“Hara Ankara’da eğitim sürecini yalnızca performans odaklı değil, bilinçli sporcu yetiştirme anlayışıyla yürütüyoruz.”
Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi bu ay, Hara Ankara Binicilik Kulübü Başkanı Savaş Baytok ile bir araya geldi. Türkiye Binicilik Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen ilk Endurance yarışının kulüp ve sporcular üzerindeki etkilerini, İstanbul’daki derecelerinin arkasındaki eğitim felsefesini ve geleceğe dair hedeflerini detaylı bir şekilde konuştuk. Röportaj, Hara Ankara’nın disiplin, bilinçli sporcu yetiştirme ve at-binicilik uyumunu odağına alan yaklaşımını gözler önüne seriyor. İyi okumalar dileriz.
Röportaj: Hatice Şeyma Basut
Hara Ankara Binicilik Kulübü olarak, 8 Mart 2026’da Türkiye Binicilik Federasyonu iş birliğiyle ilk Endurance (Atlı Dayanıklılık) yarışınızı düzenlediniz. Bu yarışın kulübünüz ve sporcularınız açısından önemi nedir?
8 Mart 2026’da Türkiye Binicilik Federasyonu iş birliğiyle düzenlediğimiz ilk Endurance yarışı, Hara Ankara Binicilik Kulübü için son derece güzel ve verimli bir organizasyon oldu. Bu yarış, kulübümüzün yalnızca binicilik eğitimi veren bir merkez olmadığını; aynı zamanda branşların gelişimine katkı sunan, spor kültürünü destekleyen ve organizasyon kabiliyeti yüksek bir yapı olduğunu da göstermiş oldu.
Sporcularımız açısından ise bu yarışın önemi çok büyüktü. Eğitim sürecinde edinilen bilgi, disiplin ve teknik birikimin resmi bir organizasyon ortamında karşılık bulması, öğrencilerimizin gelişim motivasyonunu güçlendirdi. Yoğun katılım ve yarışın başarılı şekilde tamamlanması da hem kulübümüzün eğitim vizyonunu destekledi hem de atlı dayanıklılık branşına olan ilgiyi artırdı.
28 Mart 2026’da İstanbul’da düzenlenen Endurance yarışında K3-80 KM kategorisinde elde ettiğiniz birincilik ve ikincilik, kulübünüzde verilen binicilik eğitiminin önemli bir sonucu olarak görülüyor. Bu başarının arkasında nasıl bir eğitim anlayışı ve hazırlık süreci vardı?
28 Mart 2026’da İstanbul’da düzenlenen yarışta Başantrenörümüz Solmaz Kurusakız’ın 1., öğrencimiz Nurgül Önüç’ün 2. olması, bizim için son derece gurur verici bir sonuç oldu. Bu başarıyı, yalnızca yarış günü gösterilen performansla değil, kulübümüzde uzun süredir istikrarlı şekilde uyguladığımız eğitim anlayışıyla birlikte değerlendiriyoruz.
Hara Ankara’da binicilik eğitimi, sadece teknik biniş becerisi kazandırmakla sınırlı değildir. Biz, sporcularımızı temel seviyeden itibaren denge, tempo yönetimi, atı tanıma, doğru karar verme, sabır, disiplin ve yarış bilinci gibi başlıklarda bütüncül bir şekilde yetiştirmeye önem veriyoruz. Yarışta elde edilen derece de bu sistemli eğitimin, düzenli antrenmanın ve planlı hazırlık sürecinin doğal bir sonucu oldu.
Endurance branşında hem atın hem de binicinin dayanıklılığı büyük önem taşıyor. Hara Ankara Binicilik Kulübü olarak bu alanda sporcularınıza nasıl bir eğitim ve antrenman süreci sunuyorsunuz?
Endurance branşı, at ve binicinin fiziksel uyumu kadar zihinsel uyumunu da gerektiren özel bir branştır. Bu nedenle Hara Ankara’da eğitim sürecini yalnızca performans odaklı değil, bilinçli sporcu yetiştirme anlayışıyla yürütüyoruz.
Sporcularımıza temel binicilik becerilerinin yanı sıra ritim duygusu, uzun süreli efor yönetimi, atın kondisyonunu hissetme, arazi deneyimi kazanma ve yarış disiplinini anlama gibi alanlarda da eğitim veriyoruz. Atın sağlığını, toparlanma sürecini ve genel iyilik halini her zaman ön planda tutuyoruz. Bizim için gerçek başarı, hem binicinin hem de atın doğru şekilde hazırlanması ve sürecin bilinçli yönetilmesidir.
Yarışlara hazırlık sürecinde motivasyon, disiplin ve takım ruhu büyük önem taşıyor. Kulübünüzde sporcuların hem bireysel gelişimini hem de ekip uyumunu desteklemek için nasıl bir eğitim yaklaşımı benimsiyorsunuz?
Hara Ankara’da motivasyonun temelini doğru eğitim ortamının oluşturduğuna inanıyoruz. Sporcularımız kendilerini yalnızca bir yarışa değil, daha büyük bir gelişim sürecine hazırladıklarını hissettiklerinde motivasyonları daha güçlü ve sürdürülebilir oluyor. Bu nedenle eğitim yaklaşımımızda bireysel gelişimi sürekli görünür kılmaya önem veriyoruz.
Aynı zamanda takım ruhunu da eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Antrenör, sporcu, yer ekibi ve kulüp içindeki tüm yapı bir bütün halinde ilerlediğinde başarı daha kalıcı hale geliyor. Sporcularımızın birbirlerinden güç aldığı, birbirlerinin gelişimini desteklediği ve ortak hedeflere birlikte yürüdüğü bir kulüp kültürü oluşturmaya çalışıyoruz. Bu yaklaşım, hem yarış performansına hem de sporcuların karakter gelişimine önemli katkı sağlıyor.
Hara Ankara Binicilik Kulübü olarak önümüzdeki dönemde binicilik eğitimi ve sporcu yetiştirme alanında hangi hedeflere odaklanıyorsunuz? Gelecek yarışlar ve kulübünüzün uzun vadeli planları hakkında neler söylemek istersiniz?
Hara Ankara Binicilik Kulübü olarak öncelikli hedefimiz, binicilik eğitimindeki kaliteyi her geçen gün daha da ileriye taşımak ve daha fazla sporcuyu doğru sistemle yetiştirmektir. Bizim için en önemli konu, yalnızca yarışlara katılan değil; atı anlayan, disiplini benimseyen, spor kültürünü taşıyan ve uzun vadede gelişimini sürdüren sporcular yetiştirmektir.
Önümüzdeki dönemde hem Endurance branşında daha fazla sporcuyu hazırlamayı hem de yarış organizasyonları ve eğitim faaliyetleriyle bu alanı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Elbette yeni yarışlar, yeni dereceler ve yeni başarılar istiyoruz; ancak bizim için asıl hedef, bu başarıları güçlü bir eğitim sistemi üzerine inşa etmek ve sürdürülebilir hale getirmektir.