katlanarak artar. Bu sürekli ve aşırı yüklenme; boyun kaslarında gerginliklere, kas spazmlarına (kulunç) ve ilerleyen vakalarda boyun düzleşmesi ya da boyun fıtığı gibi kalıcı omurga deformasyonlarına neden olabilir.

Aslında suçlu telefonun kendisi değil. Sorun, onu nasıl kullandığımız. Ortalama 4–6 kilogram ağırlığındaki başımız dik dururken boyun kasları bu yükü rahatlıkla taşır. Ancak başımız öne eğildikçe kasların taşıması gereken yük artar. Bu yüzden uzun süre aynı pozisyonda kalmak, kasların yorulmasına ve zamanla ağrı oluşmasına neden olabilir.Peki ne yapabiliriz? Güzel haber şu ki büyük değişiklikler yapmaya gerek yok. Telefonu mümkün olduğunca göz hizasına kaldırmak bile boyun üzerindeki yükü azaltabilir. Uzun süre aynı pozisyonda kalmak yerine 20–30 dakikada bir kısa bir mola vermek, omuzları geriye doğru çevirmek, boynu nazikçe hareket ettirmek ve birkaç dakika yürümek bile kasların rahatlamasına yardımcı olur. Düzenli egzersiz yapmak ve özellikle sırt ile omuz çevresindeki kasları güçlendirmek de boyun sağlığını korumada oldukça etkilidir.

Her zaman şunu dile getiriyorum: Vücudumuz hareket etmek için tasarlanmıştır. Saatlerce aynı pozisyonda kaldığımızda en güçlü kaslar bile yorulur. O yüzden gün içinde vereceğiniz birkaç dakikalık hareket molası, bazen akşam yaşayacağınız ağrıyı önleyebilir.

Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmamız mümkün değil. Ama onu nasıl kullandığımız tamamen bizim elimizde…

Belki de bu yazıyı bitirdikten sonra yapacağınız ilk şey telefonunuzu biraz daha yukarı kaldırmak ya da omuzlarınızı geriye doğru esnetmek olur. Küçük gibi görünen bu alışkanlıklar, uzun vadede boynunuzun size teşekkür etmesini sağlayabilir. Çünkü omurgamız, ona gösterdiğimiz özeni fazlasıyla hatırlar.

“Tıbbi tavsiye içermez, bilgilendirme amaçlıdır.”

Kızılırmak mah. 1443. Cad 25 B blok no 61 Çankaya ANKARA

#AğrıyaÇağrı

Fzt. Çağrı PERÇEM

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın