Zody’nin DNA’sı; Damla Akkaş!
“Her deneyimin, özellikle zor olanların, uzun vadede mutlaka bir katkısı olduğuna inanıyorum.”
23 yaşında atılan cesur bir adımın, bilinçli bir liderliğe ve sürdürülebilir bir vizyona dönüşme hikâyesi… Ankara Life Dergisinin bu sayısında Damla Akkaş, Zody Group’un sıfırdan başlayan yolculuğunu; girişimcilikte cesaret, istikrar ve değerler ekseninde şekillenen bakış açısıyla anlatıyor. Gençlere alan açan yaklaşımı ve “sağlam ilerleme” felsefesiyle Akkaş, iş dünyasında kalıcılığın formülünü samimi bir dille paylaşıyor. Keyifli geçen röportajımız sizlerle, iyi okumalar dileriz.
Röportaj: Hatice Şeyma Basut
Zody Group’un kuruluş hikâyesini ilk sayımızda paylaştınız; bu yolculuk şimdi geldiğiniz noktada sizde ne ifade ediyor? 23 yaşında girişimci olarak attığınız o ilk adımın bugünle olan bağlantısını nasıl tanımlarsınız?
23 yaşında girişimci olmak ister istemez bir miktar gözü karalık getiriyor. Benim için o zaman da yeni bir adım atmak, karar vermek zor değildi; bugün de zor değil. Değişen şey cesaret değil, bu cesareti kullanma biçimi. O dönem riskleri daha az tartarak ilerlerken, bugün aynı kararlılığı daha bilinçli bir değerlendirmeyle ortaya koyuyorum. Erken yaşta hem istihdam sağlamaya hem de bir işletmeyi yönetmeye başlamak, çok kısa sürede çok fazla insan tanımama ve ciddi bir tecrübe edinmeme imkân verdi. 23 yaşındaki Damla ile bugün 30 yaşındaki Damla arasında belirgin bir fark var: Artık daha temkinliyim, daha az kırılıyorum ve sınırlarımı çok daha net çizebiliyorum. O yıllarda insan kendini daha çok kanıtlama ihtiyacı hissediyor; zamanla yapılan işler, oluşan güven ve referanslar bu kanıtı zaten sizin yerinize sunuyor.
KOSGEB desteğiyle başladığınız süreçte karşılaştığınız en önemli dönüm noktası neydi ve bu deneyim size girişimcilik felsefenizi nasıl şekillendirdi?
KOSGEB desteğiyle başlamak benim için gerçekten “yoktan var etmek” gibiydi. Devlet desteğiyle sıfırdan bir yapı kurabilmek, girişimciliğin erişilemez olmadığını çok erken fark etmemi sağladı. İş hayatına ve aynı zamanda dernek yapıları içinde aktif rol almaya başladıktan sonra ise çok net bir ayrımı gözlemledim: Hayata ve iş dünyasına 0’dan başlayanlarla 100’den başlayanlar arasında ciddi bir uçurum var ve bu fark, ne kadar ilerlerseniz ilerleyin azalmıyor. 0’dan başlayanlar her şeyi yaşayarak, öğrenerek ve bedel ödeyerek ilerliyor. Bu da bakış açısını, dayanıklılığı ve karar alma biçimini tamamen farklı bir noktaya taşıyor. Ben “yapabildiysem herkes yapabilir” derken tam olarak bunu kastediyorum. İmkân verildiğinde ve emek koyulduğunda, sıfırdan başlayan bir yol çok güçlü bir karakter ve vizyon inşa edebiliyor.
Zody Group olarak yeni mezunlara ve stajyerlere istihdam yaratmak misyonunuzda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? Bu anlamda ekibinizde görmek istediğiniz temel değerler neler?
Yeni mezunlar ve stajyerler için Zody’yi bir “hayata geçiş basamağı” olarak görüyorum. Günümüzde gençlerden, henüz üniversite öğrencisiyken bile ciddi bir tecrübe beklentisi olması büyük bir çelişki yaratıyor. Biz bu noktada, hayata giriş döneminde bir şans tanımayı çok önemsiyoruz. Zody’de amaç yalnızca iş öğretmek değil; işletmecilik, ekip yönetimi ve sorumluluk alma kültürünü deneyimletmek. Eğer bir ekip arkadaşımızın karşısına Zody’den daha iyi bir imkân çıkarsa, bunu bir kayıp değil başarı olarak görüyorum. Gururla uğurluyor, hatta yeni ofislerine ilk çiçeklerini ben gönderiyorum. Burada egoya yer yok; önemli olan herkesin kendi yolunda güçlenmesi.
Kişisel yaşam felsefeniz ve motivasyonunuz, iş dünyasında karşılaştığınız zorluklarla nasıl başa çıkmanıza yardımcı oluyor? Size ilham veren günlük rutin veya düşünce alışkanlıklarınızı bizimle paylaşır mısınız?
Zorluklara yaklaşımım zamanla değişti. Eskiden her şeyi daha kişisel algılarken, bugün daha sakin ve daha analitik bakabiliyorum. Tecrübe, insanı biraz daha az kırgın ama çok daha güçlü yapıyor. Benim için önemli olan, yaşanan her süreci bir öğrenme alanı olarak görmek. Her deneyimin, özellikle zor olanların, uzun vadede mutlaka bir katkısı olduğuna inanıyorum. Bu bakış açısı, motivasyonumu korumamı ve karşılaştığım sorunları geçici duraklar olarak görmemi sağlıyor.
“Bize göre ‘istikrar yetenekten daha değerlidir’” dediniz. Bu sözün arkasındaki fikir sizin için ne ifade ediyor ve bu yaklaşımı Zody Group’un gelecek hedeflerine nasıl yansıtıyorsunuz?
Yetenek sizi başlatabilir ama istikrar sizi orada tutar. Zaman içinde şunu çok net gördüm: Düzenli, sorumluluk sahibi ve sürdürülebilir bir yaklaşım, en parlak yetenekten bile daha kalıcı sonuçlar doğuruyor. Zody Group’un gelecek hedeflerini de bu anlayış üzerine kuruyoruz. Hızlı büyümekten çok sağlam ilerlemeyi, kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli güven ve istikrarı önemsiyoruz.
Yeni yıla girerken hem Zody Group adına hem de bireysel olarak okurlarımıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı? 2026’ya dair umut, hedef ve motivasyonunuzu nasıl özetlersiniz?
2026’ya girerken hem bireysel hem de kurumsal olarak daha dengeli, daha bilinçli ve daha üretken bir dönem hedefliyorum. Zody Group olarak büyürken değerlerimizi korumaya, gençlere alan açmaya ve birlikte üretmeye devam etmek istiyoruz. Okurlara ise şunu söylemek isterim: Başlamak için kusursuz şartları beklemeyin. O zaman da zor değildi, bugün de zor değil. Önemli olan adım atmak, istikrarlı kalmak ve yolda öğrenmeye açık olmak. 2026’nın herkes için daha sağlam ve umut dolu adımların yılı olmasını diliyorum.




