Mühendislikten Gayrimenkul Girişimciliğine Uzanan Bir Yolculuk!
- ankaralife
- 16 Ekim 2026
Röportaj: Şeyma Basut
Fotoğraf : Ali Ulusoy
Mühendislikten gayrimenkul sektörüne uzanan kariyer yolculuğunu teknoloji, veri ve girişimcilikle buluşturan Coldwell Banker Referans Broker Owner’ı Yunus Sarıkaya, Ankara Life Dergisi’nin konuğu oldu. Sarıkaya; yaklaşık 150 danışmanla büyüyen Coldwell Banker Referans’ın gelecek vizyonunu, liderlik anlayışını, gayrimenkul sektöründeki dönüşümü ve yapay zekânın danışmanlık dünyasına etkisini anlattı. “Büyümeyi tek başına bir hedef olarak görmüyorum” diyen Sarıkaya, sürdürülebilir başarıyı güçlü kurum kültürü, insan odaklı danışmanlık, veri analitiği ve teknolojiyi merkeze alan yeni nesil bir gayrimenkul anlayışında görüyor. İyi okumalar dileriz.
Kariyer yolculuğunuzda sizi Coldwell Banker Referans’ta Broker Owner pozisyonuna taşıyan önemli dönüm noktaları neler oldu?
Kariyerime endüstri mühendisi olarak başladım. Endüstri Mühendisliği ve İşletme alanlarında aldığım eğitimlerin ardından gıda, mobilya ve otomotiv tedarik sanayi gibi farklı sektörlerde mühendislik ve yöneticilik görevlerinde bulundum. Bu dönem benim için yalnızca farklı sektörleri tanıdığım bir çalışma hayatı olmadı aynı zamanda süreç yönetimi, ekip çalışması, problem çözme ve değişen koşullara hızlı adapte olma konusunda önemli bir deneyim kazandırdı. Farklı sektörlerde çalışmanın bugün bana sağladığı en önemli avantajlardan biri olaylara tek bir açıdan bakmamayı öğrenmiş olmak. Bir problemi yalnızca kendi bulunduğu noktadan değil sürecin tamamını görerek değerlendirmeye alıştım. Bunun girişimcilik ve yöneticilik tarafında ciddi bir karşılığı olduğunu düşünüyorum. 2020 yılında gayrimenkul sektörüne geçiş yaptım. Bu benim için kariyerimde önemli bir kırılma noktasıydı. Ancak sektöre klasik anlamda yalnızca satış ve pazarlama tarafından girmedim. Gaboras A.Ş. ve ardından Türkiye Veri İşleme Merkezi’nde (TUVİMER – Tapusor) yöneticilik görevleri üstlenerek gayrimenkul, teknoloji ve veri analitiğinin kesişiminde çalışma fırsatı buldum. Özellikle bu dönem, gayrimenkul sektörünün geleceğine ilişkin bakış açımı çok değiştirdi. Gayrimenkulün sadece fiziksel bir varlık değil aynı zamanda ciddi miktarda verinin üretildiği, analiz edildiği ve doğru kullanıldığında karar alma süreçlerini değiştirebildiği bir alan olduğunu yakından gördüm. 2022 yılında ise kendi girişimcilik yolculuğumu daha somut hale getirerek kendi şirketimin temellerini attım. Bugün yaklaşık 150 danışmanla faaliyet gösteren bir yapının Broker Owner’ı olarak geçmişte edindiğim mühendislik, yöneticilik, teknoloji ve veri deneyimlerini bir araya getirme fırsatı buluyorum. Geriye dönüp baktığımda aslında kariyerimde birbirinden bağımsız görünen adımların bugün birbirini tamamladığını görüyorum. Mühendislik bana sistematik düşünmeyi, yöneticilik ekipleri yönetmeyi, teknoloji ve veri analitiği ise geleceği daha farklı okumayı öğretti. Girişimcilik de bütün bu deneyimleri kendi değerlerim doğrultusunda bir yapıya dönüştürme fırsatı verdi.
Bugün bir ofisin yönetiminden çok, bir ekip ve gelecek inşa ediyorsunuz. Liderlik anlayışınızı şekillendiren temel değerler neler?
Ben liderliği yalnızca hedef koymak ve o hedefe ulaşmak olarak görmüyorum. Bana göre liderlik, insanların birlikte hareket edebileceği doğru ortamı oluşturmak ve onların kendi potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri bir yapı kurmak. Bu anlayışın temelinde dört değer var: güven, doğru iletişim, ekip çalışması ve sürekli gelişim. Gayrimenkul sektöründe bireysel başarı çok önemli. Ancak 150 kişilik bir yapıyı düşündüğünüzde sürdürülebilir başarının yalnızca bireysel performansla mümkün olmadığını görüyorsunuz. İnsanların birbirinden öğrendiği, deneyimlerini paylaştığı ve ortak bir kültür içerisinde hareket ettiği bir organizasyon oluşturmanız gerekiyor. Ben ekip içerisinde açık iletişimi çok önemsiyorum. Bir problemin varlığından daha önemli olan o problemin konuşulabildiği bir ortamın olması. İnsanların fikirlerini rahatça ifade edebildiği, hata yaptığında bundan ders çıkarabildiği ve kendisini geliştirmeye devam edebildiği bir kültürün uzun vadede çok daha güçlü olduğuna inanıyorum. Bir diğer önemli konu da gelişim. Gayrimenkul sektörü sürekli değişiyor. Müşteri davranışları, teknoloji, pazarlama yöntemleri, ekonomik koşullar. Dolayısıyla dün başarılı olan bir yöntemin yarın da aynı sonucu vereceğini düşünmek doğru değil. Bu nedenle benim için iyi bir lider, ekibine yalnızca bugünün hedeflerini göstermemeli; geleceğe hazırlanması için de yol göstermeli.
Coldwell Banker Referans’ı gelecekte gayrimenkul sektöründe nasıl bir konumda görmek istiyorsunuz? Bu vizyon doğrultusunda hangi adımları atıyorsunuz?
Coldwell Banker Referans’ı gelecekte yalnızca danışman sayısıyla veya gerçekleştirdiği işlem hacmiyle değil oluşturduğu kültür, geliştirdiği sistem, kullandığı teknoloji ve müşterisine sunduğu deneyimle öne çıkan bir yapı olarak görmek istiyorum. Ben büyümeyi tek başına bir hedef olarak görmüyorum. Büyük bir organizasyon kurabilirsiniz ama önemli olan o organizasyonun sürdürülebilir olmasıdır. Büyürken kaliteyi, iletişimi ve kurum kültürünü koruyabilmek asıl başarı. Bu nedenle danışmanlarımızın gelişimine yatırım yapıyoruz. Eğitimleri yalnızca sektörel bilgilerle sınırlı tutmak yerine, danışmanların pazarlama, iletişim, veri kullanımı, teknoloji ve kişisel gelişim alanlarında da kendilerini geliştirmelerini önemsiyoruz. Bunun yanında iş süreçlerimizi sürekli gözden geçiriyoruz. Teknolojinin ve yapay zekânın sunduğu imkanları günlük çalışma hayatına daha fazla entegre etmek, veriyle desteklenen karar alma süreçlerini geliştirmek ve danışmanların zamanını daha verimli kullanmasını sağlamak istiyoruz. Uzun vadede hedefim, Coldwell Banker Referans’ı sadece Ankara’da güçlü bir ofis olarak değil, gayrimenkul sektöründe iyi uygulamaları ve yeni iş modellerini hayata geçiren örnek bir organizasyon haline getirmek. Bunun için de bugünün işini yaparken yarının ihtiyaçlarını düşünmek gerektiğine inanıyorum.
Gayrimenkul sektörünün bugününü değerlendirdiğinizde, sizce sektör hangi yönde değişiyor ve önümüzdeki yıllarda bizi nasıl bir tablo bekliyor?
Gayrimenkul sektörü çok hızlı bir dönüşüm içerisinde. Geçmişte müşterinin doğru gayrimenkule ulaşabilmesi için danışmanın bilgisine daha fazla ihtiyaç vardı. Bugün ise internet ve dijital platformlar sayesinde müşteriler çok daha fazla bilgiye kendileri ulaşabiliyor. Bu durum danışmanın değerini azaltmıyor; tam tersine danışmanın rolünü değiştiriyor. Artık müşterinin karşısında sadece ilanı gösteren veya alıcı ile satıcıyı buluşturan bir danışman yeterli değil. Müşteri, yatırım kararında kendisine gerçek anlamda rehberlik edecek, bölgeyi ve piyasayı analiz edebilecek, doğru soruları sorabilecek bir uzman arıyor. Önümüzdeki dönemde veri analitiği, yapay zekâ, dijital pazarlama ve otomasyonun sektördeki ağırlığının daha da artacağını düşünüyorum. Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte insan faktörünün ortadan kalkacağına inanmıyorum. Gayrimenkul, doğası gereği güven ilişkisine dayanan bir sektör. İnsanlar hayatlarının en önemli finansal kararlarından bazılarını gayrimenkul üzerinden veriyorlar. Böyle bir süreçte danışmanın müşterisini anlayabilmesi, doğru iletişim kurabilmesi ve gerektiğinde objektif bir bakış açısı sunabilmesi çok önemli. Dolayısıyla geleceğin gayrimenkul danışmanının hem teknolojiyi kullanabilen hem de insan ilişkilerinde güçlü olan bir profesyonel olması gerektiğini düşünüyorum. Bence sektörün geleceğinde teknoloji ve insanın birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğu bir model göreceğiz.
Müşteri beklentilerinin ve gayrimenkul danışmanlığı anlayışının hızla değiştiği bir dönemde, sizi ve ekibinizi farklılaştıran yaklaşım nedir?
Biz danışmanlığı yalnızca bir gayrimenkulün satışını gerçekleştirmek olarak değerlendirmiyoruz. Bizim için danışmanlık, müşterinin ihtiyacını doğru anlamakla başlayan ve işlem tamamlandıktan sonra da değer üretmeye devam eden bir süreç. Müşteri artık daha bilinçli. Bir gayrimenkulün fiyatını, bölgedeki alternatifleri, geçmiş satışları ve birçok farklı bilgiyi internet üzerinden araştırabiliyor. Bu nedenle danışmanın müşteriye yalnızca zaten ulaşabileceği bilgileri sunması yeterli değil. Danışmanın asıl değeri bilgiyi yorumlamak, doğru soruları sormak, müşterinin ihtiyacını anlamak ve bütün bu verileri doğru bir karara dönüştürmesine yardımcı olmak. Benim mühendislik geçmişim de bu noktada bakış açımı etkiliyor. Süreçleri sistematik değerlendirmeyi, veriye bakmayı ve mümkün olduğunca ölçülebilir bir yapı oluşturmayı önemsiyorum. Ancak bunun yanında gayrimenkulde insan faktörünün çok güçlü olduğuna inanıyorum. Bir müşterinin ihtiyacını sadece rakamlarla anlamak mümkün değil. Bazen müşterinin söylemediği bir ihtiyacı doğru iletişim sayesinde fark etmek gerekiyor. Bu nedenle bizim için teknoloji, veri ve sistem kadar güven ve insan ilişkisi de işimizin merkezinde.
Teknoloji ve yapay zekâ gayrimenkul sektörünü dönüştürüyor. Siz bu değişimin danışmanların çalışma biçimine ve sektöre etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben teknoloji ve yapay zekânın gayrimenkul danışmanlarının yerini alacağını düşünmüyorum. Ancak yapay zekâyı doğru kullanan danışman ile kullanmayan danışman arasında ciddi bir verimlilik farkı oluşacağına inanıyorum. Benim gayrimenkul sektörüne geçişimde teknoloji ve veri zaten önemli bir yer tutuyordu. Gaboras ve Tapusor döneminde verinin gayrimenkul kararları üzerindeki etkisini yakından deneyimleme fırsatım oldu. Bugün yapay zekânın gelişmesiyle birlikte bu dönüşüm çok daha hızlı ilerliyor. Yapay zekâ veri analizi, müşteri iletişimi, içerik üretimi, pazarlama, raporlama ve birçok operasyonel süreçte danışmanın ciddi anlamda zaman kazanmasını sağlayabilir. Ancak burada önemli olan teknolojiyi kullanmak değil doğru yerde ve doğru amaçla kullanmak. Bir danışmanın gününün önemli bir bölümünü tekrarlayan operasyonel işlere ayırması yerine, bu işleri teknolojiye devredip müşterisiyle ilişkisine, bölge uzmanlığına ve danışmanlık kalitesine daha fazla zaman ayırması gerektiğini düşünüyorum. Önümüzdeki yıllarda teknolojiyi kullanmayan değil, teknolojiyi işinin doğal bir parçası haline getiremeyen yapıların zorlanacağını düşünüyorum. Biz de bu nedenle teknoloji ve yapay zekâyı bir trend olarak değil, iş yapış şeklimizin gelecekteki temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz.
Önümüzdeki dönemde Coldwell Banker Referans bünyesinde hayata geçirmeyi planladığınız projeler ve ulaşmak istediğiniz hedefler neler?
Öncelikli hedefimiz kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme sağlamak. Benim için danışman sayısının artması tek başına başarı kriteri değil. Önemli olan, büyürken aynı zamanda danışmanlarımızın ve müşterilerimizin aldığı hizmetin kalitesini de yükseltebilmek. Bu doğrultuda eğitim ve gelişim programlarımızı daha da güçlendirmeyi, danışmanlarımızın farklı uzmanlık alanlarında kendilerini geliştirebilecekleri bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Teknoloji tarafında ise yapay zekâ ve veri analitiğini daha fazla iş sürecimize entegre etmek istiyoruz. Amacımız danışmanlarımızın daha az zamanını operasyonel işlere, daha fazla zamanını müşteriye ve iş geliştirmeye ayırabilmesi. Bunun yanında ekip içindeki bilgi paylaşımını ve ortak çalışma kültürünü geliştirecek projeler üzerinde de çalışıyoruz. Uzun vadede hedefimiz yalnızca büyük bir ofis olmak değil. Güçlü bir organizasyon kültürüne, sürdürülebilir iş süreçlerine ve geleceğe uyum sağlayabilen bir yapıya sahip olmak. Gayrimenkul sektöründe değişimin çok hızlı olduğu bir dönemde, bugün kurduğumuz sistemin birkaç yıl sonra da güçlü şekilde çalışabilmesini önemsiyorum.
Bugünkü deneyiminizle kariyerinizin başına dönseniz, neyi farklı yapardınız? Gayrimenkul sektöründe ilerlemek isteyen gençlere en önemli tavsiyeniz ne olurdu?
Kariyerimin başına dönsem, farklı deneyimler arasında bu kadar keskin sınırlar çizmezdim. Çünkü bugün geriye dönüp baktığımda mühendislik, yöneticilik, teknoloji, veri ve girişimcilik deneyimlerimin birbirini tamamladığını görüyorum. O dönemde farklı sektörlerde çalışırken belki de bazı deneyimlerin gelecekte bana nasıl katkı sağlayacağını bilmiyordum. Bugün görüyorum ki kariyer, her zaman önceden çizilmiş düz bir yol değil. Bu nedenle gençlere en önemli tavsiyem, kariyerlerinin ilk yıllarında sadece “Ben ileride ne olacağım?” sorusuna odaklanmamaları. Bunun yanında “Bu deneyim bana ne öğretiyor?” sorusunu da sormaları. Özellikle gayrimenkul sektöründe ilerlemek isteyen gençlerin sadece satış becerilerine odaklanmamalarını öneririm. Finans, teknoloji, veri analitiği, dijital pazarlama, iletişim ve müzakere gibi alanlarda kendilerini geliştirmeleri önemli. Çünkü gayrimenkul danışmanlığı giderek daha profesyonel ve uzmanlık gerektiren bir meslek haline geliyor. Ve belki de en önemlisi, değişimden korkmamak. Kariyerimde farklı sektörlere geçtim, farklı görevler üstlendim, teknoloji ve veri alanında çalıştım, daha sonra girişimciliğe yöneldim. Bugün bütün bu deneyimlerin aynı hikâyenin parçaları olduğunu görüyorum. Bu nedenle gençlere şunu söylemek isterim: Farklı görünen deneyimlerinizi küçümsemeyin. Bugün size başka bir yol gibi görünen bir deneyim, yarın sizi hiç beklemediğiniz bir fırsata taşıyabilir. Girişimcilik de bana göre yalnızca bir şirket kurmak değil değişimi fark etmek, fırsatları görmek ve öğrendiklerinizle kendi yolunuzu inşa edebilme cesaretidir.
Kızılırmak mah. Ufuk Üniversitesi cd. No:8/17 5. Kat Farilya Business Center Çankaya/Ankara
yunus.sarikaya@cb.com.tr
yunus.cbreferans


