Yatırımın Merkezinde Ümit Göksu Var!
- ankaralife
- 28 Haziran 2026
Gayrimenkul sektöründe edindiği 15 yıllık deneyimi bugün Land Home ve Sky Land İnşaat markalarıyla daha da ileriye taşıyan Ümit Göksu, başarıyı yalnızca rakamlarla değil; güven, tecrübe ve sürdürülebilir değer üretimiyle tanımlıyor. Sektörde kalıcı olmanın kısa vadeli kazançlardan değil, uzun yıllara yayılan mücadele, istikrar ve yatırımcı memnuniyetinden geçtiğine inanan Göksu, geliştirdiği her projede şeffaflığı ve gerçekçi yaklaşımı ön planda tutuyor. Gayrimenkulden inşaata uzanan büyüme yolculuğunu sağlam temeller üzerine inşa eden başarılı iş insanı, yatırımcıların ihtiyaçlarını merkeze alan vizyonuyla Ankara’nın gelişen bölgelerinde dikkat çeken projelere imza atmaya devam ediyor.
Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi’ne samimi açıklamalarda bulunan Ümit Göksu, gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin birbirini besleyen iki önemli alan olduğuna dikkat çekerken, SKY-B modeliyle daha geniş kitleleri ev sahibi yapmayı hedeflediklerini vurguluyor. Ankara’da devam eden projelerinin yanı sıra geleceğe yönelik yatırım planlarını da paylaşan Göksu, risk yönetiminden marka güvenine, girişimcilik motivasyonundan yeni nesil proje anlayışına kadar birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulunuyor. Güvenin en büyük sermaye olduğunun altını çizen Göksu, yatırımcılarına yalnızca konut değil, uzun vadeli değer sunmayı hedeflediklerini ifade ediyor. İyi okumalar dileriz.
Ümit Bey, Land Home ve Sky Land İnşaatı ülkemize kazandırarak yatırımcıların tercih ettiği güvenilir ve kaliteli hizmetler sunan güçlü bir yapıya sahipsiniz. Öncelikle sizi tanıyarak başlayalım röportajımıza. Ümit Göksu kimdir? Mesleğinizi seçmeye nasıl ve ne zaman karar verdiniz?
1979 yılında Ankara’da doğdum. Aslen Etimesgut Aşağıyurtçuluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara’da tamamladım. Liseden sonra 1998 yılında Ankara MEBS Okulundan Muhabere Astsubayı olarak mezun oldum. Ardından Anadolu Üniversitesi Maliye Bölümü’nü bitirerek lisans eğitimimi tamamladım. TSK bünyesinde İstanbul, Van, Gaziantep, Kıbrıs, Ankara ve Ağrı illerinde Muhabere Astsubayı olarak görev yaptım. 2011 yılında Muhabere Başçavuş rütbesi ile kendi isteğimle ordudan ayrılarak ticari hayatıma başladım. Gıda, organizasyon ve gayrimenkul işlerinde aktif olarak ticari hayatım oldu. Gayrimenkul sektöründe 2013-2017 yılları arasında REALTY WORLD Çukurambar şubesi ve 2018-2020 yılları arasında ise RE-MAX Koru şubesi sahibi olarak aktif hizmet verdim. Özellikle arsa satış pazarlama konularında ciddi başarılara imza atarak uzmanlaştım. 2020 yılından sonra ise kendi patentli markam olan Land Home çatısı altında Broker olarak hizmetlerime devam ediyorum. 2022 yılında ise Land Home bünyesinde yine patenti şahsıma ait olan SKY-B markasını oluşturarak daire getirili arsa satış modeli ile projeler yapmaktayız. 2025 itibari ile de SKY LAND inşaat şirketimiz ile projelerimizin inşaatını yapmaya başladık.
Bugün geldiğiniz noktadan geriye baktığınızda, sizi en doğru kararlara götüren iç pusulanız ne oldu? Ümit Göksu’yu iş hayatında başarıya ulaştıran temel prensipleri nasıl tanımlarsınız?
Sektörde deneyim sahibi olmak dışarıdan göründüğü kadar kolay bir süreç değil. Yıllarınızı vermeniz gerekiyor; inişleriyle çıkışlarıyla, acısıyla tatlısıyla her aşamayı bizzat yaşamak zorundasınız. Hiçbir hazır desteğe yaslanmadan, çoğu zaman tamamen kendi imkânlarınız ve çabanızla yol almak durumunda kalırsınız. En dip noktayı görseniz dahi oradan yeniden ayağa kalkmayı öğrenirsiniz. Kısacası yorulmadan, usanmadan mücadele etmek gerekir. Bu deneyimler zamanla sizi doğru kararlara götürür. Bir noktadan sonra başarıyı bir seçenek olarak değil, bir zorunluluk olarak görmeye başlarsınız. Kendinizi başarmaya mecbur hissedersiniz. Özetlemek gerekirse Ümit Göksu’nun bugüne gelmesindeki temel prensipler şunlardır; mecbursun, mücadele et, vazgeçme.
Girişimcilik serüveniniz boyunca en gurur duyduğunuz an hangisiydi?
Aslında tek bir an yok, birçok an var hayatımda… Gerek sektörde gerek ise özel hayatımda yükselmemden rahatsız olan herkesin “yapamaz” dediği her şeyi yaptım, başardım. Başardığım için şımarmadım ama o insanları yanılttığım için mutlu oldum. Bana inanarak zor zamanlarımda arkamda duran insanları mutlu ettiğim aklıma geldiği her an kendimle gurur duyuyorum.
Gayrimenkul sektöründe yalnızca proje geliştiren değil, aynı zamanda marka inşa eden bir isim olarak öne çıkıyorsunuz. Sizce güçlü bir gayrimenkul markasının temel yapı taşları nelerdir?
Günümüzde birçok firmanın yeni markalarla hızla piyasaya girdiğini ve oldukça gösterişli adımlarla kısa sürede sektörün üst sıralarına yerleştiğini görmek mümkün. Bu firmaların bir kısmının arkasında gayriresmî iş birlikleri ya da farklı finansal desteklerin bulunduğu da zaman zaman öne sürülmektedir. Bu nedenle, dönemsel olarak ortaya çıkan, bir anda parlayan ve geçmişi henüz oluşmamış markalara karşı temkinli yaklaşmak gerekir. Çünkü güçlü bir gayrimenkul markasının temelini oluşturan iki ana unsur vardır: güven ve tecrübe. Bu iki değer ise kısa sürede inşa edilemez; yıllar süren bir emek, istikrar ve sahada edinilmiş gerçek deneyim gerektirir.
Land Home ve Sky Land İnşaat çatısı altında geliştirdiğiniz projelerde “değer” kavramını nasıl ele alıyorsunuz?
Bugüne kadar geliştirdiğimiz tüm projelerde temel yaklaşımımız her zaman gerçekçilik ve şeffaflık oldu. Planlamalarımızı öncelikle yatırımcılarımızın menfaatlerini gözeterek oluşturduk. Kısa vadeli kazanç ya da yalnızca para odaklı bir anlayış hiçbir zaman önceliğimiz olmadı. Bizim için en büyük değer, yatırımcılarımızın bize duyduğu güvendir.
SKY-B projesini diğer proje firmalarından ayıran özellikler nelerdir? Yatırımcıların sizi tercih etmesi için bilmesi gereken en önemli fark nedir?
SKY-B Proje hesaplamalarında asla hata yapmaz, asla yanıltmaz. Mücbir sebepler dışında verdiği her sözü garanti altına alır. Her projesinin bitene kadar arkasındadır. Her sattığı hisse için geri alım garantisi vererek projelerine sonuna kadar inandığını ve arkasında olduğunu gösterir. Bunların dışında Ankara’da arsa yatırımları konusunda rüştünü ispatlamış firmalardan biri olduğumuzu düşünüyorum. Özellikle arsa yatırım uzmanı olarak seçtiğimiz çalışma arkadaşlarımız şehir plancılarından oluşmaktadır. Hiçbir zaman standart bir hizmet kalitesini benimsemiyoruz. Her zaman daha kaliteli ve güvenilir hizmet sağlamak amacındayız.
2022’den bu yana faaliyet gösteren SKY-B markasını, klasik yatırım anlayışının neresinde konumlandırıyorsunuz?
SKY-B, özellikle düşük ve orta gelirli yatırımcıların ev sahibi olabilmesini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilmiş bir modeldir. Topraktan ev sahibi olma, proje aşamasından konut edinme ve düşük peşinatlarla, daha uygun finansman koşullarıyla mülk sahibi olma imkânı sunar.
Bu yönüyle klasik yatırım modellerinden ayrışmaktadır. Ancak bu tür yatırımlarda da temel unsur değişmez: güven ilişkisi.
Gayrimenkul sektöründe başarılı bir şekilde faaliyet gösterirken inşaat sektörüne hızlı bir giriş yapmanızdaki nedeni anlatır mısınız? Proje geliştirme sürecinde artık üretimin merkezinde yer almak sizce nasıl bir duygu?
İnşaat sektörüne girişimiz açıkçası bizim için de sürpriz bir gelişme oldu. Ancak ana faaliyet alanımız olan gayrimenkul sektöründen uzaklaşmayı hiçbir zaman düşünmedik. Çünkü gayrimenkul ve inşaat, birbirini tamamlayan ve birbirinden beslenen iki önemli sektördür. Her ne kadar inşaat sektöründe yeni sayılıyor olsak da, gayrimenkul alanında edindiğimiz 15 yıllık deneyim sayesinde bu alanda hızlı ve sağlam adımlarla ilerliyoruz. Ayrıca inşaat sektöründe faaliyet gösteren birçok değerli iş insanı, dostumuz ve büyüğümüzün tavsiye ve destekleri de bu süreçte bize önemli bir motivasyon kaynağı oldu.
Gayrimenkul geliştirme ve proje üretme konusundaki başarılarımızı inşaat sektöründe de sürdüreceğimize olan inancımız tamdır. Özellikle yatırımcılar açısından bakıldığında, gayrimenkul sektöründeki tecrübemiz önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bizim yaklaşımımızda süreç; doğru araştırma ve planlamayla başlayan bir gayrimenkul yatırımının, en verimli şekilde projelendirilmesi ve ardından kazançlı bir yapıya dönüşerek hayata geçirilmesi üzerine kuruludur.
Bugün bu sürecin yalnızca bir bölümünde değil; araştırmadan planlamaya, projelendirmeden üretime kadar tüm aşamalarında aktif olarak yer alıyoruz. Bir fikrin doğru stratejilerle şekillenip somut bir esere dönüşmesine tanıklık etmek ve bu başarı hikâyesinin merkezinde bulunmak ise tarif edilmesi güç, son derece özel ve gurur verici bir duygu.
Sektörde dalgalanmaların sık yaşandığı bir dönemde, risk yönetimini nasıl yapıyorsunuz? Belirsizlik anlarında sizi yönlendiren temel stratejiler neler oluyor?
Maalesef coğrafyamızda yaşanan savaşlar ve buna bağlı olarak döviz ile altın kurlarında meydana gelen yükselişler, gayrimenkul piyasasında dalgalanmaları kaçınılmaz hale getiriyor. Son yıllarda konut kredilerinde yaşanan daralma ise, ev sahibi olmak isteyenleri inşaat firmalarının sunduğu kendi finansal imkânlarına yönlendirmiş durumda. Her firma, proje ölçeğine ve finansal gücüne bağlı olarak vadeli ya da vadesiz ödeme planları geliştiriyor. Bu dalgalı ortamda riskten tamamen kaçınmak mümkün değil; ancak riski minimize etmek mümkündür. Biz, olası riskleri önceden öngörerek, en kötü senaryoya göre hesaplama yapmayı ve süreci zamana yayarak yönetmeyi tercih ediyoruz. Aldığımız her riskin doğrudan yatırımcılarımızı ilgilendirdiğinin bilincindeyiz. Bu nedenle süreci yalnızca ticari değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluk olarak ele alıyor; son derece dikkatli ve temkinli hareket ediyoruz. Mücbir sebepler dışında öngörülemez belirsizliklere alan bırakmamaya özen gösteriyoruz.
Girişimci kimliğinizle dikkat çekiyorsunuz. Sizi sürekli yeni projeler üretmeye iten motivasyon kaynaklarınız neler? Sizi diri tutan güç nedir?
En büyük motivasyon kaynağım, mutlu ve memnun müşterilerimizdir. İnsanların ev sahibi olmasına vesile olmak, onların hayatına dokunabilmek ve uzun yıllar değerini koruyacak yatırımlar sunabilmek bizim için çok kıymetli. Bir ailenin yeni bir başlangıcına katkı sağlamak ya da yatırımcılarımızın doğru bir yatırım yaptığını görmek, yaptığımız işin en anlamlı taraflarından biri. Bu durum bize yalnızca ticari anlamda değil, manevi anlamda da büyük bir tatmin sağlıyor.
Bunun yanı sıra, her projede bir öncekinin üzerine koyma isteği bizi sürekli daha iyisini üretmeye teşvik ediyor. Rakiplerimizden daha nitelikli işler ortaya koyabilmek, farklı bakış açıları geliştirmek ve sektörde iz bırakan projeler üretmek en önemli motivasyonlarımız arasında yer alıyor. Sahada insanların projelerimize gösterdiği ilgi ve olumlu geri dönüşler de doğru yolda olduğumuzu hissettiriyor.
Başarılı olduğunuzu görmek ve emeklerinizin karşılığını alabilmek, insana doğal olarak daha büyük hedefler koyma isteği veriyor. Bunun yanında, başarısız olmanızı bekleyen insanlara rağmen ayakta kalmak ve hedeflerinize ulaşmak da ayrı bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Zorluklar karşısında pes etmemek ve her yeni dönemde kendimizi geliştirmek için çalışıyoruz. Beni diri tutan en temel güç ise ailem, sorumluluklarım ve geleceğe dair hedeflerimdir. Taşıdığım sorumlulukların farkında olmak, hem iş hayatında hem de kişisel yaşamımda daha disiplinli ve kararlı hareket etmemi sağlıyor. Çünkü başarı yalnızca bugünle ilgili değil; geleceğe kalıcı değer bırakabilmekle de ilgilidir.
Sky Land İnşaat olarak rakip firmaların yaptığı projeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Rakip inşaat firmalarının büyük bir kısmını yakından tanıyor ve sektörel olarak düzenli biçimde takip ediyoruz. Elbette işini doğru yapan, nitelikli projeler üreten ve saygı duyduğumuz birçok firma mevcut. Bu firmaların sektöre katkılarını takdir ediyor ve olumlu örnekleri destekliyoruz. Bununla birlikte, maalesef endişe ile takip ettiğimiz bazı firmalar da bulunuyor. Yeterli bilgi birikimi ve teknik altyapı olmadan hayata geçirilmeye çalışılan projeler, ilerleyen süreçte yatırımcılar açısından ciddi hayal kırıklıklarına ve maddi kayıplara yol açabilmektedir. Bu tür olumsuz örnekler ise zamanla tüm sektör üzerinde haksız bir ön yargı oluşmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle yatırımcıların, proje seçimi konusunda son derece dikkatli ve bilinçli hareket etmeleri büyük önem taşımaktadır.
Sky Land İnşaat olarak Ankara’da yapmakta olduğunuz projelerden bahseder misiniz? Ankara dışında projeler yapmayı düşünüyor musunuz?
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Ankara’nın en hızlı gelişen ve prim yapan bölgesi hiç şüphesiz Eskişehir yolu güzergâhıdır. Ben ise Eskişehir yolu üzerinde bulunan Aşağıyurtçu köyünün yerlisiyim. Bu bölgenin yerlisi olmak, bölgeyi tanımak büyük bir avantaj. Ben de bu avantajı bölgede geliştirdiğim projelerimde kullanıyorum… 4 yıl gibi kısa bir sürede toplam 4 proje açıkladık.
İlk projemiz Çankaya Üniversitesi arkasında 160 adet 2+1 daire ve 4 villadan oluşan KAYALAR SKY projesidir. Satışlarını başarı ile tamamladığımız projemizde oturum başladı. Yatırımcılarımız kısa sürede 6 kat gibi ciddi bir kazanç elde ettiler.
İkinci projemizi ise bölgenin prestij noktası olan Çankaya Üniversitesi nizamiyesi karşısında 13163 m² arsa üzerine inşa edeceğiz. 2+1, 3+1, 4+1 daireler ve ticari alanlardan oluşacak bu proje için mimari çizimlere başladık. Bölgede benzeri olmayan ve ses getirecek bir projeye imza atacağız.
Üçüncü projemiz SKY GÖKSU’yu ise Mart 2025’te açıkladık. Toplam 6586 m² arsa üzerine inşa edilecek, 2 blok 162 daireden oluşacaktadır. Projemizin inşaatı başladı. Projemizde 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri mevcuttur. Bu projemizin inşaatını ise bizzat SKY Land İnşaat olarak biz yapıyoruz.
Dördüncü projemiz Yapracık Toki’nin de içinde bulunduğu Atayurt Mahallesi’nde bölgenin ilk rezidans projesi olan SKY LİNE. 6889 m² arsa üzerine 180 adet 1+1 ve 2+1 daireden oluşan bu projede de inşaatımız başladı. Satışlarımız da devam etmekte.
Ayrıca tüm projelerimizi Ankara’da sürdürüyoruz. Ancak gelişmekte olan çevre iller ve sahil bölgelerinde proje geliştirme ve yatırım yapma konusunda doğru zamanı bekliyoruz. Bu süreçte aceleci davranmadan, pazar dinamiklerini dikkatle takip ediyor; gözlemlerimizi ve araştırmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz.
Önümüzdeki dönemde Land Home ve Sky Land İnşaat olarak nasıl bir büyüme hedefliyorsunuz?
Projelerimiz önümüzdeki dönemde de sakin, planlı ve emin adımlarla ilerlemeye devam edecek. Biz hiçbir zaman hızlı büyümeyi, kontrolsüz şekilde proje üretmeyi ya da sadece sayısal büyüklüğü başarı olarak görmedik. Bu nedenle her yeni projeye aynı titizlikle yaklaşıyor, aceleci kararlar almaktan özellikle kaçınıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her önümüze gelen arsaya proje geliştirmek yerine, detaylı analizler yaparak doğru lokasyonları ve sürdürülebilir yatırımları tercih edeceğiz.
Günümüzde sektörde ciddi bir proje yoğunluğu yaşanıyor. Ancak biz bu yoğunluğun içinde sıradanlaşan değil, fark yaratan işler ortaya koymayı hedefliyoruz. Daha seçici, mimari açıdan güçlü, yatırımcısına uzun vadeli değer sunabilecek projeler üzerinde çalışıyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca bina üretmek değil; bulunduğu bölgeye katkı sağlayan, estetik yönü güçlü ve yıllar sonra da değerini koruyabilecek yaşam alanları oluşturmak.
Yakın zamanda hayata geçirmeyi planladığınız yeni bir projeniz var mı? Eğer varsa projeye dair bilgi verebilir misiniz? Genel özellikleri nedir?
Evet, uzun zamandır üzerinde çalıştığımız ancak bölgedeki imar planı problemleri nedeniyle 2 yıl ertelemek zorunda kaldığımız projemizi çok yakında duyuracağız. Çankaya Üniversitesi’nin tam karşısında konumlanan yeni proje alanımız, yalnızca bir gayrimenkul yatırımı değil; bölgenin geleceğine yön verecek, yaşam kalitesini ve yatırım değerini yeniden tanımlayacak çok özel bir vizyonun ilk adımıdır. Bu nedenle proje geliştirme sürecini son derece titiz bir yaklaşımla yürütüyor, her detayı üzerinde hassasiyetle çalışıyoruz.
Şu anda, alanında ulusal ve uluslararası başarılarıyla öne çıkan, sektörün en saygın mimarları ve tasarım ekipleriyle görüşmelerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Amacımız yalnızca estetik açıdan güçlü bir proje ortaya koymak değil; mimarisi, fonksiyonelliği, sürdürülebilirlik anlayışı, sosyal yaşam alanları ve yatırım potansiyeliyle uzun yıllar boyunca örnek gösterilecek bir yaşam ve ticaret merkezi oluşturmak. Bu doğrultuda her kararımızı büyük bir özenle alıyor, en doğru çözümü bulabilmek adına farklı uzmanlarla kapsamlı değerlendirmeler gerçekleştiriyoruz. Projemizi Temmuz ayında duyurmayı planlıyoruz. Devamında gerçekleştirmeyi düşündüğümüz büyük bir lansman organizasyonu için hazırlıklarımız devam ediyor. Bu lansmanda iş dünyasının önde gelen isimlerini, farklı sektörlerden önemli yatırımcıları ve kamuoyunun yakından tanıdığı birçok ünlü ismi ağırlamayı hedefliyoruz. Söz konusu etkinlik, yalnızca bir proje tanıtımı değil; Ankara’nın yeni cazibe merkezlerinden birinin doğuşuna tanıklık edeceğimiz prestijli bir buluşma olacak.
Projemiz, 13163 metrekarelik alan üzerinde yükselen; 2+1, 3+1 ve 4+1 daireler, villalar ve ticari alanlardan oluşan karma bir yaşam konsepti sunuyor. Yapracık TOKİ’ye giden ana bulvarına cephe ilk proje olmasıyla bölgenin gelişiminde önemli bir rol üstlenirken, bölgenin ilk kapalı otoparkına sahip olmasıyla da yaşam konforuna yeni bir standart getiriyor. İnşaat kalitesinde ise Çayyolu ve Beytepe’de yer alan projelerdeki yüksek standartları bu projeye taşıyoruz. Yaklaşık 160 dönümlük yeşil alanın yanı başında, Çankaya Üniversitesi’nin karşısında konumlanan projemiz; doğanın huzuruyla şehir yaşamının dinamizmini bir araya getiriyor.
İlerleyen dönemlerde içinde müstakil villaların yer aldığı bir proje yapmayı hedefliyor musunuz?
Elbette, bu özellikle benim uzun zamandır üzerinde düşündüğüm ve gerçekleştirmeyi istediğim bir fantezim. Bu konuda birçok ülkede müstakil evlerle ilgili gözlemlerim ve araştırmalarım oldu. Ancak istediğim fiziki şartlara uygun arsayı bulmak Ankara’da oldukça zor. Bu konuda çalışmalarım ve araştırmalarımız devam ediyor.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, hayata geçirmeyi planladığımız proje sıradan bir villa projesi olmayacak. Ankara’da daha önce benzeri yapılmamış, mimarisi, yaşam kurgusu ve sunduğu ayrıcalıklarla ses getirecek bir konsept üzerinde çalışıyoruz. Bu projede önceliğimiz yatırım amaçlı metrekareler üretmek değil; in-sanların yaşamak isteyeceği, ömrünün geri kalanını huzurlu bir şekilde geçirmek isteyeceği özel bir yaşam alanı oluşturmak. Doğru lokasyonu bulduğumuzda, bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için hazır olacağız.



