içinde

Emin Bal

Referans noktası olarak Adana’yı alırsak, Salih Usta’nın Ankara Balgat’ta da öne çıkan ilk üç kebapçıdan biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ocakbaşı değerlendirmesi yaparken elbette ki en önemli olan kebap. 100 üzerinden puan versem, Salih Usta’nın Adana’sı tam puan alır.

Ocakbaşı söz konusu olduğunda işin öznel bir yanı var. Ankara Life Dergisi Gurme Ekibi olarak ocakbaşı kebapçılarını ayrı seviyoruz. Çoğu insan ferah ve sosyal mesafeye göre dizayn edilmiş yerleri seviyor. Pandemi kurallarına eksiksiz riayet ederken samimiyete mesafe koymamışlar. Salih Usta iyi değil. Çok iyi. Merkeze, kebabın başkenti Adana’yı aldığımızda; Salih Usta’nın bir efsane olduğunu
özellikle belirtmekte fayda var. Ne de olsa zırh kıyması… İyi pişmiş hem de sulu ve bıçak dokunur dokunmaz dağılıyor. Yüzde 100 kuzu. Dörtte bir oranında da kuyrukyağı. Hem gözünüze hem midenize hitap ediyor. Bunun sırrı, çift ince şişe geçirip sonra mangaldan birlikte çekmekmiş. Aksi takdirde tezgâhtan çekerken zırh kıyması kebap dağılırmış…

Bilge kebapçı Emin Bal!
Salih Usta Kebap’ın Ankara şubesi Emin Önder Bal ve Süleyman
Eker’e emanet. Eker ve Bal, Uzman Çavuşluk mesleğinden istifa eden
iki bilge bir kebapçı. Hayatla, dünyayla ve yemekle alakalı ilginç tespitleri var. Yemekler bir yana sadece sohbet için dahi gidilmeli. Bunun
haricinde mekan çalışanları son derece ilgili ve konularına hakimler.
Mekanın sahibi Emin Bal, ekibi adeta bir orkestra şefi edasıyla yönetiyor. Bu bir restoranda en önemli değer!

Kuzu ciğer
efsane!
Kuzu kıymadan soğanlı lahmacun ve kuzu ciğer mükemmel. Ciğer iyi ayıklanmış, taze, tam kıvamında pişmiş. Arkadaşımın deyişiyle adeta ‘tatlı’. Yanında ince kıyılmış
terbiyeli soğan. Yeme-ye doyum olmuyor.

Salih Usta Kebap, çok şık, büyük, ferah ve son derece güzel bir mekan. Çocuklar için hazırlanmış oyun salonu da var. Kapının önünde tek sıra dizilmiş masalar mekana ayrı bir hava katmış. Ayrıca akşamlar Adana’nın geleneksel sokak lezzetlerini çağrıştırmak
için tabla da konulmuş. Adana kebap burada da pişiyor. Bu da mekana ayrı bir otantik hava veriyor.
Et sevenler Salih Usta’ya…
Et sevenler burada ‘yağlı karalı’yı da denesin derim.
Yağlı karalı ise aslında kuzu şişin bir başka versiyonu. Kuzunun budunun üst tarafındaki etlerden yapılırmış. Et kendisinden yağlı olduğu için yağlı karalı
veya kendinden yağlı ismini alırmış. İyi dinlendirilip güzel terbiye edilmiş, doğru ateşte ve doğru sürede pişmiş.

Ya soğuk mezeler?”
Turşu, kuru cacık, ezme, turp, soğan-domates-maydanoz salata.
Adana’da olduğu gibi bol yeşillik… Ekip olarak tere olmasını da
isterdik. Arkadan mangalda arpacık soğan ve sarımsak geliyor.
Bir de patlıcan söğürme. Hepsi belli bir çizgiyi tutturuyor. Çiğ
köfte muhakkak denenmeli. Lavaşı da ızgaraya atıyorlar ve zeytin
yağı ile bol yeşillikle nefis oluyor. Salih Usta’da mezelerden en çok
aklımda kalan çiğ köftesi…
Hamsiköy sütlacı muhteşem!
Bu kadar üst düzey bir performansa en güzel son, tatlıyla olur. Salih Usta’da da bu kural değişmemiş.

Künefe
ve katmer kesinlikle çok başarılı. Altın vuruş ise Doğu
Karadeniz’den geliyor; Hamsiköy sütlacı!

Pidelere ne demeli…
Ankara Life Dergisi ekibi olarak gittiğimizde ortaya kuşbaşılı ve kaşarlı pide söyledik.
İyi de yaptık. Kebapçılarda pide genelde ihmal edilir ancak burada durum farklı. Pide
konusunda bir hayli iddialılar. Kaşarlı pide başarılı. Kaşarı bol, hamuru ince.
Kuşbaşılı pide bir Ankara Life Dergisi tavsiyesidir. Denenmeli…