Değişime Uyum Sağlayan Kazanır!
- Selda Güneş
- 21 Mayıs 2026
“Benim için gayrimenkul sektörünün temeli ise üç ana unsurdan oluşur: Güven, bilgi ve müşteri memnuniyeti.”
RE/MAX ONE’ın kurucusu Zafer Albayrak, Ankara Life Dergisine özel röportajında, askeri disiplinle şekillenen yaşam anlayışının gayrimenkul sektöründeki başarı hikâyesine nasıl dönüştüğünü anlatıyor. Güven ve dürüstlüğü işinin temel taşı haline getiren Albayrak, rekabetin yoğun olduğu sektörde fark yaratmanın aslında “istikrar ve karakter meselesi” olduğunu vurguluyor. İyi okumalar dileriz.
Röportaj: Hatice Şeyma Basut
Gayrimenkul sektöründe kendi markasını inşa eden bir isim olarak, bugün Zafer Albayrak ’ı nasıl tanımlarsınız?
Öncelikle kendimi kısaca tanıtayım: 30 Ağustos doğumluyum; adımı Zafer Bayramı’ndan alıyorum. Başak burcuyum. Emekli bir subay olarak, meslek hayatım boyunca edindiğim disiplin ve birikimi gayrimenkul sektörüne taşımaya özen gösterdim. Burada özellikle vurgulamak istediğim disiplin, dıştan dayatılan değil; oto disiplindir. Yani bir işi yapmak istemediğiniz anlarda dahi, o işi kararlılıkla yerine getirebilme iradesidir. Başak burcunun getirdiği özelliklerle; titiz, düzenli, detaylara önem veren ve her zaman başarı ile sonuç odaklı çalışan bir yapıya sahibim. Benim için gayrimenkul sektörünün temeli ise üç ana unsurdan oluşur: Güven, bilgi ve müşteri memnuniyeti. Bu üç değeri merkeze alarak, sürdürülebilir ve güçlü bir marka inşa etmeye devam ediyorum.
Gayrimenkul sektöründe güçlü bir marka olarak konumlanan RE/MAX ONE ’ın kurucusu olarak, girişim yolculuğunuzun en belirleyici kırılma noktası neydi? Sizi bugün bulunduğunuz noktaya taşıyan temel motivasyonu nasıl tanımlarsınız?
Girişim yolculuğumdaki en belirleyici kırılma noktası 2007 yılında, emekliliğimin hemen ardından gerçekleştirdiğim ilk işlemdi. 25 yıllık hizmetimin karşılığında aldığım emekli ikramiyesinin tam iki katını, daha ilk işlemimde kazanmış olmam benim için son derece güçlü bir motivasyon kaynağı oldu. O an, bu sektörde çok daha iyisini başarabileceğime inandım. Beni bugün bulunduğum noktaya taşıyan temel motivasyon ise; güven ve müşteri memnuniyetini merkeze alma kararlılığımdır. Çünkü inanıyorum ki, yaptığınız doğru işler ve elde ettiğiniz başarılı sonuçlar, “havuza atılan bir taş” gibi dalga dalga yayılır; hem etki alanınızı hem de markanızı büyütür. Bu anlayışla ilerleyerek, sürdürülebilir başarıyı ve güçlü bir marka değerini inşa ettim.
Rekabetin son derece yoğun olduğu bir sektörde fark yaratmak kolay değil. RE/MAX ONE’nı benzerlerinden ayrıştıran yaklaşımınız ve “başarı formülünüz” nedir?
Rekabetin son derece yoğun olduğu bir sektörde fark yaratmanın zor olduğu doğru; ancak aslında farklılaşmanın formülü oldukça net ve basittir: Güvenilir, dürüst ve yeniliklere açık olmak. Bu üç temel ilkeyi istikrarlı bir şekilde uyguladığınızda, zaten doğal olarak rakiplerinizden ayrışırsınız. Benim “başarı formülüm” de tam olarak bu noktada şekilleniyor. Sürekli aynı yöntemleri uygulayıp farklı sonuçlar beklemenin mümkün olmadığını, Albert Einstein’ın şu sözünde açıkça görüyoruz: “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir.” Bu nedenle değişime uyum sağlamak ve yenilikleri iş yapış şeklinize entegre etmek büyük önem taşıyor. Diğer yandan, gelişim ve öğrenme sürecinin sürekliliği de başarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi: “Öğrenmek akıntıya karşı yüzmeye benzer; durduğunuz anda geri gidersiniz.” Bu bakış açısıyla, kendimizi sürekli geliştirmeye, öğrenmeye ve daha iyisini yapmaya odaklanmalıyız.
Kariyeriniz boyunca karşılaştığınız en zorlu dönem hangisiydi? Bu süreçten çıkarken benimsediğiniz strateji ve size kattığı en önemli ders ne oldu?
Yaklaşık 10 yıl önce aracılık ettiğim büyük bir arsa satış sürecinde yaşandı. Alıcı ve satıcıyla tüm detayları görüştük, her konuda anlaşma sağladık ve süreç sözleşme aşamasına geldi. Ancak her iki taraf da “sözümüz senettir, biz iş insanıyız, bizde sorun olmaz” gibi gerekçelerle satış vaadi sözleşmesini imzalamak istemedi. Ben de o noktada güven duyarak süreci bu şekilde ilerlettim. Sonuçta satış gerçekleşti, ancak hem alıcı hem de satıcı, verdiğim hizmetin karşılığı olan bedeli ödemedi. Bu, meslek hayatımda önemli bir kırılma noktası oldu. O gün çok net bir ders çıkardım: Meslek kurallarına harfiyen uymak ve asla taviz vermemek gerekir. Ne zaman mesleğimin gerektirdiği standartların dışına çıktıysam, bunun bedelini mutlaka ödedim. Bu deneyim bana, güvenin önemli olduğunu; ancak güvenin mutlaka sistem, kural ve yazılı güvenceyle desteklenmesi gerektiğini öğretti.
Liderlik anlayışınız, ekibinizin performansını ve şirket kültürünü nasıl şekillendiriyor? Başarıyı sürdürülebilir kılmak adına özellikle üzerinde durduğunuz değerler nelerdir?
Benim için liderlik; bireyleri ortak bir vizyon, amaç ve hedef etrafında birleştirerek onları etkileme, yönlendirme, motive etme ve harekete geçirme sürecidir. Ancak liderlik sadece bir pozisyon ya da unvan değildir. Asıl liderlik; ekip içinde uyum ve bağlılık oluşturan, zor zamanlarda kararlılıkla inisiyatif alabilen ve her koşulda sonuç odaklı hareket edebilen bir yetkinlikler bütünüdür. Bu yaklaşım, ekip içinde güven duygusunu güçlendirirken aynı zamanda performansı da sürdürülebilir şekilde yukarı taşır. Başarıyı kalıcı kılmak adına en çok üzerinde durduğum değerlerin başında örnek olmak gelir. Çünkü inanıyorum ki, sizin yapmadığınız bir işi başkalarından bekleyemezsiniz. Bu nedenle disiplin, sorumluluk, tutarlılık ve yüksek iş ahlakını önce kendim uygular, ardından ekibime yansıtırım.
Gayrimenkul sektöründe dönüşüm hız kesmeden devam ediyor. Sizce önümüzdeki yıllarda sektörü şekillendirecek en önemli trendler neler olacak?
Bu konu benim de çok merak ettiğim ve sürekli takip ettiğim, üzerine düşündüğüm bir alan. Gelecekte hangi mesleklerin devam edeceği, hangilerinin dönüşeceği konusu aslında tüm sektörler için kritik bir başlık. Tarih bize şunu çok net gösteriyor: Değişime ayak uyduramayan yapılar zamanla ortadan kalkarken, kendini geliştirenler yoluna daha güçlü şekilde devam ediyor. Örneğin 1920’li yıllarda ulaşımın temelinde at arabaları vardı ve o dönem at ve araba üretimi yapanlar için bu büyük bir ekonomiydi. Ancak otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte bu yapı tamamen değişti ve birçok meslek dönüşmek zorunda kaldı. Bugün de benzer bir dönüşüm yaşıyoruz. Motorlu araç üretiminde on binlerce parça ve geniş bir istihdam yapısı varken, elektrikli araçlarda bu yapı çok daha sadeleşiyor. Bu da bize şunu gösteriyor: Teknoloji geliştikçe bazı alanlar daralırken, yeni alanlar ve yeni uzmanlıklar ortaya çıkıyor. Gayrimenkul sektörü açısından bakıldığında ise en temel gerçek değişmiyor: İnsanoğlu var oldukça barınma ihtiyacı da devam edecektir. Ancak bu ihtiyacı karşılama biçimi sürekli dönüşecektir. Önümüzdeki yıllarda sektörü şekillendirecek en önemli unsur; teknolojiyi, dijitalleşmeyi, veriyi ve değişimi doğru okuyabilen profesyoneller olacaktır. Sonuç olarak; değişime uyum sağlayan, kendini sürekli geliştiren ve yenilikleri iş modeline entegre edenler bu sektörde varlığını sürdürecek ve güçlenerek yoluna devam edecektir.
Başarı hikâyeniz, özellikle girişimci olmak isteyen gençler için ilham verici. Yeni başlayanlara hangi üç ilkeyi önerirsiniz?
İlk olarak; gelişime ve öğrenmeye açık olmak gerekir. Çünkü değişen dünyada kendini sürekli yenileyenler her zaman bir adım önde olur. İkinci olarak; güven vermek en kritik unsurlardan biridir. İnsanlar, güvendikleri kişi ve markalarla uzun vadeli ilişki kurar. Güven, her şeyin temelidir. Üçüncü ve belki de en önemli nokta ise; müşteriyi gerçekten anlamaktır. Unutmamak gerekir ki her müşterinin adeta göğsünde yazan görünmez bir mesaj vardır: “Beni önemli hissettir.” Bu duyguyu doğru okuyabilen ve müşterisine gerçekten değer veren herkes, kalıcı başarıyı yakalar.



