ŞAMPİYON GERİ DÖNDÜ!

“Hedefim; Türkiye’den çıkarak Asya ve Avrupa şampiyonluk kemerlerine uzanan bir yolculuk inşa etmek ve bu süreçte yalnızca başarılarımla değil, karakterimle de örnek bir sporcu olarak anılmaktır.”

Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi, profesyonel boksun yükselen ismi Yiğit Yazıcı’yı sayfalarına taşıdı. Avrupa ve Asya şampiyonluk kemerleriyle dikkat çeken başarılı sporcu; disiplin, mücadele ve inançla örülü kariyer yolculuğunu, ringin ardındaki görünmeyen emeği ve hedeflerini samimi bir dille anlattı. WBC sürecinden aldığı derslerle yeniden yükselişe geçen Yazıcı, yalnızca sportif başarılarıyla değil, karakteri ve genç sporculara ilham veren duruşuyla da Türk boksunun geleceğine ışık tutuyor. İyi okumalar dileriz.

Yiğit Bey öncelikle sizi tanıyalım. Yiğit Yazıcı kimdir?

Ankara doğumluyum ve aslen Karadenizli bir ailenin en küçük evladıyım. Hâlen Ankara’da yaşıyor, spor kariyerime burada hazırlanarak devam ediyorum. Uzun yıllardır boksla ilgileniyorum ve bu süreçte başta ailem olmak üzere çevremdeki insanların desteğiyle bugünlere geldim. Ringde disiplinli duruşu, hayatında ise mücadeleci ruhuyla öne çıkan profesyonel bir boksörüm. Hedefim; Türkiye’den çıkarak Asya ve Avrupa şampiyonluk kemerlerine uzanan bir yolculuk inşa etmek ve bu süreçte yalnızca başarılarımla değil, karakterimle de örnek bir sporcu olarak anılmaktır. Boksun bana kazandırdığı saygı, sabır ve kararlılığı hayatımın her alanına yansıtıyor; hem genç sporculara ilham olmak hem de Türk boksunu uluslararası arenada daha ileri taşımak için çalışmalarımı sürdürüyorum.

Kariyerinizde hem Avrupa hem de Asya şampiyonluklarına uzanarak iki altın kemerin sahibi oldunuz. Bu başarıların her biri sizin için ne ifade ediyor?

Asya ve Avrupa şampiyonlukları benim için yalnızca kazanılmış iki kemer değil; yılların emeğini, fedakârlığını ve vazgeçmeyen bir karakterin somut karşılığıdır. Her maçın arkasında görünmeyen büyük bir disiplin, yoğun bir çalışma temposu, acı, sabır ve kararlılık vardır. O kemerleri kazanırken aslında yalnızca rakiplerimle değil, kendi sınırlarım ve iç mücadelemle de savaştım. Avrupa şampiyonluğu, uluslararası arenada kendimi kanıtlayabileceğimi gösteren önemli bir dönüm noktası oldu. Asya şampiyonluğu ise bu başarının tesadüf olmadığını, istikrarlı bir emeğin sonucu olduğunu hissettirdi. Her ikisi de kariyerimde ayrı bir anlam taşırken, benim için en büyük değer; ülkemi temsil ederek Türk bayrağını gururla taşıyabilmek oldu. Bu başarıları bir son değil, daha büyük hedeflerin başlangıcı olarak görüyorum.

Sizi disiplinli çalışma temponuz ve mücadeleci karakterinizle tanıyoruz. Şampiyonluk seviyesinde kalabilmek adına günlük hayatınızda vazgeçmediğiniz antrenman ve yaşam rutinleri nelerdir?

Şampiyonluk seviyesinde kalabilmek, yalnızca maç gecesi ortaya koyulan performansla değil, her gün nasıl yaşadığınızla doğrudan bağlantılı. Benim için disiplin; antrenman saatinde başlayan bir süreç değil, günün tamamını kapsayan bir yaşam biçimi. Uyku düzeninden beslenmeye, mental hazırlıktan günlük rutine kadar her detayı titizlikle planlıyorum. Güne erken başlamak, hem bedenimi hem zihnimi hazır tutmak benim için olmazsa olmazlardan. Düzenli kondisyon çalışmaları, teknik boks antrenmanları, kuvvet çalışmaları ve sürekli tekrarlanan disiplinli rutinler kariyerimin temelini oluşturuyor. Bunun yanında dinlenme ve toparlanmaya da en az antrenman kadar önem veriyorum; çünkü yalnızca vücut değil, zihin de güçlü kalmak zorunda. Mücadeleci karakterimin en önemli dayanağı ise hedef odaklı bir bakış açısıdır. Ringde güçlü kalabilmek için hayatın içinde de aynı kararlılığı sürdürmek gerekir. Yorulduğunuz günlerde bile devam edebilmek, şampiyonluk seviyesini belirleyen en kritik farklardan biridir.

Antrenörünüz kim, kimle çalışıyorsunuz?

Antrenörüm çok tecrübeli bir isim olan Ali Çıtak hocam. Kendisi hem amatör hem de profesyonel boksta çok iyi tanınan, saygı duyulan bir antrenördür. Onun tecrübesi ve yönlendirmeleri kariyerimde çok önemli bir yer tutuyor; birlikte disiplinli ve planlı bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Ringde fiziksel dayanıklılık kadar zihinsel güç de belirleyici oluyor. Özellikle kritik maçlar öncesinde motivasyonunuzu ve mental odağınızı nasıl koruyorsunuz?

Boks yalnızca fiziksel bir spor değil, aynı zamanda yoğun bir zihin savaşıdır. Ringde kimi zaman sizi ayakta tutan şey kas gücünden çok, mental dayanıklılığınız olur. Bu nedenle kritik maçlar öncesinde zihinsel hazırlığı, fiziksel hazırlık kadar önemli görüyorum. Maç öncesi süreçte kendimi dış etkenlerden mümkün olduğunca uzak tutar, tamamen hedefime odaklanırım. En büyük dayanağım ise antrenman disiplinime olan güvenimdir; çünkü özgüvenin en sağlam kaynağı, eksiksiz yapılan hazırlıktır. Ringe çıktığınızda “gereken her şeyi yaptım” hissine sahipseniz, zihinsel olarak da çok daha güçlü olursunuz. Ayrıca baskıyı bir korku unsuru olarak değil, motivasyon kaynağı olarak değerlendirmeye çalışırım. Büyük maçların yarattığı stres, doğru yönetildiğinde sizi daha keskin ve daha hazır bir sporcuya dönüştürür. Benim için önemli olan, o enerjiyi doğru kanala yönlendirebilmektir. Ringe adım attığım anda ise tüm odağımı yalnızca ana veririm; seyirciyi, dış sesleri ve baskıyı değil, sadece mücadeleyi düşünürüm.

Büyük maçlar öncesinde sporcular çoğu zaman görünmeyen bir psikolojik baskıyla mücadele ediyor. Siz baskıyı performansa dönüştürmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Baskı, bu seviyede mücadele eden her sporcunun kaçamayacağı bir gerçektir. Büyük maçlarda beklentiler yükselir, sorumluluk artar ve insanlar çoğu zaman sadece sonucu görür. Ancak ben baskıyı olumsuz bir yük olarak değil, beni diri tutan ve performansıma katkı sağlayan bir güç olarak değerlendirmeye çalışıyorum. Baskıyı performansa dönüştürmenin en önemli yolu, hazırlığın eksiksiz yapıldığını bilmektir. Çünkü insan en çok eksik kaldığını hissettiği noktalarda stres yaşar. Ben antrenmanlarda ne kadar zorlanırsam, ringe çıktığımda o kadar sakin ve kontrollü oluyorum. Bu nedenle maç gecesi hissettiğim özgüvenin temelinde, günlerce hatta aylarca verilen emek yatıyor. Ayrıca kendime sürekli şunu hatırlatırım: Baskı, yalnızca önemli işler yapan insanların omzuna yüklenir. Üzerinizde büyük bir beklenti varsa, bu aynı zamanda doğru yolda olduğunuzun da bir göstergesidir. Ben bu enerjiyi korkuya çevirmek yerine motivasyona dönüştürmeye odaklanıyorum. Ringe çıktığımda ise geçmişi ya da sonucu düşünmeden, sadece ana ve mücadeleye odaklanırım.

Şampiyonluk yolculuğunuz boyunca sizi en çok dönüştüren yenilgi, sakatlık ya da zorlu süreç hangisiydi? O dönemden çıkardığınız en büyük ders ne oldu?

En son çıktığım WBC kemer maçında profesyonel kariyerimdeki ilk mağlubiyetimi yaşadım. Bu süreç benim için oldukça öğretici oldu. O maçtan sonra hatalarımı ve eksik yönlerimi daha net görme fırsatı buldum ve tamamen bunlara odaklanarak kendimi geliştirmeye başladım. Kaybettiğim o karşılaşma, aslında bana nerede durduğumu ve nerede olmam gerektiğini gösteren önemli bir dönüm noktası oldu. Bu mağlubiyeti telafi etmek ve daha güçlü bir şekilde geri dönmek için 6 Haziran’da Tayland’da yapılan rövanş maçına çıktım. Bu süreci kendi lehime çevirerek yarım kalan hikâyeyi tamamladım ve WBC Continental Altın Kemerini kazandım. WBC kemeri, dünya boksunun en prestijli kemerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Tarihte Mike Tyson ve Muhammed Ali gibi efsanevi boksörlerin de sahip olduğu bu kemere uzanmak benim için son derece gurur verici ve kariyerimin en önemli başarılarından biri oldu. Bu başarı, yaşadığım mağlubiyetin ardından doğru dersleri çıkarıp daha güçlü geri dönebildiğimin de en somut göstergesi oldu.

Bugünün genç sporcuları sizi örnek alan bir jenerasyon oluşturuyor. Profesyonel boksta sürdürülebilir başarı hedefleyen gençlere özellikle hangi konuda tavsiye vermek istersiniz?

Boks, insana yalnızca fiziksel bir güç kazandıran bir spor değil; aynı zamanda özgüven, disiplin, tutku ve pes etmeme gibi hayati değerleri de karakterin bir parçası haline getiren çok yönlü bir gelişim alanıdır. Bu spor, doğru şekilde yapıldığında kişisel gelişime çok güçlü katkılar sağlar. Ben de eğer genç sporculara bir örnek olabiliyor ve onlara ilham verebiliyorsam, bundan büyük bir mutluluk duyarım. Profesyonel boksta sürdürülebilir başarı hedefleyen tüm gençlere en önemli tavsiyem; sabırlı olmaları, disiplinli çalışmaları ve süreçten asla vazgeçmemeleridir. Çünkü boks, emek verildiğinde karşılığını mutlaka veren bir spordur.

Önünüzde yeni hedefler, yeni kemerler ve yeni meydan okumalar var. Kariyerinizin sonunda Yiğit Yazıcı isminin spor dünyasında nasıl bir miras bırakmasını istiyorsunuz?

Benim için en büyük miras, yalnızca kazanılmış kemerler ya da istatistikler değil; insanların Yiğit Yazıcı ismini duyduklarında disiplin, karakter ve mücadele ruhunu hatırlamalarıdır. Çünkü gerçek başarı, sadece ringde elde edilen sonuçlarla değil, geride bırakılan etkiyle ölçülür. Kariyerimin sonunda; pes etmeyen, ülkesini gururla temsil eden ve genç sporculara ilham olan bir sporcu olarak anılmak istiyorum. Özellikle gençlerin şunu görmesini arzuluyorum: İmkânsız gibi görünen hedeflere bile doğru disiplin, çalışma ve inançla ulaşmak mümkündür. Elbette yeni kemerler ve büyük hedefler için mücadele ediyorum; ancak günün sonunda insanların “Yiğit Yazıcı sadece iyi bir boksör değil, aynı zamanda güçlü bir karakterdi” demesi benim için en değerli başarı olur. Ayrıca bir baba olarak, oğlum Ege Yazıcı’ya bırakacağım en kıymetli mirasın hem karakterim hem de elde ettiğim başarılar olmasını istiyorum.

Sporcu yetiştiriyor musunuz, ders veriyor musunuz?

Evet, sporcu yetiştiriyorum. 7’den 70’e her yaş grubunun katılabileceği bir spor programı kapsamında, boksu öğrenmek ve kendini geliştirmek isteyen bireylere eğitim veriyorum. Boksla tanışmak ve bu sporda ilerlemek isteyen herkese kapımız açık; doğru yönlendirme, disiplin ve temel eğitimle sporcular yetiştirmeye devam ediyorum.

Müsabakalarda sizi motive eden bir söz var mıdır?

Evet, var. “Bir umuttur yaşamak” sözüne ve bu sözün taşıdığı anlama yürekten inanıyorum. Bu ifade, benim için yalnızca bir motivasyon cümlesi değil; aynı zamanda her mücadelede yeniden ayağa kalkmamı sağlayan güçlü bir hatırlatmadır.

 

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın