Doğru Kök, Doğru Sonuç!

“Saç ekimi işlemi, ekilecek alanın büyüklüğüne bağlı olarak değişebilecek şekilde ortalama 7-8 saat süren bir cerrahi işlemdir.”

Saç ekimi artık yalnızca estetik bir uygulama değil; özgüveni, yaşam kalitesini ve kişinin kendine bakışını yeniden şekillendiren önemli bir sağlık yatırımı. Ankara Life Dergisi’ne konuk olan Uzm. Dr. Zerrin Çeliker, saç ekiminde doğru aday seçiminin öneminden güncel tekniklere, yapay zekâ destekli uygulamalardan operasyon sonrası başarıyı belirleyen kritik detaylara kadar merak edilen tüm soruları yanıtladı. İyi okumalar dileriz.

Son yıllarda hem estetik hem de psikolojik açıdan önemli bir ihtiyaç haline gelen saç ekiminde süreç nasıl ilerliyor?

Saç dökülmesine veya başka hastalıklar ya da travmalara bağlı kalıcı saç kaybı alanlarına, kişinin kendisinden alınan saç tellerinin cerrahi yöntemlerle nakledilmesi işlemine saç ekimi adı verilir. Kalıcı saç kayıplarının birçok nedeni olabilir, bunlar arasında genetik yatkınlık, hormonal nedenler, ilaç kullanımları, çeşitli hastalıklar, temel mineral ve vitamin eksiklikleri en sık karşımıza çıkanlardandır. Saç kaybı ve kalıcı dökülme alanlarından yakınan bir kişi saç ekimi isteğiyle başvurduğunda ilk yapılması gereken, yeterli bir tıbbi öykünün alınması, ilaç kullanımı ve hastalıkların iyi sorgulanması olmalıdır. Gerekiyorsa tetkikleri yapılarak nedene yönelik araştırma sürdürülmeli, kişinin saç dipleri ve köklerin sıklığı, yeterliliği, kalitesi gözlenmelidir. Uygun bulunan adayların değişik açılardan fotoğrafları çekilerek durumu kayıt altına alınmalı, operasyon süreci konusunda bilgilendirme yapılmalı ve işlemler için yazılı olarak onayı alınmalıdır. Saç ekimi işlemi, ekilecek alanın büyüklüğüne bağlı olarak değişebilecek şekilde ortalama 7-8 saat süren bir cerrahi işlemdir. Öncelikle kişinin yüz anatomisi ile uyumlu, estetik bir ekim çizgisi belirlenmeli, steril koşullarda lokal anestezi ile alan uyuşturulmalıdır. Bu uyuşturma sürecinin daha rahat geçmesi için biz kliniğimizde çok kısa süreli sedoanaljezi uygulamaktayız. Daha sonra verici (donör) alandan saç kökleri alınmalıdır. Alınan kökler organ nakli solüsyonu içinde ve buzdolabında ekilene dek bekletilmelidir. Bu sırada uygulanacak tekniğin, doğru kişilere doğru yöntemin belirlenip uygulanması şeklinde yürütülmesi gerekir. Hangi tekniğin uygulanacağı hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Verici alandan kökler toplandıktan sonra ekim yapılacak alana saç telleri teker teker yerleştirilmektedir. Kanal açılırken özellikle kıl yönüne, düzenine, derinliğine dikkat edilerek açılması ileri süreçte başarı şansını artırır. Ekim tamamlandıktan sonra fotoğraflama yapılarak durum belgelenmeli, donör alan pansuman yapılarak kapatılmalıdır. Hastanın özellikle ilk 10 gün darbelerden korunması, sigara kullanmaması, başını sürtünmelerden koruyacak şekilde hareket ettirmeden, sırt üstü yatması, başını öne eğmemesi, aşırı efordan kaçınması önerilmelidir. Ekim sonrası genellikle ağrısızdır. Ekim hastası gerekli öneriler ve reçetesiyle evine gönderilmeli, 2 saate bir fotoğraf göndermesi sağlanmalı, ne sorun olursa olsun ekibe ulaşabilmesi garantilenmelidir. Tedavisi ayrıntılı olarak anlatılmalı ve ilk yıkama işlemi için 2 gün sonra kontrole çağırılmalıdır. Hasta her gün kendisi yıkama işlemlerini yaparak 10 gün sonra kabuk temizliği için ekim merkezinde görülmelidir. Ekimden 2 ay sonra başlanarak mezoterapi, PRP ve eksozom uygulamaları ile yeni ekilen köklerin daha sağlıklı ve güçlü çıkması için yardımcı yöntemler uygulanmalıdır. Ekim sonrası 4-6 hafta sonra şok dökülme denen, ekilen saçların dökülmesi görülebilir. Bu süreç 3. aya kadar sürer sonra yeni saçlar çıkmaya başlar. İlk 6 ayda ekilen köklerin %50’si, 12. ayda %80 – %100’ü yeniden çıkar. Bu saçlar başın arka kısmından alındığı için hormonal etkiye daha duyarsızdır ve dökülmezler.

Saç ekiminde tercih edilen teknikler hastanın saç kalitesi ve yapısına göre bir farklılık yaratıyor mu, saç ekimi için ideal aday var mıdır? İki yöntem arasındaki temel farklar nelerdir?

Saç ekiminde uygulanabilen başlıca 2 teknik bulunmakta: bunlardan FUT tekniği daha eski bir yöntem olup günümüzde çok tercih edilmeyen bir yöntemdir. Başın arka kısmından bir deri parçası cerrahi olarak çıkarılmakta ve üzerindeki saç köklerinden yararlanılmakta, geri kalan bölge dikilerek kapatılmaktadır. Günümüzde daha sık tercih edilen FUE tekniğinde ise böyle bir deri parçasının çıkarılması yerine kıl kökleri tek tek toplanmaktadır. Bu teknikte toplanan kökler safir uçlu bir cihazla açılan kanallara yerleştirilebilir veya DHI yöntemi ile kalem benzeri bir alet kullanılarak kanal açılmaksızın deriye gömülebilir. Temel ilke olarak 1500-2000 kadar kök kullanılacaksa DHI yöntemi, daha fazla kök kullanılacaksa FUE Safir yöntemi tercih edilmektedir. Saç ekimi için en ideal aday donör bölgesinde yeterli ve kaliteli saç kökü bulunan, saç kaybı alanını kapatabilecek kadar verici kök bulunduran, sağlıklı, genç, sigara kullanmayan kişilerdir.

Hangi teknik hangi hastalara uygulanmalıdır? Kadınlara saç ekimi erkeklerden farklı mı uygulanıyor?

Daha küçük bir alana ekim yapmak gerektiğinde DHI yöntemi tercih edilebilir. FUE Safir yönteminde böyle bir kısıtlama yoktur. Saç ekimi sadece erkeklere değil kadınlara da uygulanabilen bir işlemdir. Farklı yöntemler olmaksızın kadınlara da saç ekimi başarıyla uygulanabilir.

Saç ekimde olumlu açıdan fark yarattığı düşünülen robotik saç ekimi gerçekten fark yaratıyor mu, ne dersiniz?

Robotik saç ekimi, şimdiki durumda, çok büyük bir yarar sağlamayan, daha çok alınan köklerin ekiciye ulaştırılmasına aracılık eden mekanik bir uygulamadır. Daha çok araştırmaya açık bir konudur.

Yapay zekâ saç ekiminde de kullanılmaya başladı mı?

İşlemin uygulanması ve takibinden çok ekim alanının belirlenmesi ve öncesi-sonrası görüntülerin izlenmesi açısından yapay zekadan yararlanılmakta.

Hangi durumlarda saç ekimi yapılmaz?

Hasta – Hekim iletişimini bozan sosyal ve ruhsal sorunların varlığında, kontrolsüz hipertansiyon , diyabet, nörolojik hastalıklar ve kanama eğiliminin arttığı hastalıkların varlığında, kanser hastalığı varlığında ve tedavi sürecinde saç ekimi yapılması önerilmez.

Saç ekiminde Türkiye en çok tercih edilen ülkeler arasında yer almakta. Tercih sebepleri nelerdir?

Ülkemizde uygulama ücretlerinin düşük olması ancak başarı oranlarının yüksek olması, kısa sürede işlerin çözümlenmesi, kısa bir tatil gibi görülmesi hatta özellikle İstanbul’da çevre gezilerinin programa eklenmesi yabancı hastalar için tercih nedeni olabilmektedir. Bizim hastalarımıza önerimiz doğru merkez ve işinde uzman bir ekibi tercih etmeleridir. Doğru planlama ve tam donanımlı, yetkin bir sağlık merkezinin seçilmesi, saç ekimi gibi geri dönüşü zor bir işlemin başarı şansını artırıcı bir etkendir.

 

Yazar Hakkında /

Yazmaya başlayın ve aramak için Entera basın