Dönüşümün Merkezinde ATEM!
- ankaralife
- 30 Haziran 2026
“Güven ancak kurallara bağlı, eğitimli ve sorumluluk sahibi meslek mensuplarıyla tesis edilebilir.”
“Nasıl her isteyen doktorluk ya da avukatlık yapamıyorsa, emlak danışmanlığı da belirli kriterlere bağlı olmalıdır.”
“Başkent olması nedeniyle Ankara her zaman güvenli yatırım merkezlerinden biri olmuştur.”
“Biz bu görevi sadece bir makam olarak değil, sektörümüze hizmet etme fırsatı olarak görüyoruz.”
Göreve geldiği günden bu yana sektörün nabzını sahada tutan ATEM Başkanı R. Burak Arpacı, emlak sektörünün dönüşüm sürecini, güven krizinin perde arkasını ve başkentteki yatırım dinamiklerini şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi’ne değerlendirdi. Arpacı, güçlü bir mesleki dayanışma, etkin denetim ve kurumsal yapıyla daha saygın bir emlak sektörü hedeflediklerini vurgularken, yaklaşık 6 bin üyeyi temsil eden ATEM’in geleceğe dair yol haritasını da anlattı. İyi okumalar dileriz.
Röportaj: Hatice Şeyma Basut
Burak Bey, göreve gelişinizin üzerinden geçen sürede ATEM’in saha gerçekliğiyle karşılaştığınızda, sektörün bugünkü fotoğrafını nasıl tarif edersiniz? Beklentilerinizle örtüşen ve sizi yeniden düşündüren alanlar oldu mu?
19 Ocak 2026 tarihinde göreve geldikten sonra sahayı daha yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Sektörün sorunlarını biliyorduk ancak sahadaki tablo, mesleki dayanışma ve kurumsallaşma ihtiyacının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Buna karşılık üyelerimizin değişime açık olması ve mesleklerini daha ileri taşımak istemeleri bizi oldukça umutlandırdı. En çok dikkatimi çeken konu ise emlak danışmanlarımızın mesleklerine duydukları aidiyet ve gelişim isteği oldu.
Türkiye’de emlak sektörü uzun süredir dönüşüm içinde tanımlanıyor. Ancak sahada bu dönüşümün ne kadarının gerçekten karşılık bulduğunu düşünüyorsunuz? ATEM bu boşlukta nerede duruyor?
Dijitalleşme, yeni pazarlama teknikleri ve değişen müşteri beklentileri sektörü dönüştürüyor. Ancak bu dönüşümün her bölgede ve her işletmede aynı hızda ilerlediğini söylemek mümkün değil. Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası olarak biz bu sürecin rehberi olmayı hedefliyoruz. Eğitimlerimiz, mesleki yeterlilik çalışmalarımız ve sektörel bilgilendirmelerimizle üyelerimizin değişime uyum sağlamalarını destekliyoruz.
Emlak sektöründe en çok konuşulan kavramlardan biri güven. Sizce bugün bu güveni zedeleyen ana problem yapısal mı, bireysel mi, yoksa denetimsizlik mi?
Aslında bu üç unsur birbirini etkiliyor. Ancak en temel sorunlardan biri kayıt dışı faaliyetler ve yeterli denetimin sağlanamaması. Belgesi olmayan kişilerin sektörde faaliyet göstermesi hem vatandaşlarımızı mağdur ediyor hem de işini düzgün yapan meslektaşlarımızın itibarını zedeliyor. Güven ancak kurallara bağlı, eğitimli ve sorumluluk sahibi meslek mensuplarıyla tesis edilebilir.
ATEM’in temsil ettiği kitle içinde en büyük kırılma noktası nerede yaşanıyor? Geleneksel yöntemlerle çalışanlar mı, yoksa dijitalleşmeye hızlı adapte olan yeni nesil emlakçılar mı?
Ben bunu bir kırılma değil, bir dönüşüm süreci olarak görüyorum. Tecrübeli meslektaşlarımızın saha bilgisi ile genç emlak danışmanlarının teknolojiye hâkimiyetini bir araya getirebilirsek çok güçlü bir sektör yapısı ortaya çıkar. Odamız da bu iki yapıyı ortak paydada buluşturmayı amaçlıyor.
Sektörde “herkes emlakçı olabilir” algısı uzun süredir tartışılıyor. Bu algı sizce mesleğin itibarını nasıl etkiliyor ve meslek odaları bu algıyı kırmakta yeterince güçlü mü?
Bu algı mesleğimizin en önemli sorunlarından biridir. Emlak danışmanlığı; eğitim, bilgi, deneyim ve etik kurallar gerektiren profesyonel bir meslektir. Nasıl her isteyen doktorluk ya da avukatlık yapamıyorsa, emlak danışmanlığı da belirli kriterlere bağlı olmalıdır. Meslek odaları olarak bu konuda önemli çalışmalar yürütüyoruz ancak mevzuatın daha etkin uygulanması ve denetimlerin artırılması gerekiyor.
Ankara özelinde baktığınızda, emlak piyasasında fiyat dinamiklerini ve yatırım davranışlarını belirleyen en kritik faktör bugün ne oldu?
Ankara’da fiyatları etkileyen en önemli unsurlar ekonomik gelişmeler, finansmana erişim, nüfus hareketliliği ve kentsel dönüşüm projeleridir. Başkent olması nedeniyle Ankara her zaman güvenli yatırım merkezlerinden biri olmuştur. Özellikle ulaşım yatırımları, yeni yaşam alanları ve planlı gelişen bölgeler yatırımcıların kararlarında önemli rol oynuyor.
ATEM’in sahada en çok zorlandığı konu ne oldu: üyeleri dönüştürmek mi, mevzuat mı, yoksa sektör içi rekabetin sertliği mi?
Açıkçası en büyük mücadelemiz haksız rekabetle. Kurallara uygun çalışan, vergisini veren ve tüm yasal yükümlülüklerini yerine getiren meslektaşlarımızın yanında olmak bizim önceliğimiz. Bununla birlikte üyelerimizi yeni mevzuat ve uygulamalar konusunda sürekli bilgilendirerek sektörel dönüşümü desteklemeye çalışıyoruz.
Zaman zaman eleştirilerin, beklentilerin ve sektör baskısının arttığı bir ortamda motivasyonunuzu diri tutan şey nedir? Hedefler mi, sorumluluk duygusu mu, yoksa ekip inancı mı?
Bunların hepsi önemli ancak en büyük motivasyon kaynağım üyelerimizin bize duyduğu güven ve taşıdığımız sorumluluktur. Yaklaşık 6 bin üyemizi temsil eden bir kurumun başında olmak büyük bir görevdir. Biz bu görevi sadece bir makam olarak değil, sektörümüze hizmet etme fırsatı olarak görüyoruz. Daha güçlü, daha saygın ve daha kurumsal bir emlak sektörü oluşturmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.



