1957’den Bugüne Bir Aile Mirası: Muno Dondurma!

Ferrah Pastanesi’nde başlayan Montaş ailesinin lezzet yolculuğu, bugün Ankara’da Muno Dondurma ve Milado Dondurma ile sürüyor. Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi olarak Çağdan Pelin Montaş İskender ile markanın geçmişini, aileden aktarılan üretim anlayışını ve geleceğe dair yaklaşımını konuştuk. İyi okumalar dileriz.

Muno Dondurma’nın hikâyesi 1957 yılına uzanıyor. Bu yolculuk nasıl başladı?

Hikâyemiz, Beşir Montaş’ın Ferrah Pastanesi’ni kurmasıyla başladı. O yıllarda pastaneler yalnızca bir şeyler yenilen yerler değildi; insanların buluştuğu, sohbet ettiği, ailece vakit geçirdiği mekânlardı. Dondurma da zaman içinde bu kültürün önemli bir parçasına dönüştü. Bugün Muno Dondurma’dan söz ederken aslında 1957’den bu yana sürdürülen bir emeği, mesleğe duyulan saygıyı ve ailece kurulan bir bağı anlatıyoruz. Markamızın geçmişi bizim için yalnızca bir tarih değil; bugün aldığımız kararlara yön veren güçlü bir başlangıç noktası.

Beşir Montaş’ın “Kendi çocuğuma yedirmeyeceğim hiçbir şeyi başkasına da yediremem” sözü, markanız için ne ifade ediyor?

Bu söz, ailemizin üretime bakışını en yalın hâliyle anlatıyor. Bir ürünü hazırlarken onu kendi soframızda da gönül rahatlığıyla görmek istemek, çok güçlü bir sorumluluk duygusu yaratıyor. Bizim için tazelik, doğallık ve güven bu anlayışın parçaları. Elbette yıllar içinde çalışma biçimleri ve tüketici beklentileri değişti. Fakat insanlara sunduğumuz ürünün arkasında içtenlikle durma isteğimiz değişmedi. Muno’nun kuşaklar boyunca taşıdığı en kıymetli mirasın bu yaklaşım olduğunu düşünüyorum.

Montaş ailesinin farklı kuşaklarının işletmede yer alması Muno’yu nasıl şekillendirdi?

Beşir Montaş’ın ardından Refik, Seyfettin ve Musa Montaş’ın da işletmede çalışması, işi bir aile emeğine dönüştürdü. Daha sonra Çağdaş ve Sonay Montaş bu birikimin devamında yer aldı. Bugün Rüzgar Montaş’ın da hikâyenin içinde olması, geçmişle gelecek arasında canlı bir bağ kuruyor. Her kuşak kendi döneminin bakış açısını getiriyor; deneyim, yeni fikirlerle buluşuyor. Aile işletmesi olmanın bizim için en güzel yanı, yalnızca bir mesleği değil, o mesleği yaparken benimsediğimiz değerleri de birbirimize aktarabilmek.

Pastanecilikten dondurmaya uzanan süreçte Muno’nun kimliği nasıl oluştu?

Ferrah Pastanesi ile başlayan yolculuk, bize önce misafir ağırlamayı ve bir lezzetin insanların hayatındaki yerini öğretti. Dondurma zamanla çalışmalarımızın öne çıkan alanı oldu. Muno’nun kimliği de bu geçmişin üzerine kuruldu: samimi bir aile geleneği ve üretimde gösterilen özen. İnsanların markayla kurduğu bağın yalnızca tattıkları dondurmadan ibaret olmadığını düşünüyorum. Bazen çocukluğundan hatırladığı bir ziyaret, bazen ailesiyle paylaştığı küçük bir an da o bağın parçası oluyor.

“Doğallık” ve “tazelik” Muno Dondurma için üretimde nasıl bir karşılık buluyor?

Bu kavramların anlam kazanması için günlük iş yapış biçimimize yansıması gerekiyor. Biz ürünlerimize, sunduğumuz lezzetin niteliğine ve insanların bize duyduğu güvene bu gözle bakıyoruz. Ailemizden öğrendiğimiz özen, üretimin her aşamasında yol gösterici bir ilke. Bir yandan da damak zevklerinin değiştiğinin farkındayız; insanların yeni tatlara ve farklı deneyimlere ilgisini önemsiyoruz. Bizim için mesele, yeniliğe açık olurken Muno’nun yıllardır benimsediği üretim anlayışını koruyabilmek.

Bugün Muno Dondurma Balgat’ta, Milado Dondurma ise Batıkent Atlantis AVM’de Ankaralılarla buluşuyor. Bu iki markayı nasıl konumlandırıyorsunuz?

Her ikisi de Montaş ailesinin dondurmacılıktaki birikimini taşıyor. Balgat’taki Muno Dondurma, adını yıllardır sürdürdüğümüz aile hikâyesiyle birlikte yaşatıyor. Batıkent Atlantis AVM’deki Milado Dondurma ise bu birikimin Ankara’nın farklı bir noktasında insanlarla buluşmasına imkân veriyor. Bizim için önemli olan, insanlar hangi ismimizle karşılaşırsa karşılaşsın, sunduğumuz işe gösterdiğimiz özeni hissedebilmeleri. Ankara ile kurduğumuz ilişkinin büyümesi bizi mutlu ediyor.

Ankara’da uzun yıllar varlığını sürdürmüş bir aile markası olmak size nasıl bir sorumluluk yüklüyor?

Uzun yıllar aynı şehirde çalıştığınızda insanlar sizi yalnızca tabelanızla tanımıyor; yıllar boyunca edindikleri deneyimlerle değerlendiriyor. Bu da güveni her gün yeniden hak etmeniz gerektiği anlamına geliyor. Ankara, aile hikâyemizin başladığı ve geliştiği yer. Bu şehirde farklı kuşaklardan insanların Muno’yu tanıması bizim için çok değerli. Geçmişimizle gurur duyuyoruz, ama yalnızca geçmişe dayanarak ilerleyemeyeceğimizi de biliyoruz. Bizi ayakta tutan anlayışı bugünün beklentileriyle birlikte yaşatmaya çalışıyoruz.

Rüzgar Montaş’ın da hikâyeye katıldığı bu dönemde Muno’nun geleceğine nasıl bakıyorsunuz?

Yeni kuşakların işe dahil olması bize hem heyecan hem de yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Her dönemin kendine özgü koşulları var; bir markanın geleceğe taşınabilmesi için bunları anlaması gerekiyor. Biz Muno’nun gelişmesini, yeni nesillerle buluşmasını ve Ankara’daki hikâyesini sürdürmesini istiyoruz. Bunu yaparken 1957’de başlayan yolculuğun özünü korumak önceliğimiz. Çünkü bize göre bir aile markasının gerçek gücü, geçmişten aldığı değerleri gelecekte de yaşatabilmesinde saklı.

Milado Dondurma Kardelen Mah. Başkent Blv. No:224/H Atlantis AVM İç Kapı No:135, 06370 Yenimahalle / Ankara

Muno Dondurma Balgat, 1242. Cd. 26/B, 06520 Çankaya/Ankara

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın