PROF. DR. NURHAN ÖZDEMİR ACAR;SESSİZ KATİL; TANSİYON!

Röportaj: Nüket Can Kantarcı Fotoğraf :Berke Aksöz

Çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için sinsi bir sağlık sorunu olarak tanımlanan “Yüksek Tansiyon” önlem alınmazsa ölümcül ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Yaş, genetik yatkınlık, beslenme alışkanlıkları, fazla kilo, stres ve hareketsizliğin tansiyon üzerinde etkili olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Nurhan Özdemir Acar, Ankara Life Dergisinin sorularını cevapladı. İyi okumalar dileriz.

Toplumda sinsi ilerleyip geç fark edilen “Hipertansiyon” nedir?

Yaşamın sürmesi için organ ve dokularda kan dolaşımının sağlanması gerekir. Dolaşımın olması için gereken basınca kan basıncı denir. Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon), kan dolaşımı için damarlarımızda gerekli olan kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Tıbbi olarak, yapılan en az üç farklı ölçümde büyük tansiyonun (sistolik) 140 mmHg, küçük tansiyonun (diyastolik) ise 90 mmHg ve üzerinde çıkması hipertansiyon olarak kabul edilir. İdeal ve sağlıklı bir kan basıncı değeri ise 120/80 mmHg olmasıdır.

Sizce toplumda hipertansiyon neden “sessiz katil” diye adlandırılıyor?

Hipertansiyona “sessiz katil” denmesinin temel sebebi, uzun yıllar boyunca hiçbir belirgin şikâyete veya ağrıya yol açmadan sinsi bir şekilde ilerlemesi, buna karşın vücutta ölümcül hasarlar bırakabilmesidir. Yüksek tansiyon kontrol altına alınmazsa inme, kalp krizi, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği, bilinç bozukluğu, körlük ve damarlarda anevrizma oluşmasına neden olmaktadır. Kişi kendisini tamamen sağlıklı hissederken bile yüksek kan basıncı damarlara ve hayati organlara zarar vermeye devam eder. Erken tanı için düzenli kan basıncı ölçümü yapılmalıdır.

Hipertansiyonda kimler daha fazla risk altındadır, genetik yatkınlık ne kadar etkilidir?

Evet, hipertansiyonda genetik yatkınlık vardır ve bu hastalıkta aile öyküsü değiştirilemez risk faktörlerinden biridir. Yüksek tansiyon hastalarının yaklaşık %60’ının ailesinde de tansiyon yüksekliği öyküsü bulunur. Eğer anne veya babanızdan yalnızca birinde hipertansiyon varsa riskiniz artar; her ikisinde de hipertansiyon bulunması hâlinde ise bu hastalığa yakalanma riskiniz tam 2,4 katına çıkar. Genetik kodlar; vücudun tuzu (sodyumu) böbreklerden atma yeteneğini, damarların esnekliğini ve hormonal dengeleri doğrudan etkileyerek yüksek tansiyona zemin hazırlar. Genetik mirasın yanı sıra, belirli yaşam tarzı ve sağlık koşullarına sahip kişiler de yüksek risk grubundadır.

Hipertansiyon Riski Altında Olanlar;

Değiştirilemeyen (genetik/biyolojik) ve değiştirilebilen (yaşam tarzı) olmak üzere iki ana gruba ayrılır:

Değiştirilemeyen (Biyolojik) Riskler

İleri Yaş: Yaşlandıkça damar esnekliği azaldığı için risk artar. Erkeklerde genellikle 45 yaşından sonra, kadınlarda ise menopoz sonrası (65 yaş üzeri) daha sık görülür.

Kronik Hastalıklar: Diyabet (şeker hastalığı) ve kronik böbrek yetmezliği olan bireylerde damar yapısı bozulduğu için hipertansiyon görülme oranı çok yüksektir.

Değiştirilebilir (Yaşam Tarzı) Riskler

Obezite ve Fazla Kilo: Aşırı kilolu bireylerin yaklaşık %40’ında yüksek tansiyon görülür. Vücuttaki kan hacmi arttıkça damar duvarlarına binen baskı da artar.

Hareketsiz Yaşam: Fiziksel aktivite azlığı kalp ve damar kondisyonunu düşürerek kan basıncını yükseltir.

Hatalı Beslenme ve Aşırı Tuz: Fazla tuz tüketimi vücutta su tutulmasına ve damarlardaki basıncın doğrudan yükselmesine neden olur.

Tütün ve Alkol Kullanımı: Sigara içindeki kimyasallar damar çeperlerini tahrip ederek kalıcı daralmalara yol açar. Aşırı alkol de tansiyonu doğrudan tetikler.

Yoğun Stres: Kronik stres anında salgılanan hormonlar damarları daraltır ve kalbin yükünü artırır.

Tansiyon hastalığının erken belirtileri var mı, varsa nelerdir?

Hipertansiyonu olan kişilerin pek çoğunda hiçbir yakınma olmayabilir. Bu hastalık ilk aşamalarında tamamen semptomsuz ilerler. Kontrolsüz tansiyon yüksekliği herhangi bir yakınmaya neden olmasa bile kalp, böbrek ve damarlarda hasar oluşturmaya devam eder. O nedenle hiç yakınması olmayan kişilerde de kan basıncı en az yılda bir kez ölçülmeli ve yüksek tespit edilirse tedavi edilmesi gereklidir. Hafif veya orta derece kan basıncı yüksekliklerinde (başlangıç aşamasında) vücudun verdiği bazı üstü kapalı ve çoğunlukla gözden kaçan sinyaller erken uyarı işaretleri olarak kabul edilir. Bunlar nedensiz yüz kızarması, kuru öksürük, baş dönmesi, geçmeyen kronik halsizlik, eforla nefesin sıkışması, çorap izi, ayak bileğinde şişlik, gece idrara çıkma, kulak çınlaması, çarpıntı, görme bozuklukları, ensede ve şakaklarda baş ağrısı, burun kanaması olabilmektedir. Bu belirtiler tek veya birden fazla olabilir ancak tansiyona özgü şikayetler değildir ve ölçüm yapılmazsa atlanabilmektedir.

Tansiyon ölçümünde hangi değerler yüksek kabul edilir?

Öncelik olarak tansiyonun doğru ölçülmesi önemlidir. Tek bir ölçümle tansiyon yüksek kararı veremeyiz. Hastanın kan basıncı 5 dakika arayla iki defa ölçülmeli ve risk içeriyorsa tansiyon takibi yapılmalıdır. Doğru bir tansiyon ölçümü için en az 5 dakika boyunca dinlenmiş, sırtı destekli bir şekilde oturuyor olmak ve kolu kalp hizasında tutmak gerekir. Yanlış yapılan ölçümler, kan basıncını olduğundan çok daha yüksek veya düşük göstererek hatalı sonuçlar verebilir. Klinik kılavuzlara göre evde klinik doğrulukta bir tansiyon ölçümü gerçekleştirmek için şu adımları izlemeniz gerekir:

Ölçüm Öncesi Hazırlık (İlk 30 Dakika)

Tüketimi Durdurun: Ölçümden önceki 30 dakika içerisinde sigara, kahve, çay, alkol veya enerji içeceği tüketmeyin. Bu maddeler damarları daraltarak tansiyonu yapay olarak yükseltir.

Egzersiz ve Yemek: Ağır bir yemekten veya fiziksel aktiviteden hemen sonra ölçüm yapmayın, vücudun sakinleşmesi için bekleyin.

İhtiyaçları Giderin: İdrar torbasının dolu olması kan basıncını artırabilir. Ölçüm öncesinde tuvalet ihtiyacınızı mutlaka giderin.

Dinlenme: Sessiz ve normal oda sıcaklığındaki bir ortamda, hiçbir şeyle ilgilenmeden 5 dakika boyunca hareketsiz dinlenin.

Tekrarlama: Eğer ilk ölçüm sonucundan şüphe ediyorsanız, 5 dakika bekledikten sonra ikinci bir ölçüm yapın ve iki sonucun ortalamasını baz alın.

“Tıbbi tavsiye içermez, bilgilendirme amaçlıdır.”

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın